Hiç üşenmedim çıkardım üst raflardan mutfak tartısını, elimdeki kitabı tarttım: 912 gram! (Murat Bardakçı-Neslişah) Yuvarlak hesap bir kilo!
Ben öyle oturduğu yerde kitap okuyabilme yeteneğine sahip bir insan değilim.
Elime kitabı aldığım anda mutlaka bedenim yer kabuğuna paralel bir pozisyona geçecek.
Sırt üstü de değil, yan yatacağım.
Öyle yatınca da ağırlık bir göze gidiyor sanırım, bir süre sonra gözlerde sıkıntı oluyor.
Bu durumda da sol göz ağrıyınca sağa, sağ göz yorulunca sola dönüp kitabın keyfini öyle çıkarıyorum.
Ama işte elindeki kitap, yeni doğmuş bebek ağırlığında olunca bu keyif yaşanamıyor.
Kitabı senin yerine tutması için adam ayarlamak gerekiyor, ki pek de sağlıklı bir çözüm değil bu.
KOLLARIM ET KESTİ
Fakat güzel kardeşim, kitap da masaya oturulup okunmaz ki!
Sadece kütüphanede olur o iş.
Buradan mağduriyetimi belirtip yayınevlerine sesleniyorum:
Lütfen şu kitapları belli bir sayfa sayısı ve ağırlıktan sonra iki cilt, hatta üç cilt olarak basın.
Birini alıp diğerini almamazlık edecek değiliz herhalde!
Hem siz daha çok kazanırsınız, hem de biz okurken kol kası geliştirmeyiz. Yemin ederim kollarım et kesti, üff!