İslamiyet’in Avusturya’da tanınmasının 100.yıl dönümü Viyana Belediye Sarayı’nda düzenlenen bir etkinlikle kutlandı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, etkinlikte yaptığı konuşmada, “Pek çok demokratik ülkenin sınırları içindeki Müslüman varlığı tanımada tereddüt gösterdiği bir dönemde Avusturya’nın İslamiyet’i tanımasının 100. yıl dönümünü kutlamasının çok önemli bir olay olduğunu” söyledi. “Bu etkinliğin 1912 yılında düzenlenen kanun kadar önemli olduğunu” ifade eden Görmez, törene katılan devlet adamlarının, dini cemaat liderlerinin ve sivil toplum liderlerinin “bir anlamda her türlü yabancı düşmanlığına, ırkçılığa da hayır demiş olduklarını” belirtti. 15 Temmuz 1912 tarihinde “İslam kanunu” ile başlanın sürecin çok önemli olduğunu belirten Görmez, “Avusturya sadece resmi olarak İslam toplumunun varlığını kabul ederek, bilinçli bir biçimde onların toplumun aktif ve üretken bir üyesi olmaları konusunda destek olmadı. Aynı zamanda da İslam Teolojisinin Avusturya’nın akademik sistemine entegre ederek İslam hakkında sağlam ve derin bilgiye ulaşma yolunu açtı” diye konuştu.\n\n
ZENGİNLİK KATTI\n\nGörmez, “yüz yıllar sonra 20. yüzyılın başlarında Müslüman olmayan bir Avrupa ülkesi, Avusturya- Macaristan İmparatorluğu resmi olarak İslamı tanıyarak, modern Avrupa’nın değerlerine önemli bir zenginlik unsuru kattı” dedi. Konuşmasında, “Aslında Bosnalı Müslümanların kimlik ve kültürel haklarının Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından kabulü bugün Avrupa demokrasi tarihi için istisnai bir adım olarak değerlendirilmelidir” diyen Görmez, “Kıtanın en batısındaki İspanya Müslümanları bile Bosnalı Müslümanlara uygulandığı şekliyle böyle bir ileri ve saygın yönetime sahip olmadı” diye konuştu. Konuşmasında Avrupa’nın zamanla hukukun üstünlüğü, din, vicdan ve ifade özgürlüğü gibi pek çok insani değerler konusunda gelişim gösterdiğine işaret eden Görmez, “Sonuç olarak Avrupa tüm dünyanın her bölgesinin peşinden gittiği bir kıta haline geldi” dedi.\n\n
GEREKSİZ TARTIŞMA\n\nBununla beraber, Avrupa’daki bazı çevrelerin kendilerinin açtığı aydınlık yolda ilerlemek yerine geçmişin milliyetçilik reflekslerini gösterdiklerini belirten Görmez, “Maalesef bugün gittikçe artan sayıdaki Avrupa milletlerinin (yabancı düşmanlığı, İslamofobia, milli entegrasyon, ayrımcılık) gibi konularla beraber anıldığını” kaydetti. Konuşmasında, “bu kötü niyetli davranışların pek çok olayda artan biçimde desteklendiğinin görüldüğünü” anlatan Görmez, “Bugün Avrupa’nın bazı üst düzey sorumlu birimlerinin Avrupa’nın çok kültürlülüğünü başaramadığını ve Avrupa’nın çok kültürlülüğü terketmesi gerektiğini dillendirmeye cesaret ettiğini görüyoruz. Hatta bazı mihraklar İslam’ın Avrupa’daki uzun tarihine rağmen, O’nun Avrupa’nın bir parçası olup olmadığını bile tartışmaya açmaktadırlar” diye konuştu. Törene Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer’in yanı sıra, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger, Federal Eğitim Bakanı Claudia Schmied ile Bosna Hersek Cumhuriyeti Baş Müftüsü Mustafa Ceric de katıldı.