Her şey bir anda oldu. Aslında aylar öncesinden başlamıştım plan yapmaya, hatta bu köşede bu konudan da bahsetmiştim... Ama bir türlü beceremedim, kendimde o gücü bulamadım ve planımı hep erteledim... Nasıl olduysa oldu, geçtiğimiz hafta aniden bu planımı hayata geçirmeye karar verdim, hem de bir gece yarısı... Hiç tereddütsüzdüm, kesinlikle vazgeçmeyecektim, "Şimdi," dedim "Bu iş şimdi, bu gece bitmeli!" Bir iki saat sonra yüreğim sızlamaya, gönlüm "Gel vazgeç," demeye başlasa da bunu ona hiç belli etmedim. Ağlamaktan kızarıp şişen gözleri, içimi paramparça eden yalvarışlarına rağmen kararımdan dönmedim ve başardım. Her şeyi onun iyiliği için yaptım, bana bağımlı kalmaması, hayatına ben olmadan da keyifle devam edip, geceleri bensiz de uyuyabilmesi için. Evet, ben bir anneyle çocuğu arasındaki en özel ilişkiyi bitirdim. Kızımı memeden kestim!
İNADIN BÖYLESİ
Bu böyle söylendiğinde kulağa korkunç geliyor biliyorum... Doğrusu ben kızımı kaç ay emzirebilirim diye, hiç düşünmemiştim. Altı ayı geçirdikten sonra "İnşallah bir altı ay daha," demiştim içimden ve bunu yapabildim. Sonrası 'uzatmaları' oynamaktı bence ama aradaki bu bağı koparmak çok güçtü. Tecrübesi olan arkadaşlarımla konuştum, uzmanlara danıştım... Hepsi de aynı şeyi söyledi: "Kesin kararlı olmalısın ve bunu şak diye, bir anda bitirmelisin. Bir daha asla meme vermemek kaydıyla!" Kızımın 17 ayı doldu ve ben, tam da o gece "Yeter," dedim. Ayşekiraz meme emmeye şartlandığı için son birkaç aydır geceleri en az beş kez uyanıyordu. Hatta gündüzleri bile olur olmadık yerde bana saldırıyor, "Meme, meme... Aç, aç!" diyordu. Bunun biraz daha devam edersek nasıl feci bir hal alacağını düşünmek bile istemiyordum. Nitekim iki yaşını dolduran apartman görevlimizin oğlu Arda, hâlâ emdiği için annesini bir hayalete çevirmişti... İlk geceyi anlatmayı hiç istemiyorum aslında... Gözyaşları ve her ikimiz için de ıstırap içinde geçti, kocam için de. Ayşekiraz saatlerce ağladı ve ancak sabaha karşı 02.30'da baygın düşüp uyayabildi. Daha 17 aylık bir çocuğun bu kadar direndiğini ve inat ettiğini görmek, doğrusu beni ürküttü. Ağlarken herhangi bir acıdan ya da hastalıktan ağlar gibi bir hali yoktu çünkü. Hırsla ve öfkeyle ağlıyordu: "Bana mememi veeer..." İkinci gece aklıma bir arkadaşımın yaptığı şey geldi, göğüs uçlarıma Vicks sürmek! Sonradan bunun doğru bir şey olmadığını öğrensem de yaptım, üzgünüm. Ama işe yaradı, Ayşekiraz ısrarla meme isteyip emmeye kalkışınca bir anda mememden kaçtı. "Aci, aci," dedi ve vermeyi teklif ettiğim halde bir daha mememi ağzına almadı. Üçüncü gece ağlama krizi altı şiddetinde bir deprem gibiydi. Dördüncü gece kendini iyice hissettiren bir artçı, beşinci gece ise sadece uyku arasında üç dakika dökülen gözyaşları... Sonrasında elbette istek ve arayış devam etti, hâlâ da ediyor ama ikna oluyor hemen. Ve yemin ederim artık en sevdiği çizgi filmi izlerken, kendi başına uyuyakalıyor. Geceleri sadece bir kez uyanıp süt içiyor ve uyumaya kaldığı yerden devam ediyor. Çocuğunuz bir yaşını geçtiği için onu memeden kesmek istiyor ve buna bir türlü cesaret edemiyorsanız, işte karşınızda en güzel örnek. Lütfen siz de benim gibi kararlı olun, yüreğinize taş basıp ağlamasına göz yumun ama her ikiniz için de daha sağlıklı ve güzel bir hayata başlayın. Çocuğunuza meme vermemekle ona kötülük değil, artık iyilik yapıyor olacaksınız!