Kitapta beni en çok günün her saati ve her düzeyde etkinlik için gardırobunda uygun kıyafetler bulunduran, giyeceklerine uşakların karar verdiği ailenin erkekleri ilgilendirdi. Bilirsiniz, eskiden, henüz saat kuleleri ve radyolar yokken belli başlı camilerin bir "muvakkithane" bölümü vardı; gelip geçenler saatlerini oradaki saatlere göre ayarlardı. Protokol kuralları konusunda İngiltere sarayı hâlâ bir tür "görgü muvakkithanesi" gibi. İngiltere sarayının son derece karmaşık protokol sistemini, kraliyet ailesinin gündelik yaşamını esprili dille anlatan "At Home with the Queen" adlı kitap elime geçti. Kitapta beni en çok günün her saati ve her düzeyde etkinlik için gardırobunda uygun kıyafetler bulunduran, giyeceklerine uşakların karar verdiği ailenin erkekleri ilgilendirdi Saray kadınlarının kıyafetleri konusunda oda hizmetçilerine teslim olduklarını bilirdim ama yazar Hoey, erkeklerin de gardıroplarındaki giysiler hakkında en küçük bilgilerinin olmadığını, efendilerinin hangi ortamda ne giyeceklerini, hangi kravatları takacaklarını onların belirlediklerini yazıyor. Kitapta Charles'a 12 yıl uşaklık yapan Stephen Barry hakkında ilginç anekdotlar var. Örneğin bir sabah Barry, Charles'a o sabah giyeceği elbiseyle birlikte üç kravat getirmiş, hangisini tercih ettiğini sormuş. Charles'ın azarlayarak verdiği yanıt şöyle: "Bunu seçecek olan sensin; sana bunun için para veriyorum!.." Bir seferinde Charles'ın tepesi atmış, uşağına bir mektup yazmış; nedeni, uşağın diş fırçasına macunu özenli biçimde sıkmaması. Mektup, "Solak olmadığımı biliyorsun. Fırçayı ters tarafa koymuşsun," diye devam ediyor.
Bavul yapma uzmanı uşak
Babası Prens Philip gibi Prens Charles da bazı günler dört değişik sivil ve askeri törene katılmak zorunda. Charles'ın rekoru, bir günde sekiz farklı toplantı. Hemen her birine, o toplantıya uygun bir kravat takması gerekiyor. Londra içindeki bir toplantıdan çıkıp diğerine giderken, uşağı otomobilin içinde uygun kravatı ona uzatıyor. Londra dışında bir toplantıya gidecekse, uşağı oradaki etkinlikler için gereken kravatları prensin muhafızına teslim ediyor ve hangi toplantıda hangisini vereceğini ona tembihliyor. Askeri bir törenden sonra saraya dönmeden bir sivil toplantıya gidecekse, prens önce uşağının ona uzattığı temiz fanilayı giyiyor. Diğer giysileri ise geniş resmi otomobilin içinde uşak ona giydiriyor. Uşak aynı zamanda bavul yapma uzmanı. Özellikle İngiltere sarayı mensuplarının sık dış gezilere çıktıkları eski günlerde Charles bazen altı haftada 43 ülkeyi ziyaret ediyordu ve bunların bir bölümü tropik ülkelerdi. Uşağı Barry gerek ılıman, gerekse tropik ülkelerde günün her saati için giyebileceği birbirinden farklı giysilerin yanı sıra, değişik üniformalar ve ortama uygun madalyaları da bavullara yerleştirmek zorundaydı. Bu sütuna İngiliz soylu erkekleriyle uşakları arasındaki ilişkiye ancak bu kadar yer verebiliyorum. Oysa sadece Prens Charles'ın uzun resmi gezilerde giymesi gereken elbise ve üniformaların listesi bile bu köşeyi doldurmaya yeter. Kraliçe ve diğer saray mensuplarının gündelik yaşamının ayrıntılarına değinmedim bile. İngiltere, geleneklerin, görgü ve protokol kurallarının ödünsüz yaşatıldığı bir ülke. Saray ise bütün dünyada bir "görgü muvakkithanesi" görevini sürdürüyor.
Ahmet Örs