Bir hobi hayatınızı değiştirir mi? Eee hayat film senaryoları gibi olsa belki evet denilebilir ama gerçekte, hele hele bizim memlekette bu soruya olumlu yanıt vermek biraz zor! Ama istisnaları da var elbet. Eurosport'ta çalışan İbrahim Koçyiğit de bu istisnalardan. Türkiye'nin biraz da 2006 Kış Olimpiyatları'nda keşfettiği 'buz üzerinde santranç' olarak değerlendirilen curling sporuna, 2004'te duyduğu ilgi ona hem sevdiği bir işte çalışma fırsatını yaratırken hem de bir sinema filminde, vizyondaki
Süpürrr'de rol almasını sağladı. Hikâyeyi önce başa saralım... Koçyiğit hayatını nasıl şekillendireceğine çoğumuz gibi üniversite sınavlarında karar vermiş ve Galatarasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü kazanıp okumaya başlamış. Ama daha ilk yılında bölümle bir kan uyuşmazlığı olduğunu da fark etmiş. Fakat onun meraklı kişiliği birçok hobi edinmesine vesile olmuş. Önceleri müziğe ilgi duyan Koçyiğit, bir dönem barlarda müzisyenlik yapmış. Fakat bir süre sonra sıkılmış ve müzisyenliği bırakmış. Evde oturduğu bir dönemde ise curlingi keşfetmiş: "Eski ev arkadaşım Gökhan Çetinbaş, Eurosport'ta çalışıyordu. Ben de evde Eurosport'u izliyordum. Curling müsabakalarına denk geldiğim zaman da ilgimi çekiyordu, saatlerce izliyordum. Curling'de taktik çok önemlidir, ben de zekâ oyunlarıyla hep ilgilenmişimdir, biraz böyle dikkatimi çekti. Sonra araştırmaya başladım nedir bu spor diye, kurallarını öğrendim. Eurosport, 2006 Kış Olimpiyatları'nda curling müsabakalarını anlatacak bir spiker arıyordu. Gökhan da Eurosport Genel Yayın Yönetmeni Bağış Erten'e benden bahsetmiş. Gittim görüştüm ve kabul ettiler. Çok kısa sürede yayınlara girmeye başladım ve spiker oldum."
BABAM ARTIK YORUM YAPIYOR
Koçyiğit, Eurosport'ta spikerlikle yetinmemiş ,ne de olsa serde spor sevgisi var. Haber editörlüğü de yapmaya başlamış. Sonra da sinema yazarı Uğur Vardan yönetimindeki
Radikal Spor servisine transfer olmuş.
Radikal'de bir buçuk yıl çalıştıktan sonra da tekrar yuvaya, Eurosport'a haber müdürü ve spiker olarak geri dönmüş. Koçyiğit çok meraklı bir insan olduğunu söylüyor. Curling gibi istisna bir hobi sayesinde hayatının şekillenmesine pek de şaşırmıyor. "Biraz maymun iştahlıyımdır, bir şeye ilgi duyar ilgilenirim eğer bana göre değilse bırakırım, eğer zevk alıyorsam hobi düzeyinde o alanla ilgilenmeye devam ederim," diyor. Sporu sevdiğini söyleyen Koçyiğit neticede sevdiği bir işi yaptığı için de kendini şanslı hissediyor, "Üniversiteden arkadaşlarım var, birkaç tanesi diplomat olma yolunda ilerliyor, kimi de şirketlerde çalışıyor. Onları görünce açıkçası şanslı olduğumu düşünüyorum," diyor. İstanbul dışında yaşayan ailesi de Koçyiğit'ti desteklemiş. "Televizyondan sesimi duymak onlara iyi geliyordu. Özlem gideriyorlardı. Hatta babam zamanla curling müsabakalarını izleyip yorum yapmaya başladı bile," diyor.