Avrupa'da yaz boyu etkili olan sıcak hava dalgalarının etkisine ilişkin konuşan Racioppi, 2026 yazında Avrupa genelinde sıcağa bağlı ölümler için kesin bir rakam vermenin henüz çok erken olduğunu ifade ederek, ölüm verilerinin belirli bir zaman aralığı sonrası rapor edildiğini ve ülkelerin sıcağa bağlı ölümleri tahmin etmek için farklı yöntemler kullandığını kaydetti.
Racioppi, olağan koşullardaki istatistiksel ölüm sayısının üzerindeki ölüm artışının doğrudan kayıtlara girmediğini belirterek ülkelerin, bunun yerine ulusal ölüm kayıt ve gözetim sistemleri aracılığıyla topladıkları ölüm verilerini kullanarak hesap yaptığına işaret etti.
Mevcut bilgilerin ülkeden ülkeye değiştiğini vurgulayan Racioppi, "Bazı ülkeler yalnızca tüm ölümlerle ilgili verileri toplarken diğerleri sıcaklık çarpması gibi bazı sıcağa bağlı hastalıklar dahil ölüm nedenlerini de kaydediyor. Sonuç olarak, şu anda tüm etkilenen ülkelerde devam eden sıcak hava dalgası için güvenilir ve kapsamlı bir fazla ölüm tahmini üretmek mümkün değil." değerlendirmesinde bulundu.
"EN AZ 35 ÖLÜM VAKASINI ÖNE SÜREN SON RAPORLARDAN HABERDARIZ"
Racioppi, ulusal ölüm verileri rapor edilerek analiz edildikten sonra daha eksiksiz tahminlerin mümkün hale geldiğine işaret ederek bunun, bir yıla kadar sürebileceğini vurguladı.
"DSÖ, bu yaz yaşanan sıcak hava dalgalarının ilk bölümünde, çoğunlukla Batı Avrupa'dan olmak üzere sınırlı sayıda ülke tarafından bildirilen en az 35 bin fazla ölüm vakasını öne süren son raporlardan haberdar. Bu verilerin henüz ön veriler olması, sıcak hava dalgalarından etkilenen tüm Avrupa ülkelerini içermemesi ve tüm yaz sezonunu kapsamaması nedeniyle birkaç ay sonra belli olacak nihai kayıpları olduğundan düşük tahmin etmesi beklenmeli." ifadelerini kullanan Racioppi, bu rakamların sağlık üzerindeki etkinin boyutunu vurgulasa da sıcak hava dalgası sırasında meydana gelen "fazla ölümlerin" otomatik olarak ısıya bağlı ölümler olarak yorumlanmaması ve bu rakamın DSÖ'nün nihai tahmini olarak kabul edilmemesi gerektiğini kaydetti.
"MEVCUT GÖZETİM VERİLERİNDEN AÇIKÇA ANLAŞILAN DURUM, ÖLÜM ORANININ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE YÜKSEK OLDUĞUDUR"
Racioppi, "Mevcut gözetim verilerinden açıkça anlaşılan durum, ölüm oranının önemli ölçüde yüksek olduğudur. Avrupa ölüm gözetimi ayrıca, özellikle yaşlılar arasında, haziran ve temmuz aylarının sonundaki büyük sıcak hava dalgası sırasında belirgin bir fazla ölüm oranı gösterdi. Daha geniş eğilim de aynı derecede endişe vericidir." ifadelerini kullandı.
Geçmiş 4 yılda AB ve ilgili ülkelerde 200 binden fazla sıcaklığa bağlı ölümün yaşandığının tahmin tahmin edildiğini anımsatan Racioppi, "DSÖ Avrupa Bölgesi, küresel ortalama oranın yaklaşık 2 katı hızla ısınmaktadır ve ısıya bağlı ölüm oranları son 20 yılda arttı." yorumunu yaptı.
Racioppi, aşırı sıcaklığın, iklim değişikliğinin en acil ve doğrudan sağlık tehditlerinden biri olduğunu vurgulayarak bu durumun vücudun sıcaklığını düzenleme yeteneğini etkileyebileceğini, özellikle uzun süreli yüksek sıcaklıklar ve sıcak geceler sırasında hastalık ile ölüm oranlarını hızla artırabileceğini kaydetti.
"RUH SAĞLIĞI, UYKU VE REFAHI DA ETKİLİYOR"
Aşırı sıcaklığın ısı bitkinliğine, ısı çarpmasına ve dehidrasyona neden olabileceğinin altını çizen Racioppi, ruh sağlığı, uyku ve refahın da bu durumdan etkilenebileceğini belirtti.
Racioppi, sıcağın etkilerinin insanlar üzerinde eşit olarak dağılmadığına da işaret ederek şunları kaydetti:
"Yaşlılar, kronik sağlık sorunları olan kişiler, hamile kadınlar, yenidoğanlar ve çocuklar, iş ortamında sıcağa maruz kalan kişiler ve sosyal olarak dezavantajlı nüfus, artan risk altında olanlar arasında yer alıyor. Aşırı sıcaklık, acil ve klinik bakıma olan talebin artmasıyla sağlık ve sosyal bakım hizmetleri üzerinde ek baskı oluştururken aynı zamanda sağlık çalışanlarını, tesisleri, ilaçları, ekipmanları ve diğer temel hizmetleri de etkiler. Sıcaklıkla ilgili hastalıkların ve ölümlerin çoğu, zamanında hazırlık, etkili sıcaklık-sağlık uyarı sistemleri, uygun halk sağlığı önlemleri ve en büyük risk altındaki kişilerin hedefli korunması yoluyla önlenebilir."
Avrupa'da sıcak hava dalgalarının artık istisnai olaylar olmadığını, daha sık, yoğun ve uzun süreli hale geldiğini anımsatan Racioppi, bu nedenle DSÖ'nün ülkelere, bölgelere ve şehirlere ısı-sağlık eylem planlamasını, erken uyarı sistemlerini, sağlık ve sosyal bakım hizmetlerinin hazırlığını ve en büyük risk altındaki nüfuslara yönelik hedefli desteği güçlendirme çağrısını yineledi.