Eklem kıkırdağının yok olmasıyla ortaya çıkan eklem yıpranması (artrozu), istirahat, ilaçlar, fizik tedavi, baston kullanımı ve eklem içi enjeksiyonlar gibi yöntemler ile tedavi edilememektedir. Yürüme, merdiven çıkma gibi günlük yaşam aktivitelerini ileri derecede kısıtlayan, şiddetli ağrıya neden olan bu durumun tedavisi ancak diz protezi cerrahisi ile mümkün olmaktadır.
YAŞ, KİLO, GENEL DURUM
Diz protezi uygulamasında fonksiyon görmeyen eklem yüzlerine metal ve sürtünmeye dayanıklı plastikten oluşan yapay bir eklem yerleştirilmektedir. Bu yapay eklem günlük yaşamı kolaylaştıran ağrısız, hareketli ve stabil bir eklem sağlamaktadır. Uygulamada yaş, kilo, kişinin genel durumu belirleyici olmaktadır. Yapay eklemin en iyi koşullarda 20 yıllık bir ömrü olduğundan, genellikle uygulama 65 yaş üzeri hastalarda yapılır. 90 kilonun üzerindeki hastalara uygulandığında diz protezinin erken gevşemesiyle karşılaşılabilir. Böyle bir risk söz konusu olsa da protez ile birlikte kazanılacak aktivitenin metabolizmayı hızlandıracağı, bu durumun da kilo kaybına neden olacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Ciddi diyabet, damar tıkanması, kalp hastalığı, bunama, inmesi bulunan, enfeksiyonu olan hastalarda uygulamadan kaçınılmalıdır. Osteoporoz ( kemik erimesi) olan hastalarda bir kısıtlama bulunmamaktadır.
HER İKİ DİZE BİRDEN RİSKLİ
Diz protezi ameliyatının ciddi bir ameliyat olduğu unutulmamalıdır. Kan kaybı olabilir. Bu durum kan nakli ile giderilir. En ciddi komplikasyonlar, erken enfeksiyon ve toplar damar tıkanması (derin ven trombozu )'dır. Bazı cerrahlar aynı seansta her iki dizin cerrahi girişimini yapma eğilimindedir. Yapılan çalışmalar bu uygulamanın bir üstünlük sağlamadığı gibi toplar damar tıkanmasına bağlı emboli ve ölüm, enfeksiyon risklerinin artırdığını göstermiştir.
DİKKAT GEREKTİRİR
Tam iyileşme elde edildikten sonra hastanın günlük aktivite, araç kullanma, yüzme, bisiklet ve golf gibi belli sporları yapma konusunda yaşadığı zorlukların ortadan kalkacaktır. Ameliyat sonrasında dikkat edilmesi gereken noktalar şu şekilde sıralanabilir: - Hastalar çoğunlukla 5- 7 gün arasında hastanede kalırlar. Bu süre içinde enfeksiyon, emboli, profilaksisi, ağrı tedavisi yapılır. Hastalar temel rehabilitasyonu öğrenmiş ve yürüteç ile rahat yürür vaziyette taburcu edilmelidir. - Protezin özelliğinden dolayı diz tam bükülemez. Bu nedenle secdeye vararak namaz kılmak ve alaturka tuvalete oturmak mümkün değil hatta zararlıdır. Arzu edilen bükülme açısı 110-120 derecedir. Merdiven inip çıkmalarına altıncı haftadan sonra izin verilmelidir. - Toplardamar tıkanması (derin ven trombozu) profilaksisi ortalama bir ay olmak üzere evde de sürdürülmelidir. Takipler poliklinikten üç ay, altı ay ve birer yıl arayla film ve klinik kontroller ile yapılmalıdır.