Henüz tedavisi olmayan çağımızın ciddi hastalıklarından demans, göçmenler, dolayısıyla Türkler arasında da gittikçe artıyor. Bunlar için danışmanlık ve bakım hizmetleri ise ne yazık ki çok yetersiz bir düzeyde bulunuyor. En çok Türk kökenli insanın yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde (NRW) bulunan 13 demans danışma merkezinden sadece Gelsenkirchen’deki göçmenler için danışmanlık hizmeti veriyor.\n\n
“ SAYILARI ARTMALI”\n\n2007’de hizmete açılan AWO bünyesindeki merkezin çalışanlarından Serpil Kılıç, demans hastası göçmenlerin sayısının arttığını ve de bunların Almancayı unuttuklarına dikkat çekti. Göçmenler için demans danışma merkezlerinin artırılması gerektiğini belirten Kılıç, danışmanlık hizmetinin yanı sıra, demans hastası göçmenlere bakım hizmeti sunacak kuruluşlara da ihtiyaç olduğunu vurguladı.\n\n
“KÜLTÜRE YABANCILAR”\n\nKılıç, “Kiliselere ve diğer yardım kuruluşlarına bağlı demans bakımevleri, ‘Bizde yer var, göçmenler gelsin’ diyorlar. Ancak, Almancayı unutmuş göçmenlere bunlar nasıl hizmet verecek, ayrıca bu bakımevleri göçmenlerin kültürlerini ve geleneklerini de yeterince tanımıyorlar” dedi.\n\n
AİLELER ZORDA\n\nKılıç,demans hastası birine ailesinin bakmasının çok zor olduğunu belirterek, Türklerin bu konuda ciddi sorunlarla karşılaştıklarını söyledi. Demans hastaları için bakım sigortasının hizmetlerinden habersiz olduklarını, ayrıca yakınlarının demans hastalığını çevrelerinden saklayıp, kendilerinin bakmaya çalıştığını anlattı. Demans hastalığının utanılacak bir hastalık olmadığını ve herkesin başına gelebileceğini hatırlatan Kılıç, “Bazı aileler, bakım parası almak için demans hastası yakınlarına kendileri bakmak istiyor, ancak bunu başaramıyor. Demans hastaları için profesyonel bakıcı gerekli” hatırlatmasını yaptı.\n\n
YUNUS ÜLGER / GELSENKİRCEHN