Farklı biralar bunlar

Türkiye'de bira deyince akla sadece serinletici, hafif içimli pilsner tipi bira geliyor. Oysa bazıları ithal olsa da, çok farklı aromaları olan, lager ya da siyah bira çeşitleri de var

Bizim memlekette bira, özellikle yazın serinlemek için içilen pilsner türü biralardan ibaret olarak görülüyor. Gerçi bunların da değişik versiyonları üretiliyor. Örneğin piyasaya yeni çıkan, Efes Pilsen'in limonlu birası gibi. Ancak dünyada çok daha farklı çeşitlerde, hatta şarap gibi değerlendirilebilecek özellikte biralar var. Bunları ne yazık ki Türkiye'de pek bulamıyoruz. Ancak butik ürün satan bazı dükkanlarda karşımıza çıkan birkaç bira çeşidi bulunuyor. Bira söz konusu olunca İstanbul'a farklı çeşitler getiren kişi, The North Shield Pub'ların kurucusu Teoman Hünal. Hünal bazı bira çeşitlerini, en azından kendi publarında müşterilerine sunabilmek için Türkiye'ye getiriyor. Bu biralardan bazıları, kimi içki butiklerinde de bulunabiliyor. Örneğin, Almanların 'weissbier' dedikleri biranın iki çeşidi ve Brooklyn Lager'lar, Hünal'ın getirdiği biralardan. Bu biraların, Rouge adlı şarap butiğinde satışını da yapan Gusto dergisi yayın yönetmeni Mehmet Yalçın, iyi biranın en önemli özelliğinin doğal mayalanma olduğunu söylüyor: "Bir biraya karbondioksit eklendiği zaman bol köpürür ama o köpük hızlı kaybolur. Kendi doğal mayalanması sonucu ortaya çıkan karbonik gaz içinde erimiş ve kalmışsa, ki en kıymetli bira o biradır, o zaman ince ve uzun süre işleyen bir köpük yapısı olur." Yalçın, Weissbier ve Brooklyn Lager'ların özelliklerini ise şöyle anlatıyor: "Weissbier'ların diğer biralardan farkı, daha taze ve aromatik olmaları. Bu biralar filtre edilmiyor. Dolayısıyla rengi bulanık oluyor. Ama filtrasyon aynı zamanda lezzeti azaltan bir işlem. Dolayısıyla filtre edilmedikleri için daha lezzetliler. Teoman Hünal'ın getirdiği Schneider Weisse'lerden orijinal olanında muz, mango gibi meyveleri andıran kokular var. Daha çok sıcak günlerde, aperatif olarak tüketilebilecek, meyvemsi bir bira. Aventinus olanı ise daha koyu, kavrulmuş arpadan yapılıyor ve daha yüksek alkollü. Kakaoyu andıran tonlar, meyan kökü çağrışımlı burukluklar ön planda. Biraz daha sert, daha yoğun. Biftekle, kuzu etiyle, sosisle güzel gider. Diğeri daha çok aperatif yiyeceklerle, deniz mahsulleriyle yakışır. Bu tür biralar daha çok Bavyera'da biliniyor ve içiliyor." Yalçın, Brooklyn Lager'ların ise New York'tan ithal edildiğini ve son dönemde üretiminin yeniden yapılmasıyla Brooklyn bölgesini de canlandırdığını anlatıyor. İki gazeteci ve bir bankacı, bir zamanlar Brooklyn'de üretilip çokça tüketilen bu biranın imalatına yıllar sonra yeniden başlamış. Brooklyn Lager, gündelik içime uygun, Viyana'nın bir zamanlar butik birası olan kızıl bira tarifiyle yapılan bir içki. Kehribar rengine çalıyor ve biraz daha yoğun. Brooklyn Braun Ale ise kavrulmuş malttan yapılan, tok lezzetli bir bira. Karamelimsi bir tadı var.

ATATÜRK'ÜN EN SEVDİĞİ BİRA
Mehmet Yalçın bira konusunda şöyle bir bilgi de veriyor: "Atatürk'ü, Ankara'da bira fabrikası kurmaya yönlendiren, böyle bir siyah Weiss biraya olan tutkusu. Bavyera'da Aventinus'un rakibi, Salvador'dur. Salvador da Atatürk'ün en sevdiği bira. Hatta o birayı yapan mühendisleri Ankara'ya getirtmiş, Atatürk Orman Çiftliği Bira Fabrikası'na. O yüzden de Atatürk Orman Çiftliği'nde daima siyah bira yapılmış."

Marketlerde bulunabilen farklı bira çeşitleri:
Yukarıda bahsettiklerimiz tabii ithal ve çok özel biralar. Ancak yine bizim klasik biralardan farklı, bazıları siyah bira kategorisine giren ve marketlerde de bulunan bira çeşitleri de var. Onlara da kısaca göz atalım: Bira meraklılarının çoğu, İstanbul'un bazı semtlerinde şubeleri bulunan Taps adlı mekanı bilir. Burası kendi biralarını kendi üreten bir mekan. Taps'in craft bira çeşitleri, 500 yıllık Alman Saf Bira Kanunu tarafından müsaade edilen dört temel gıda maddesinden imal ediliyor: Malt, şerbetçiotu, maya ve su. Doğal mayalanma yapılıyor ve herhangi bir katkı maddesi, suni karbondioksit ve aroma kullanılmıyor. Taps'in biralarından bazıları şişelenerek bazı marketlerde de satılmaya başlandı. Şişelenen biralardan Red Ale, doğal kırmızı tonunu üretimde kullanılan maltlardan alıyor. Bu biranın orta gövdeli bir yapısı var. Güçlü karamel ve meyvemsi malt tadı, şerbetçiotunun verdiği hafif fakat iddialı acılığı dengeliyor.

ADINI KÖLN ŞEHRİNDEN ALIYOR
Smoke Lager, orta kehribar renginde ve orta gövdeli bir bira. Kullanılan Beachwood maltından dolayı oldukça isli bir aroma ve lezzete sahip. Kölsch, berrak ve açık altın sarısı rengi olan bir lager. Adını, yüzyıllardır geleneksel içeceği olduğu Köln şehrinden alıyor. Kabarcıklı, hafif ve gevrek gövdeli bir bira. Şerbetçiotundan gelen acılığı, meyvemsi aroması ve buğday tadıyla buluşan, canlandırıcı bir bira. Vienna Lager, açık sarı-turuncu renkli ve dolgun bir lager. Hafif kavrulmuş malt aroması, en iyi kalite Viyana maltının kullanılmasıyla sağlanıyor. Bu, tadındaki şerbetçiotu açığını dengeliyor. Yılların birası Bomonti, şimdi Anadolu Efes grubu tarafından tekrar üretiliyor. Nostaljik şişesinde de satışa sunuluyor. Lager tipi bu biranın, yüzde 100 malt olmasından gelen, kendine özgü bir aromatik özelliği var. Aynı grubun biralarından Gusta, Türkiye'nin ilk buğday birası. Üst fermantasyon yöntemiyle üretilen Gusta, buğulu bir görünüme sahip ve damakta meyvemsi bir tat bırakıyor. Kremamsı, bembeyaz bir köpüğü var. Gusta Dark'ın ise daha farklı bir aromatik lezzeti var ve farklı yemeklere de uyum sağlıyor. Mariachi ise agav bitkisi ve limon aromasını bir araya getiren, farklı bir bira. Kolay içimli, ferahlatıcı özelliği var. Mariachi Black'in ise daha dolgun bir lezzeti var.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Farklı biralar bunlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN