Dramatik öyküsü, uzun diyalogları, mahkeme salonundaki sahneleriyle; Tom Cruise, Demi Moore ve Jack Nicholson'ın da içinde bulunduğu oyuncu kadrosuyla
Birkaç İyi Adam, son 20 yılın unutulmaz filmleri arasında. Fakat bu kadar yıldıza rağmen filmin alamet-i farikası aslında filmi kendi oyunundan sinemaya uyarlayan Aaron Benjamin Sorkin. 9 Haziran 1961'de New York'ta dünyaya gelen Sorkin, henüz ilk gençliğindeyken aktörlüğe merak salar. Syracuse Üniversitesi'nde müzikal tiyatro alanında aldığı güzel sanatlar eğitiminin ardından ise umduğu başarıyı yakalayamaz. Çeşitli işlerde hayatını kazanmaya çalışır. Limuzin şoförlüğü, barmenlik gibi işler yapar -hayatını değiştirecek fırsat da barmenlik yaptığı bir anda kapısını çalacaktır.- Sorkin, ilk oyunu
Removing All Doubt'ı kaleme aldıktan sonra eserini eski tiyatro hocası Arthur Storch'a yollar. Storch, oyundan oldukça etkilenir. Oyun 1984 yılında Arthur Storch'un öğrencileri tarafından sahnelenir. Sorkin'in tek kişilik olan ikinci oyunu
Hidden in this Picture da 1988 yılında sahnelenir. Fakat Sorkin'in asıl hikâyesi henüz başlamamıştır. Sorkin'in bir oyun yazarı olarak parlamasını sağlayan, henüz yazının girişinde bahsettiğimiz
Birkaç İyi Adam adlı oyunu olur. Sorkin, bu oyunu için ilhamını kız kardeşinden almış. Deborah Sorkin donanma için avukatlık yaptığı sırada Guantanamo Körfezi'ne bir dava üzerinde çalışmak için çağırılır; donanmada görevli birkaç asker üstlerinden gelen bir emir üzerine diğer bir askeri öldürmüştür! Debroah, durumu kardeşine bildirmek için telefon açar ve Aaron Sorkin, Broadway'de bulunan Palace Tiyatrosu'nda barmenlik yaparken peçetelerin üzerine notlar alarak, oyunun büyük bir kısmını tamamlar. Bu 'çalakalem' yazarlık Sorkin'in önünü açan olay olarak kayda geçer. Sorkin,
Birkaç İyi Adam'ın film haklarını oyun henüz prömiyer bile yapmamışken yapımcı David Brown'a satmayı başarır. Brown,
Birkaç İyi Adam oyununun da yapımcılığını üstlenir. Oyun, Music Box Theatre'da Tom Hulce'un başrolünde ve Don Scardino'nun yönetmenliğinde 1989'da sahneye çıkar ve 497 kez sahnelenir. 1992'de de
Birkaç İyi Adam filmi vizyona girer. Büyük bir gişe başarısı yakalayan film, Sorkin'e başarının kapılarını sonuna kadar açar. Büyük başarısının ardından Sorkin, Castle Rock Entertainment'da çalışmaya başlar.
Birkaç İyi Adam'ın ardından senaryosunu kaleme aldığı
Malice ve
Amerikan Başkanı /
The American President filmleriyle dünya çapında 400 milyon dolarlık bir gişe başarısı yakalar.
BENİMLE YÜRÜ SORKIN!
Aaron Sorkin son günlerde senaryosunu, Ben Mezrich'in ilgi çekici
Kazara Milyarderler kitabından uyarlayarak yazdığı
Sosyal Ağ /
The Social Network adlı filmle gündemde
. Üstelik, Facebook'un Harvard Üniversitesi'nin bir yurt odasında kuruluşunu anlatan bu film de
Birkaç İyi Adam örneğinde olduğu gibi gerçek bir hikâyenin yeninden kurgulanmasıyla oluşturulmuş. Filmin gerçeği yansıtmadığı yönündeki eleştirilere Sorkin,
New York dergisine verdiği demeçte cevap veriyor: "Benim sadık olduğum şey gerçeklik değil, hikâye! Mesele, gerçeği tüm çıplaklığıyla yansıtmak değil. Ben şeytanın avukatı olarak gözüksem de doğruyu söylüyorum. Sadece tüm unsurlarıyla değil." Sorkin'in 'Üzerinde en az düşünerek kabul ettiğim proje' dediği
Sosyal Ağ da bu 'kurgu' özelliğinin yanı sıra, uzun diyaloglarıyla da Sorkin'in kaleminden çıktığını apaçık gözler önüne seriyor. Zaten bir senaryoda Sorkin imzasını fark etmek hiç de zor değil. Sorkin'in belli bir üslubu var; uzun diyaloglar ve monoglar. Tabii 'walk & talk' (yürü ve konuş) denilen hikâye anlatma yöntemi de Sorkin'in filmlerine kondurduğu imzalarından bir diğeri.
Üç kült dizi
Sorkin'in ABD'nin televizyon dünyası için kaleme aldığı senaryoları da oldukça ilgi çekici; Amerikan Başkanı filmi için çalışırken kurguladığı The West Wing, bir TV şovunun perde arkasını anlatan Studio 60 on the Sunset Strip ve spor şovları komedisi Sports Night. Fakat bu üç kült yapım arasında Beyaz Saray yönetiminin perde arkasını anlatan The West Wing'in ayrı bir önemi var. Ülkemizde de TNT tarafından gösterilen Emmy Ödüllü dizi, yedi sezon boyunca Amerikan siyasetinin yapısını Beyaz Saray odağından ince ince işleyerek izleyicilerle paylaştı. Bu sayede de dizi, her diyaloğu uzun uzun inceleyen, internet üzerinden forumlarda dizi üzerine kafa patlatan hatrı sayılır bir hayran kitlesine kavuştu Bu da 'gerçek kurguların efendisi' Sorkin'in marifeti. Ayrıca, ilgi çekici olduğundan belirmekte yarar var: Sorkin'in senaryosunu yazdığı bu üç dizinin ilk sezonlarının final bölümlerinin adı ortak: What Kind of Day Has It Been (Ne Gündü Ama).