Elif Şafak'ın 'İskender'ine başladım. Öyle insanı içine çekip de aklını başından alan bir durumu yok ama rahat rahat okunuyor işte.
O el yazısı fontlu yerler hariç gerçi. Ne gerek varmış bu atraksiyona? Gözlerim şaşı oluyor, midem bulanıyor, atlaya atlaya geçiyorum o sayfaları.
UCUBE GİBİ!
Neyse, benim diyeceğim başka.
Kitabın kapağındaki Elif Şafak'ın erkek kılığındaki o fotoğrafı nedense beni çok ama çok rahatsız ediyor.
Ucube gibi, korku filmi karakteri gibi.
Bilemiyorum tabii, kitabı bitirince belki o fotoğraf farklı bir anlam kazanır. Bekleyip göreceğiz.
Ama yine de, kitabının kapağına eşek kadar kendi fotoğrafını koyan görgüsüz denyolara çok gülen insanlar olarak, Şafak'ın niyeti ve düşüncesi başka olsa da, yine de bu kapak tasarımını pek gereksiz bulduk.
Nihat Doğan tribine girip 'biz'li cümleler kurmuyorum.
Etrafımda aynı düşünceden pek çok arkadaşım var, o yüzden rahat rahat birinci çoğul şahsı kullanıyorum.
Hatta o kapak yetmemiş, içeride başka bir erkek Elif fotoğrafı daha var.
Anlayacağınız, yazarımız bu eserinde, prodüksiyonlara doyamamış!