Milli Takımımız'ın her maçta değişik görüntüler vermesi hatta son maç gibi iki devrede birbirine zıt kutup teşkil eden görüntüsünün temel sorunu kollektif yetersizlik.
Kazakistan karşısındaki ilk 11'i bir analiz edelim. Defansın ortasında Tolga ile Servet'in geriden oyun başlatmaları her an hata yapacakları izlenimini veriyor. Orta sahanın ortasında iki iyi kesici var. Hüseyin fazla risk almadan en yakın arkadaşına garantili pas veriyor. Serkan çok koşuyor, her bölgeye yardım götürüyor. Ama fazla top kaybı yapıyor. Hüseyin'in de Serkan'ın da forvete servisleri çok kısır.
Gökdeniz, oyun kurucu özelliklerine sahip değil. Pres yapan toplu veya topsuz ileriye olumlu driplinglerde bulunan direkt gole gidebilen bir orta saha. Necati'nin genel yapısı da geriden sprinter bir forvet tipi.
Bu tarzdaki bir orta sahayla ve topu oyuna sokma özelliği kısıtlı bir defans bloğuyla ve de birbirlerini yeterince tanımayan oyunculardan kurulu bir 11'le saha içinde organize olmak oyuna istediğin gibi hükmetmek mümkün değil.
İşte Kazakistan maçında bu sebeplerden çok kötü bir ilk yarı izledik. Bilhassa maç yazımda da belirttiğim gibi Gökdeniz'in golünden sonra katı savunmayı bırakan, risk alan zayıf rakip karşısında geniş alanda gole gidecek tek etkili atak yapamayışımız ilerisi için beni bir hayli endişelendirdi.
İkinci devreye işi sıkı tutarak hırslı başlamamız erken bir ikinci gol bularak rakibin direncini kırmamazı her şeyi bir anda toz pembe yaptı.
Yarın gece güçlü bir rakiple deplasmanda karşılaşacağız.
Danimarka kollektif yapısı yüksek bir takım. Topu ayağa iyi oynuyorlar. Sahayı geniş kullanıyorlar. İleri uçta kenar adamları çok yetenekli. Son çizgiye inmenin yanında içe kateden zamanlamalı girişimlerde bulunuyorlar. Golcü silahları Tomasson geriden hareketlenerek pozisyonlara giriyor. Ceza alanı içinde yan ortalarda ve duran toplarda da iyi yer seçip etkili vuruşlar yapıyor. Bir de ortasaha dinamosu Gravesen var. Topun olduğu her bölgede pres uyguluyor. Üstelik iyi de top kullanıyor.
Ersun Yanal'ın Yunanistan benzeri bir kadro teşkil etmesi ve benzer taktik anlayışı uygulaması gerekiyor. Kalabalık orta saha ile alan daraltmak, kenarları iyi kapatmak Gravesen'e baskı uygulatmak temel ilkeler olmalıdır.
Yunanistan'ın hücumda kolay top kaybeden bir takım olması büyük avantajdı. Danimarka ise tam tersi. Zor top kaybeden bir takım. Bu yüzden çok dikatli ve sabırlı olmalıyız. Eğer onları orta sahada bozar ve pozisyon sıkıntısına itersek biz pozisyon buluruz. Bu maçın anahtarı savunma güvencesi...