Yarın
başlayıp bir hafta sürecek olan bir festival var. Fakat 'festival' deyince çoğu zaman akla gelen 'çadır, kuyruklar, perişanlık' burada görülmüyor. Çünkü Türkiye'nin ünlü otellerinden Hillside SU'da gerçekleşen SunSplash'te durum şunun gibi bir şey: Tatilinizi yaparken bir festival size eşlik ediyor. Ya da tam tersi, gittiğiniz festivalde hışırınız çıkmıyor, tatil yapmış gibi oluyorsunuz. Geçen sene ilki düzenlenen ve Serkan Çetin tarafından organize edilen festivalde bu sene şu isimler çalacak: Jamie Lidell, Gilles Peterson, Norman Jay, Phil Asher, Rainer Truby, Manasseh, Simbad, DJ Cliffy (Batmacumba), Lefto, the bPm, Dinamo FM'den Fuchs, Barış K. ve Ahu, ayrıca djsoulprovyder, Lebby Anafu, Vincent Casey, DearHead ve Eda Akman. Festivalde sadece dört kadın DJ var ve hepsi de Türk. Onlar Antalya'ya gitmeden üçünü bir araya getirdik ve sohbet ettik. Aslen başka işlerle uğraşan ama DJ'liği epey ilerleten Bengi Ünsal, Evrim Tüfekçioğlu (ikili DearHead adıyla çalıyor) ve Eda Akman, SunSplash'te yukarıda saydığım isimlerle beraber çalacakları için çok mutlular. DearHead zaten geçen seneden tecrübeli. İlk festivalde sahne aldıklarında harika zaman geçirdiklerini söylüyorlar. Ünsal, "Deniz kenarında güzel güzel uzanırken arka tarafta da harika bir müzik çalıyor. Haldır haldır müzik dinleyeceğiz, çok eğleneceğiz gibi bir şey de yok. İnanılmaz rahat bir ortam. Pamuklar içindesin," derken, Tüfekçioğlu da ekliyor: "Hep bir sefa halinde oluyorsun." Festival için tek günlük bilet de satılıyor. Orada olan ya da gitmeyi düşünenlere duyurulur. www.sunsplash-antalya.com
Festivali düzenleyen Serkan Çetin anlatıyor:
- SunSplash neyin eksikliği duyularak düzenlendi?
- Daha butik, samimi ve spesifik bir müzik anlayışına sahip bir festival. Diğer festivallerde görülen zorluklar, kuyruklar, kaba güvenlik, pis tuvaletler, kötü yemekler, çamurlu zeminler burada yok. Yani sanırım bu, büyük bir festivalden ziyade özel bir parti gibi. Türkler için SunSplash, İngiliz kulüp ortamlarını görme şansı yaratıyor. İngiliz DJ'lerin İstanbul'a gelmesiyle aynı şey değil. Çünkü dinleyici kitlesi bu müziğin gerçek takipçilerinden oluşuyor.
- Bu epey nezih bir festivale benziyor. Katılımcılar da yaş ve konum olarak daha üst kesimden sanırım. Bunu özellikle mi istediniz?
- Bu elit bir festival değil. Yaşı biraz daha büyük bir kitleye hitap ediyor olabilir. Sevdiği müziği dinlemek isteyen ve konfor için birazcık bütçe ayırabilecek insanlara. Ama bunun kesinlikle sosyal statüyle alakası yok. Festival herkese açık. Eğer çadırda kalmak isterseniz onu da yapabilirsiniz, otelde konaklamanız şart değil. Tek günlük biletlerimiz mevcut. Dolayısıyla elit değil de klas bir müzik anlayışı olan insanlara yönelik bir organizasyon sayabiliriz bunu.
- SunSplash'e katılan birini bekleyen üç şey nedir?
- 1- Sıcak bir ortam ve uluslararası bir kitle. 2- Tüm hafta boyunca harika müzik. 3- Güzel hava ve tatil huzuru.
- Geçen seneki festivalle ilgili nasıl yorumlar aldınız?
- Bazıları o kadar unutulmaz anlar yaşamışlar ki, festival bittiğinde gerçekten ağladılar! Bu sene geçen seneki kitlenin yüzde 50'si tekrar geliyor. İnsanlar Türk misafirperverliğine ve otelin hizmetine bayıldılar. Müzik inanılmazdı ve bize sunulan konfor daha önce hiçbir festivalde görmediğimiz türdendi
Meydanda müzik
Eminönü meydanına inşa edilen bir yapı var, geçerken görmüş olabilirsiniz. Bu yapı bugün başlayan ve 25 Mayıs'a kadar devam edecek olan The Morning Line İstanbul, 2010 Çağdaş Sonic Müzik Festivali ile alakalı. Thyssen-Bornemisza Art Contemporary ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nın işbirliğiyle oluşturulan festivalde 10 yeni bestenin dünya prömiyeri burada gerçekleştirilecek. Canlı performans sergileyecek isimler arasında Jonsi & Alex, Cevdet Erek, Lee Ranaldo, Carl Michael von Hausswolff , Mehmet Can Özer, Jana Winderen, Batuhan Bozkurt, Ghostitigal, Erdem Helvacıoğlu, Peter Zinovieff ve Chris Watson bulunuyor. www.istanbul2010.org
Eda Akman

