Almanya’da çocukları ailelerinden çeşitli gerekçelerle ayıran gençlik dairelerinin koruma altına aldığı çifte vatandaş Türk çocuklarının uyruğunu kayıtlara “Alman” olarak geçirdiği belirtildi. Kuzey-Ren Vestfalya Eyalet İstatistik Kurumu’nun sayfasında da yer alan “Geçici Koruma Uygulaması” başlıklı form, gençlik dairelerince herhangi bir çocuk koruma altına alındığında ilgili yasalar uyarınca dolduruluyor. Böylelikle geçici koruma altındaki çocuklar ve gençler kayıt altına alınıyor. Formda çocuğun kim tarafından koruma altına alındığı, cinsiyeti, yaşı, nerede yaşadığı, koruma altına alınmasının kim tarafından önerildiği gibi soruların yanı sıra çocuğun uyruğuna ilişkin sorular da yer alıyor. Çocuğun uyruğu sorusunun hemen altında “Alman” ve “Alman olmayan” şıkları bulunurken, alttaki açıklamada, çocuğun ya da gencin Alman vatandaşlığı dışında başka bir ülke vatandaşlığına sahip olsa dahi sadece “Alman” şıkkının işaretlenmesi isteniyor. Almanya’da koruma altına alınan Türk çocuklarına yönelik çalışmalar yapan Umut Yıldızı Derneği Başkanı Kamil Altay, çifte vatandaşı olan çocukların Alman vatandaşlığının yanında başka bir vatandaşlığa sahip olduğu bilgisinin istatistiklerde geçmemesini eleştirdi. Gençlik dairelerin bir çocuğu koruma altına aldığı zaman söz konusu 3 sayfalık formun doldurduğuna işaret eden Altay, formdaki üçüncü soruda çocuğun Alman vatandaşı olup olmadığının sorulduğunu belirterek, “O sorunun açıklaması var. Orada Alman vatandası haricinde başka vatandaşlığı olsa bile Alman vatandaşlığının işaretlenmesi isteniyor” dedi.\n\n
HATALI UYGULAMA\n\n“Gençlik dairesi bir çocuğu koruma altına aldığı zaman bu çocuk göçmen veya Türk olsa dahi oradaki kayıtlarda Alman olarak geçiyor. Bu forma göre gençlik dairelerinin koruması altında hiç Türk çocuğu yok diyebiliriz” diyen Altay, Almanya’da 2000 yılında yürürlüğe giren Vatandaşlık Yasası’na göre opsiyon modeli uygulaması kapsamında ülkede doğan yabancı çocukların 23 yaşına kadar çifte vatandaşı olduğuna dikkati çekti. Türk koruyucu aileye, doldurulmak istenen form sayesinde koruma altında Türk çocuğunun bulunmadığının söylenebileceğine işaret eden Altay, “Bu uygulama hatalı. Bir çocuğun öz benliğine bir şekilde çizgi çekiyorsunuz. Yani Türk çocukları bu şekilde kağıt üzerinde kayboluyor. Formların bu şekilde doldurulması çocukların asimile edilmesinin ilk ayağını oluşturuyor” diye konuştu.\n\n
BİLDİRİM ZORUNLU\n\nBir Türk çocuğunun koruma altına alındığı zaman konsolosluklara bildirilmesi ve yakın akrabaya verilmesi gerektiğini ifade eden Altay, bunun mümkün olmaması durumunda çocuğun öz değerlerini taşıyan ailelere verilmesi gerektiğini ifade etti.\n\n \n\n
(AA)