Aylar önce Deli Aşk'ın setini ziyarete gidince Emrah Kaman'ın enerjisine şapka çıkarmıştım. Farklı bir mizah anlayışı vardı. Ama bir de görünmeyen daha doğrusu kamera arkasında kalan diğer Kaman ile, abisi Murat'la da tanışmıştım. İkisi de yazı insanıydı, senaryoyu birlikte yazıyorlardı sonra Emrah kamera önünde Murat ise kamera arkasında o yazdıklarını hayata geçiriyorlardı. Ankara kökenli bu abi-kardeş komedi dünyamızın yeni isimleri. Aslında çoktan beri hayatımızdalar. Kaçma Birader filmiyle başlayan sinema yolculukları Deli Aşk'la devam ediyor. Vakti zamanında Ahmet Kural ve Murat Cemcir ikilisinin ilk filmleri Çalgı Çengi'ye destek olup önlerini açan Cem Yılmaz, şimdi de Kaman Kardeşler'e destek oluyor. Filmin yapımcıları arasında ve tabii kısa ve etkili bir rolle karşımızda. Murat Kaman ve Murat Dündar'ın yönettiği filmde Emrah Kaman sevgilisi Neşe'nin (Pelin Akil Altan) gönlünü yeniden kazanmak için her türlü çılgınlığı yapan ve her şeyi eline yüzüne bulaştırma konusunda uzman olan dondurmacı Ekrem'i oynuyor. Ekrem gözü Neşe'den başka kimseyi görmediği için yanı başındaki Zeynep'in ona olan ilgisini (Şafak Pekdemir) fark etmiyor. Filmi izledikten sonra Emrah Kaman, Şafak Pekdemir, Pelin Akil Altan ile bir araya geldik. Emrah Kaman'a aşka olan takıntısını sorunca (Kaçma Birader'de de yine âşıktı) muhabbet çorap söküğü gibi akıp gitti...
- Nedir sizin bu aşk takıntınız. İki filmdir aşk aşk diye tutturuyorsunuz?
- Emrah Kaman: Müslüm Gürses'ten gelsin. Hangimizi sevmedik çılgınlar gibi.
- Sevdiniz mi?
- Emrah Kaman: Çok sevdim. Hepimiz sevdik. Hepimizin bir aşk takıntısı var şu hayatta. Ama ben hiç beceremiyorum bu işleri. Zaten yazarlar, yapamadığı şeyleri yazar. Bir adam uçmak ister, uçamaz ve uçan bir adam yazar adı da Superman olur. Ben de aşkta başarılı olmak istiyorum, olamıyorum. Ama çok iyi âşıklar yazıyorum.
- Neden başarısız olduğunuzu düşünüyorsunuz?
- Emrah Kaman: Delice âşık olmak istiyorum. Oluyorum, şu anda da kız arkadaşıma çok aşığım ama çok realistim galiba. Öyle aşırılıklar yapamıyorum. Romantik olamıyorum. Romantik olunca gülesim geliyor.
- Kadınlar böyle aşırılıkları ve romantizmi çok mu önemsiyor?
- Pelin Akil Altan: Romantizmi sever kadınlar. Dozunda olacaksa romantizm neden olmasın.
- Şafak Pekdemir: Kişiye göre değişiyordur. Ben coşkulu yaşamayı seviyorum.
- Emrah Kaman: Şafak'tan da hiç beklenmedik coşkular... Nasıl coşkular bunlar?
- Şafak Pekdemir: Karşımdakinin coşkulu olmasını isterim. Ufacık bir şey hissediyorsam, çok büyük bir şey yaşıyormuş gibi hissetmeye çalışırım. Tabii kendimi o hale getiriyorum. Sonra da çakılıyorum.
- Emrah Kaman: Hayır çakılmıyorsun. Sen hep cool'sun. Küçük bir İlber Ortaylı'sın. Hayatın her alanına dair güzel fikirlerin, doğruların var. Bunun için seninle anlaşamıyoruz. Çünkü benim doğrularım yok.
- Arada bir cahil diyor musunuz?
- Emrah Kaman: Demez mi.
- Şafak Pekdemir: Demiyorum ama içimden geçiriyorum (Gülüyor).
- Emrah Kaman: Parantez içinde güldün galiba. Neyse biz aşka dönelim.
- Dönelim...
- Emrah Kaman: Aşk büyük bir heyecan. İnsana türlü saçmalıkları yaptıran da bu. Mesela lisede otobüsteyiz, bir kızdan etkilenmişim. O etkilenme haliyle yanlışlıkla kolum duracak butonuna değiyor. Ama hiç bozuntuya vermeden durakta iniyorum. Oysa daha 15 durak var gideceğim yere...
- Pelin Akil Altan: Bu biraz şapşallık. Ama insanın da hoşuna gider bu şapşallıklar. Belki de bunu kaybetmiş gibiyiz. Çok naif geliyor böyle şeyler bana. Hani filmdeki Ekrem'i düşünürsek ona masum âşık diyebiliriz. Böyle âşıklar da artık yok gibi.
- Emrah Kaman: Ekrem gibi âşık olup hemen evlenmek isteyenler yok galiba. Artık evlenmek için sevmenin ötesinde birçok parametre devreye giriyor.