Uzun zamandır menajerlik ve organizasyon yapıyor. Pek çok DJ onunla birlikte çalışıyor.

Arkadaşlarının ısrarı sonucu çalmaya başlamış. Geçen aralıkta Ulus 29'da başlayan performansları epey ilgi görmüş. Minimüzikhol ve Lokal de çaldığı yerler arasında.

Geçen sene SunSplash'in çok iyi geçtiğine dair duyumlar alınca Serkan Çetin'e Facebook aracılığıyla ulaşıp çalıştığı DJ'lerin çalıp çalamayacağını sormuş. Aldığı yanıt, "Maalesef liste doldu," olmuş. Gerisini kendi sözleriyle dinleyelim: "Sonra Serkan'la bir arkadaş ortamında tanıştık, 'Aa o sen miydin?' derken benim Ulus 29'da çaldığımı öğrendi ve dinlemeye geldi. Ertesi gün de, 'SunSplash'te çalar mısın?' diye mail yazdı. Çok mutlu oldum."

Akman, setlerinde disko, funk ve soul'u tercih ediyor. "Severek dinlediğim müziği çalmak daha güzel," diyor.

Menajerliğini yaptığı DJ'ler kendisine büyük destek veriyor.

Şarkıları CD'den çalıyor. En büyük korkusu CD'nin takılması.

Gece çıktığı zaman en çok 11:11, Minimüzikhol, Otto ve Lokal'e gidiyor.

"Neden kadın DJ az?" diye sorunca, "Bu biraz cesaret isteyen bir şey. Bu işi gece yapıyorsunuz. 12'de başlayıp sabah 5'e kadar çalıyorsunuz. Kadınları korkutan nedenlerden biri bu olabilir," diyor.
DearHead

Bengi Ünsal, İKSV Salon'un Direktörü. Evrim Tüfekçioğlu ise Klub Karaoke'nin ortağı, köpek eğitmeni ve etkinlik tasarımcısı.

Bir sene önce çalmaya başlamışlar. Öncesinde özel partilerde ya da doğum günlerinde ayrı ayrı çalma tecrübeleri olmuş. !f İstanbul'un organizatörlerinden Serra Ciliv, festivalin Babylon'daki partisi için, "Hadi ikiniz çalın," dediğinde DearHead'in temelleri atılmış.

Efes Pilsen One Love'dan Rock'n Coke'a pek çok yerde çalmışlar.

Kendi deyimleriyle, 'dans edilebilir vokalli şarkılar' çalıyorlar. Seçimleri electro-disco, electro-house, house'dan yana.

"Tekniği her geçen gün geliştirmeye çalışıyoruz ama bizim için önemli olan şarkı seçimleri," diyorlar.

Çalarken en çok duydukları soru, "Hadi artık, ne zaman patlatacaksınız?" "Hemen kitabın sonuna atlamak istiyorlar," diyor Ünsal. Bu soruyla gelenlere, "Birazdan," diye cevap vermeyi alışkanlık haline getirmişler.

Gece çıktıklarında en çok Minimüzikhol'e gidiyorlar.

"Neden kadın DJ az?" sorusuna Tüfekçioğlu, "Belki kadınların ilgi alanına girmiyor. Erkeklerin sevdiği işler farklı, kadınlarınki farklı," derken Ünsal ise, "Sosyolojik bir durum da var. Okuldan mezun ol, iyi bir işe gir, evlen, çocuk sahibi ol ve hayatın o düzlemde devam etsin anlayışı hakim," diyor.