Çocukça aşk

Daha dün kucağınızda ninniler söylediğiniz çocuğunuz, bir gün, “Anne ben aşık oldum” derse hiç şaşırmayın ve sakın dalga geçmeyin!

Giriş Tarihi: 15.8.2017 13:58 Son Güncelleme: 10.1.2018 10:17
Çocukça aşk
Aşkın tanımı, sözlüklerde "aşırı sevgi ve bağlılık duygusu" olarak belirtilmiş olsa da eminim herkesin kendine özgü bir aşk tanımı vardır. Kimisi tutkuyla, kimisi güvenle, kimisi huzurla bağdaştırır aşkı... Bir anne için çocuğudur aşk, bir öğretmen için mesleği, bir hayvan sever için sokaktaki köpekler, bir adam için tutkuyla bağlı olduğu kadın... Peki, çocuklar için aşk ne ifade eder acaba? Psikolog Didem Güven Güneysu, çocuğunuz eğer aşık olduysa anne baba olarak nasıl davranmanız gerektiğinizi anlattı.

5-6 yaş çocuklarının genel gelişim özellikleri

Bu yaş dönemindeki çocukların bu yıllara kadarki tüm deneyim ve kazanımları sayesinde kişilik yapısı kısmen şekillenmiştir. Bununla birlikte, 5-6 yaş dönemi çocuklar fiziksel, zihinsel, sosyal, dil ve motor gelişimi bakımından önemli gelişimler göstermeye devam ederler. Bu dönemde çocuklar, ebeveynlerine ve çevrelerindeki yetişkinlere daha az ihtiyaç duymaya başlarlar. 5 yaşına gelen bir çocuk artık anne-babasından ayrı kalmaya daha fazla tolerans gösterebilir; ayrı kaldığı durumlarda kendini daha iyi idare edebilir ve birçok konuda kendi fikirlerini dile getirebilir. Yaşıtlarıyla beraber olmaktan ve onlarla oyunlar oynamaktan zevk alırlar. Ayrıca mutluluk, kızgınlık, üzüntü gibi duygularını da daha iyi ifade etmeye ve sözcüklerle dile getirmeye başlarlar.

İlgi alanları becerileri ile çeşitlenir

6 yaşa kadar olan dönem, çocuğun duygusal, sosyal, zihinsel gelişimi ve kişiliğin oluşumu açısından önemlidir. 5-6 yaş dönemi de çocuğun artık kendi kendine yetebildiği, yeni ilişkilere, paylaşıma hazır ve öğrenmeye, keşfetmeye en istekli olduğu zamanlardır. Çocuğun ilkokula hazırlandığı bu dönemde anne-babanın temel görevi çocuğun ilgi alanlarını gözlemlemek, keşfetmek ve yeteneklerinin gelişmesine izin ve fırsat vermek olmalıdır. Ebeveynlerin, koruyucu esirgeyici bir yaklaşımla çocuklarını kısıtlamaları yerine, cesaretlendirici ve yönlendirici bir tutum içinde olmaları gerekir. Ancak bu sayede kendi kendilerine yetebildiklerini gören, sorumluluk alabilen, kendilerine güvenen ve yapabilirliklerine inanan bireyler olabilirler.

Meraklı olmaları doğal ve normaldir

Cinsel dürtüler ergenlikte ansızın uyanmadığından, 3 yaş itibariyle çocuklar cinsel konulara merak duymaya başlarlar. Bu merak, çocukların diğer merakları gibi yerinde ve sağlıklıdır. Cinsel konuları, cinsiyetler arasındaki farklılıkları, dünyaya nasıl geldiğini merak eden ve sorgulayan çocuk, aslında kendisini, çevresini ve dünyayı tanıma arzusuna sahiptir; aynı zamanda rol arayışı içerisindedir.

Çocuklar "Ben kimim" sorusuna yanıt ararlar

Söz konusu arayışın diğer bir parçası, çocuğun hemcins ve karşı cins akranlarıyla gireceği ilişkilerde de gözlemlenebilir. Çocuk ev dışında bir öteki ile karşılaşma ve bu karşılaşmadan kendisi ile ilgili veriler toplama ihtiyacındadır. Okul öncesi dönemde oynanan evcilik oyunu oldukça iyi bir örnektir. Bu oyunda çocuklar, kadın ve erkek rollerini deneyimleyerek "Ben kimim?" sorusuna yanıt ararlar. Benzer şekilde, çocukluk dönemi aşkları da çocuğun beğenilme, onay alma, kendini gerçekleştirme ve duygusal doyum ihtiyaçları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Anne baba tutumu

Çocukluk dönemi aşk duygusundan bahsederken, öncelikle, 3-5 yaşlar arası dönemin en temel gelişim noktası olan karşı cins ebeveyne duyulan aşkı ele almak gerekir. Söz konusu gelişim, ileriki dönemlerde sağlıklı ilişkiler kurabilmek ve yine sorunsuz sosyal adaptasyon sağlayabilmek açısından kritiktir. Kişilik yapısının ve aynı zamanda arzularının oluşmaya devam ettiği 3-5 yaş döneminde çocuk, karşı cinsle olan ilk deneyimlerini anne babasıyla ilişkisinde yaşamaya başlamıştır. Annesine aşık bir erkek çocuğu ya da babasına hayranlık duyan bir kız çocuğu tam da bu dönemi anlatır. Çocuğun olumlu bir benlik duygusu geliştirebilmesi açısından değerli olan bu dönem, ileriki dönemlerin sağlıklı kimlik gelişiminin de yüksek oranda belirleyicisidir. Bu anlamda, engelleyici, yargılayan, cezalandıran tutum ya da davranışlarda bulunmak, çocuğun bu dönemi sağlıklı şekilde yaşamasına engel olacaktır.

Hazırlayan: Aytülike KESKİN

ARKADAŞINA GÖNDER
Çocukça aşk
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
SON DAKİKA