- Peki o bahsettiğiniz masumiyeti Türk filmlerinden hangisinde buluyorsunuz?
- Pelin Akil Altan: Favorim Selvi Boylum Al Yazmalım.
- Emrah Kaman: Sultan derim.
- Şafak Pekdemir: Ben de Sultan'cıyım.
- İlle de Türkan Şoray diyorsunuz yani.
- Emrah Kaman: Memleketimizin nasıl evrildiği buradan belli değil mi? Çok sevdiğimiz Türkan Şoray'dan bana geldi iş. Kendi adıma çok mutluyum. İnşallah uzunca bir süre aşk filmleri benden sorulur. (Gülüyor)
- Şafak Pekdemir: İşte gittikçe güzelleşiyor canım ülkem.
Bir gün değil her gün kadına saygı
- İki kadın arasında kalan erkek olarak ne söylersiniz?
- Emrah Kaman: İki kadın arasında sadece halay çekerken kalıyorum. Başka türlü düşünemiyorum.
- Ekrem pardon Emrah Bey siz de gözünüzün önündeki güzelliği göremiyorsunuz. Bu erkeklerin kör noktası galiba.
- Emrah Kaman: Takıntı işte. Zafer Algöz dedi ya geçen gün 'Âşık olunca insan karşısındakini mükemmel insan olarak görür' diye. Evet ama bunu sen öyle görüyorsun. Aslında o öyle değil. Hal böyle olunca da gözünün önündekini göremiyorsun.
- O zaman iki kadın arasındasınız ve halay da çekmiyorsunuz. 8 Mart için bir özeleştiri alayım.
- Emrah Kaman: Genel olarak dünya üzerindeki kadınlar rahat değiller. Onları sıkan da biz erkekleriz. Kadınları sıkmayı bir bıraksak çok daha mutlu bir memleket olacağız.
- İyi bir özeleştiri oldu mu?
- Pelin Akil Altan: Oldu. İşte o zaman her gün 8 Mart gibi geçecek. Zaten bir gün değil her gün kadına saygı duyularak yaşanmasını isterim.
- Şafak Pekdemir: Ben de altını çizerek bayan değil kadın diyor sözlerimi noktalıyorum.
Naiflik unutuldu gitti
Yeşilçam masal sinemasıydı biraz da. Bu filmin de masalsı yanları var. Sizce masalsı hikayelere neden ihtiyaç duyuyoruz?
- Emrah Kaman: Masallara ve masalsı hikayelere çok ihtiyacımız var. Yaşadığımız dünya artık çok sert. Her şey ama. Çok kabayız. Bu gerçeklikle yaşarken çok bunalıyoruz. Artık bizi bu gerçeklikten koparan filmler olsun istiyoruz. Şahsen ben böyle filmleri izlemeyi tercih ediyorum.
- Şafak Pekdemir: Naiflik unutuldu gitti. 1960'larda 70'lerde hayatın her alanında naiflik vardı ki bu, filmlere, müziklere yansıyordu. Baksanıza hâlâ Selvi Boylum Al Yazmalım diyoruz.
- Emrah Kaman: Galiba şu an her şeyden çok masala ihtiyacımız var.
- Pelin Akil Altan: İnsanlar hayal kurmak, gülmek, mutlu olmak istiyor. Yaptığımız film de buna imkan tanıyor. Açıkçası bunu önemsiyorum.
- Emrah Kaman: Geçen gün bir arkadaş Kaçma Birader'i izlemiş ve Twitter'da şöyle yazmış: Abi çok mutsuzdum, sizin filmi izledim her şeyi unutup çok güldüm. Biz bu işi bunun için yapıyoruz. Keşke bunu parasız yapsak, keşke bütün dünyayı güldürebilsek.
En yakın arkadaşım 'Emrah bırak bu işleri' dedi
- Dünyadaki herkesi güldürmek, hayata geçirilmesi zor bir hayal değil mi?
- Emrah Kaman: Şu an için memleketimdeki insanların yüzü gülsün bize yeter. Ama bir gün dünyadaki herkesin yüzünü güldürmek isterim. Zor belki ama imkansız değil. Hepimiz kariyerlerimizin başında zorluklarla karşılaşmadık mı? Bana en yakın arkadaşım 'Emrah bırak bu işleri zorlama ya, mühendisliğe geri dön' demişti.
- Siz de yolun başında zorluklar yaşadınız mı?
- Pelin Akil Altan: Olmaz olur mu? Herkes yaşamıştır. Bazen güveniniz kırılıyor. Ama insan ne istediğini biliyorsa bunların üstesinden geliyor.
- Emrah Kaman: Yazarlıkta genç olmak daha sıkıntılı. Ben 23 abim Murat 26 yaşındayken evlilik üzerine bir senaryo yazdıkk. Bir yapımcıya gittik, 'Siz evli misiniz?' diye sordu. 'Hayır' dedik. 'O zaman siz evlilik hakkında ne biliyorsunuz da yazıyorsunuz' dedi, gönderdi bizi. İyi o zaman Cem Yılmaz uzaya mı çıktı da G.O.R.A.'yı yazdı.