İlk insanda da vardı insanlığın sonunda da olacak. Bazen hayatta kalmamızı sağlayan bazen de hayattan kopuk yaşamamıza neden olan... 'Korku'... Sayıları tam 530 olan korkulardan en yakınınızda durandan, en mantığa sığmayanına kadar on üç farklı 'korku' hikayesi. Korkutmayan ancak korkuyu anlatan öyküler...
SIRA DIŞI BİR ÖYKÜ
Daha önce "Sandığımdaki Tanrılar" adıyla yayınlanmış bir öykü kitabı ve "Mucize" adıyla yayınlanmış bir romanı bulunan yazar Alev İnan, bu defa korku kavramını farklı bir açıdan irdelediği, 'Anne Işıkları Açık Bırak' isimli sıra dışı bir öykü kitabıyla okuyucuyla buluşuyor. Başkahramanlar kimi zaman aşktan, yalnızlıktan kimi zaman evlilikten, ölümden, bazen ilahi adaletten, cehaletten, güzelliği yitirmekten ve hatta korkusuzluktan korkuyor. Alev İnan, daha önceki kitaplarında olduğu gibi sorguladığı kavramların aklını fazlasıyla kurcaladığını belirterek, "Bu kavramları içselleştirip o ya da bu şekilde dışa vurmak, böylece üstelerinden gelmek istiyorum. Bunu ancak yazarak yapabiliyorum. Bir nevi kurtuluş diyelim buna. Son dönemde 'korku' ile epey haşır neşir olmuştum" dedi.
Mitolojiden vazgeçmiyor
Kitaplarında mitolojiden karakterlerin yer almasıyla ilgili ise İnan, şunları söylüyor: "Mitoloji tüm kitaplarımın vazgeçilmez öğesi. 'Sandığımdaki Tanrılar'da Yunan Mitolojisi'nden sevdiğim örnekleri günümüze taşımıştım. 'Mucize' de mucizenin mitolojik tarihini araştırmış bu kavramı irdelemiştim. 'Anne Işıkları Açık Bırak' da ise kitaba Korku Tanrısı Phobos'u tanıtarak başlıyorum.
'Anlayamadıklarını elle tutulur hale bir getirir'
Çünkü korkunun belki de ilk defa insanlar tarafından somutlaştırılıp kişiliğe büründürüldüğü bir karakter Phobos. İnsanoğlunun yüzyıllarca sakındığı bu duyguyu daha kolay anlayabilmek ve yüzleşebilmek için Phobos'a ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Mitolojinin en önemli özelliğidir bu. Anlayamadıklarını, çözemediklerini elle tutulur hale getirir."