Aydın'ın Didim ilçesinde yaklaşık 2 bin 500 kişinin yaşadığı 54 yıllık 1137 konuttan oluşan Sahil Sitesi ölüme davetiye çıkartıyordu. Mavişehir Mahallesi'nde 54 yıl önce inşa edilen Sahil Sitesi S.O.S. veriyordu. Tabut binalar olarak adlandırılan evlerin bazılarının kolonlarındaki betonlar kendiliğinden dökülürken, sıvaların döküldüğü kolonların demirleri bile ortaya çıkmıştı. Korku yaşayan vatandaşlar evlerine bile giremezken, bu durum site sakinlerinde büyük tedirginlik ve korku yaratıyordu.

CHP'Lİ BELEDİYE RİSKLİ YAPI İLAN ETMEDİ
CHP'li Didim Belediyesi tarafından bugüne kadar riskli yapı ilan edilmeyen tabut binalarla ilgili yıllardan beri kentsel dönüşüm çalışmaları başlatılamadı. Site sakinlerinden yüzde 50+1 çoğunluk sağlanamadığı için de dönüşüm anlamında bir adım atılamadı. CHP'li Didim Belediyesi tarafından riskli yapı ilan edilmemesi nedeniyle yıllardan beri kentsel dönüşüm çalışmalarının başlatılamadığı tabut binalarla ilgili Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı harekete geçti. Bakanlığa bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Aydın Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü ekipleri Mavişehir semtindeki binaları 'depreme dayanıksız riskli yapı' ilan etti.
ACİL KODU İLE BİLDİRDİ
Aydın Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü durumu bakanlığa acil koduyla bildirdi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da durumu acil kodu ile gündeme aldı. Bakanlık kısa süre sonra Mavişehir Mahallesi'ndeki tabut binaların bulunduğu Sahil Sitesi'ne durum tespiti için bir ekip gönderdi. Binaların dayanıklılığını ölçmek için iki kez karot testi yapıldı. Bakanlık riskli yapı olarak tespit edilen yapılara ilişkin tutanak tuttu.

SİTE SAKİNİ KADIN ÜNİVERSİTEYE BAŞVURDU
Tabut binaların yer aldığı sitenin sakinlerinden Güler Erat isimli kadın tarafından Pamukkale Üniversitesi'ne inceleme ve değerlendirme yapılması için başvuruda bulunuldu. Erat tarafından Mühendislik Fakültesi Dekanlığı'na yapılan başvuru değerlendirildi ve dekanlığın görevlendirmesi çerçevesinde binanın deprem performansı belirlendi. Didim ilçesindeki 4 katlı yığma bina üniversite ekipleri tarafından incelendi. Bina 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu çerçevesinde değerlendirildi. Binalarda STA4CAD ve SAP2000 programları kullanılarak modellendi ve yazılımlar yardımı ile analiz edildi. Güler Erat tarafından yapılan başvuruda sorular yapılan bu çalışmalardan elde edilen sonuçlar esas alınarak cevaplandı.
SINIRLARIN ÇOK ÖTESİNDE
Güler Erat'ın 'Elde edilen sonuçlar gereğince incelenen binanın boşaltılması gerekli midir?' sorusu yanıtlandı. Yanıtta, "Kesme dayanımı yeterli olmayan duvarların kat kesme dayanımına katkısı riskli bina tespit esaslarına göre yüzde 35, Türkiye Bina Deprem yönetmeliğine göre ise yüzde 40 sınırını aşmamalıdır. Ancak elde edilen sonuçlar kullanılan yönteme ve yazılıma bağlı olarak bu oranların yüzde 65 ile yüzde 83 arasında değiştiğini göstermiştir. Bu sonuçlar her bir inceleme neticesinde söz konusu binanın sınırların çok ötesinde hasar aldığını ve göçme riski ile karşı karşıya bulunduğunu göstermiştir. Bina ile ilgili süreç 6306 sayılı kentsel dönüşüm yasası çerçevesinde ilerlemektedir. Bu sonucun resmileşmesi durumunda ve 6306 sayılı yasa çerçevesinde süreçler tamamlandığı takdirde binanın zaten boşaltılması gerekeceği açıktır. Bu aşama teknik incelemeden ziyade hukukun ve idari süreçlerin konusudur" denildi.

DİĞER BİNALARIN DA AYNI DEPREM PERFORMANSI VERMESİ BEKLENİR
Erat ayrıca, "Bu çalışmadan bulunan sonuçlara bakılarak aynı parsel üzerinde bulunan diğer binalar ile ilgili de aynı sonuçların elde edileceğini söylemek mümkün müdür?" sorusunu yöneltti. Soruya, "Teknik açıdan bakıldığında aynı parsel üzerinde bulunan, aynı tarihte, aynı yapım teknikleri ve malzemeler kullanılarak ve hemen hemen aynı taşıyıcı sistem planı esas alınarak inşa edilen binaların benzer bir inceleme neticesinde özdeş deprem performansları vermesi beklenmelidir. Bölgede bulunan binalar için Türkiye Deprem Tehlike Haritalarında belirtilen deprem talepleri de özdeştir. Bu yüzden diğer binalar için de benzer sonuçlar elde edilmesi teknik olarak beklenmelidir. Ancak bu tespitin yasal anlamda geçerli olabilmesi için ayrıntılı inceleme süreçlerinin diğer bağımsız bölümler için de yürütülmesi şarttır" diye yanıt verildi.

