Mehmet Nayır* / LONDRA
Başlık iddialı gelse de aslında bu fikir geçtiğimiz günlerde ajansların geçtiği bir haberin içinde saklanmış durumda.
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin en büyük yumuşak karnı olan enerji politikası adına çok önemli bir adıma imza attı. 130 milyon dolara mal olan Türkiye'nin ilk 3 boyutlu "Barbaros Hayrettin Paşa" sismik gemisi Şubat sonunda denize indirildi ve Erdoğan dümene geçerek ilk pozu verdi. Bu hamle ile Türkiye, Ortadoğu'nun belki siyasi denklemini değiştirecek petrol-doğalgaz yarışında bizzat Başbakan eli ile "Bende varım" dedi.
Konunun önemini hatırlamak için çok geriye gitmeye gerek yok. 2011 Eylül ayıda Rum-İsrail ittifakının Güney Kıbrıs açıklarında 12. parsel olarak belirlenen arama ruhsatında "Afrodit" isimli platformla önemli bir doğalgaz keşfi yapması Ankara'yı harekete geçirdi. Hamle yapması gereken Ankara, Başbakan Erdoğan ile KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu arasında New York'ta imzalanan anlaşma ile Güney Kıbrıs'ın ruhsat verdiği bölgelerde KKTC'nin hakkı olduğunu dünyaya duyurdu. Hemen ardından Türk Milli Petrol Şirketi TPAO'ya bu bölgelerde ruhsat verildi.
Piri Reis
Planı uygulamak için harekete geçilirken Türkiye'nin bazı imkansızlıkları ortaya çıkmıştı. 3 tarafı denizlerle çevrili ülkenin bir sismik arama gemisi yoktu ve hiç bir yabancı şirket daha yüksek paralar verilmesine rağmen gemisini bu ihtilaflı bölgelerde çalıştırmak üzere kiralamıyordu.
Tam bu sırada eldekinin en iyisi olan Dokuz Eylül Üniversitesine ait "Piri Reis" isimli sismik araştırma gemisi Güney Kıbrıs'ın hak iddia ettiği bölgeye gönderildi. Türk donanması eşliğinde Rum ve İsraillerin petrol platformunun neredeyse burnunun dibine (5 mil yakınına) giden "Piri Reis" çok büyük işler yaptı ama hepimizde biraz da mahcubiyet yarattı.
Erdoğan talimatı
Piri Reis işlevini görmüş dünyaya Doğu Akdeniz petrol hazinelerine Türkiye'nin şerhini duyurmuş ancak büyük iddialar neredeyse "balıkçı" teknesine sığdırılmıştı. Tam bu sırada Başbakan Erdoğan Enerji Bakanlığı'na yeni bir gemi alınması konusunda talimat verdi. Hatta bu talimat Başbakan'ın 2023 hedefleri arasında yer aldı.

Türk gölü olur mu?
Enerji Bakanlığı ekibi Doğu Akdeniz enerji savaşında büyük hamle kazandıran yeni sismik gemiye "Akdeniz'i Türk gölüne çeviren" Barbaros Hayrettin Paşa'nın ismini verdi. "Barbaros Hayrettin" artık bağımsız bir sismik gemisi olan Türkiye'nin Güney Kıbrıs'ın doğalgaz bulunan bölge dışında atacağı her adıma artık cevap verecek önemli bir silahı olduğu anlamına geliyor.
Petrol fiyatlarının 130 dolara kadar çıkması Doğu Akdeniz'de uzun zamandır var olduğu tahmin edilen enerji hazinelerini gün yüzüne çıkardı. Ancak hazineler fiili olarak kitlenmiş durumda. TPAO'ya verilen bölgelerdeki ruhsatlar, halen doğalgaz rezervine ulaşılan 12. parsel dışında neredeyse tamamen çakışıyor. Bu Rumların yeni bir sondaj hamlesinde Türkiye'nin karşı hamle yaparak kendi haklarını müdafaa edebilmesi anlamına geliyor. Bu da bölgeye milyar dolarlık yatırım yapması gerekecek enerji şirketleri için Türkiye ile anlaşma yapma zorunluluğu anlamına geliyor.
Bu hamle Akdeniz'i şimdilik Türk gölü yapmasa da enerjide Türk hakimiyetini duyurma adına çok büyük kazanç sağlayacağı kesin.
Bürokrasinin gemi ile imtihanı
Türkiye'nin bir sismik gemi alması basın haberlerinde 1 gün yer alır ve aslına sıradan bir olay gibi değerlendirilir ama işin arkasında ne zorluklar yaşandığını kimsenin tahmin etmesi beklenemez. Türkiye'nin gemisi de aslında bürokrasinin imtihanına dönüştü. Gemileri incelemek isteyen bürokratlarsa teknik sorunları aşmak için "komando" eğitimi aldı. Gemileri incelemeye gidecek üst düzey yetkililere, uluslar arası kurallar gereği denizde sağ kalma, yüzme ve gemi kazalarına karşı eğitimler verildi. Yaklaşık 2 aydır eğitimlerden geçen yetkililer satın alınacak gemiyi belirlemek için çalışmalara başladı. 1 yıllık çalışmanın ardından 5 gemi arasından seçilen Norveç bandıralı gemi 130 milyon dolara satın alınarak Türkiye'nin ilk yerli sismik araştırma gemisi oldu.
*Sabah Gazetesi Ekonomi Muhabiri
@mnayir