Kelebeğin Rüyası'nın üzerinden beş yıl geçmiş. Amerikalılar Karadeniz 2 filmini saymazsak Kelebeğin Rüyası, Kıvanç Tatlıtuğ'un gerçek anlamda ilk sinema filmiydi ve oradaki performansıyla sinemada rüştünü ispatladı, ödüller aldı ve sadece TV starı olmayacağını da gösterdi.
Tatlıtuğ'un başrol oynadığı Hadi Be Oğlum'un setine giderken "Beş yıl çok uzun değil mi Tatlıtuğ" için diye kendi kendime düşündüm. Uzundu ama bir sebebi olmalıydı. Onu soracaktım kendisine. Sonra, filmde bir babayı canlandırması da kafamı kurcalıyordu. Çünkü star olan oyuncuların rol icabı anne-baba rollerini kabul etmeleri zordur memlekette. Bunları düşünürken kendimi Halep İşhanı'nın önünde buldum.
Ses Tiyatrosu'nda Hadi Be Oğlum'un final sahnesi çekilecekti ve onu izleyecektik. Sahnenin ön hazırlığı devam ediyordu. Biz de bir grup gazeteci ve sinema yazarı olarak filmin oyuncuları Kıvanç Tatlıtuğ, Feridun Düzağaç, Büşra Develi, Alihan Türkdemir, yönetmen Bora Egemen, senarist ve yapımcı Fırat Parlak'la yemekte buluştuk.
Şans işte, bir yanıma Düzağaç bir yanıma Tatlıtuğ düştü. Feridun Düzağaç'la yıllar önce Gece 11:45 filminde oynadığı zaman tanışmıştım. Hatta bir yanlış anlaşılma sonucu biraz gerilmiştik. Pek severek dinlediğim müzisyenle yemekte yan yana oturunca o günleri yad edip güldük ve buzları erittik. Ama diğer yanımdaki Kıvanç Tatlıtuğ'u kanlı canlı ilk defa görüyordum...
SİNEMANIN YERİ AYRI
Öyle ben starım havaları estirmiyordu. Ne kibir gördüm, ne de ukalalık. Bilakis son derece samimiydi. "Beş yıl uzun bir süre, neden sinemadan bu kadar uzak duruyorsunuz?" diyerek sohbetin fitilini ateşleliyorum. Kıvanç Tatlıtuğ "Kelebeğin Rüyası'ndan sonra, filmle ilgili motivasyonun sonucunu gördüm ve sinemada çok farklı bir kariyer planlaması yapmak istedim. Dizi ile sinema sektörü farklı. Dizide ne yaparsanız yapın popüler kültürün bir parçası oluyorsunuz. Bundan da gocunmuyorum. Ama sinemanın yerinin ayrı olması gerektiğini düşünüyorum. Bunun için Kelebeğin Rüyası ile ikinci film arasında bu kadar zaman oldu" diye cevaplıyor sorumu.
Tatlıtuğ'a beş yıl içinde bir filmde oynaması için teklif gelmemesi düşünülemez, ki gelmiş. Oyuncu "Kabul etmediğim ama iyi olduğunu düşündüğüm projeler de vardı aralarında. O teklifler geldiğinde iç sesimi dinledim. Ben o esnada ne yapmak istiyorum diye sordum ve o projelerde oynamama kararı aldım" diyor.
BABALIK HİÇ OYNAMADIĞIM BİR ROL
Peki neydi sinemada aradığı? İçtenlikle anlatıyor: "Sinemada gerçek anlamda bir yere dokunacak, sosyal içerikli, güncel bir hikaye aradım." Hadi Be Oğlum o aradığı film projesi miydi? "Evet" diyor. Sonra filmin yapımcı ve senaristi Fırat Parlak'ın filmin hikayesini kendisine anlattığı günü heyecanla bizimle paylaşıyor: "Baba-oğul hikayesi bana ilginç geldi. Neden diyeceksiniz. Çünkü hiç oynamadığım bir rol olduğu için ilginç geldi ve oynamak istedim."
Filmde de ezber bozan bir babalık durumu var. Günlük turlara çıkan tekneleri kullanan Ali Kaptan'ı canlandırıyor Kıvanç Tatlıtuğ filmde ve tek başına çocuğunu büyüten bir baba rolünde. Bu karakterin ona ilginç gelmesini şöyle anlatıyor: "Oynanmak istenen, çoğu zaman teklif edilen karakterlerin hep kahraman yanı vardır. Karakter ya mahallenin ya o semtin ya da ülkenin kahramanıdır. Bunun seyircide bir karşılığı var. Dünyanın her yerinde bu tür hikayelerin alıcısı oluyor. Bu filmde kendi oğlunun kahramanı olan bir adam var. Bu ilginç geldi bana."
İLHAM HAYATIN DÖNGÜSÜNDEN
Bir baba olarak söyleyebilirim ki doğru bir bakış açısı. Hayatın zorlu sınavlarından biridir erkekler için bu durum. Çocuğunuzun gözünde hep kahraman olmak istersiniz. Nihayetinde babalar çocuklarının gözünde önce bir kahraman sonra otoriter bir figür, kendileri de baba olunca yine kahraman olur. Hayatın döngüsü böyle. Senarist Fırat Parlak çocuğunu tek başına büyüten bir baba olarak bu döngüden feyz almış ve öyle kurmuş hikayeyi. Tatlıtuğ da hikayeyi sevmiş ve "Ben varım bu işte" demiş. Böylece film hayata geçirilmiş.
Bu kadar babalık konuşulunca sohbet ister istemez Kıvanç Tatlıtuğ'un çocuk özlemine geliyor. Ama burası mayınlı bölge. Tatlıtuğ bu tür sorulardan bunalmış. "Bu konuları konuşmayı sevmiyorum. Bir de gereksiz yere çok başka yere çekiyorlar" diyor. Örnekle açıklıyor "Bir gün buna benzer bir soru sordu gazeteci arkadaşlar. 'Kim istemez ki' dedim. Sonra şöyle manşet atıldı: 'Tabii ki çocuk için evlendik.' İşte bunun için konuşmak istemiyorum." Eee haklı...
Benim merak ettiğim ise çok yetenekli bulduğu çocuk oyuncu Alihan Türkdemir ile baba-oğul ilişkisi kurarken anahtarının ne olduğu? Kıvanç Tatlıtuğ hiç düşünmeden "şefkat" diye cevaplıyor: "Bu çok kuvvetli bir insani duygu. Bu duygunun etrafında ne kadar çok durursan o kadar faydalı oluyor hayatta. Ben çocuk sahibi değilim. Ama çocuklarla ilişkim iyidir. Dokuz yeğenim var. Bıraksan akşama kadar onlarla takılabilirim. Onlar da benden sıkılmazlar..."
Vakit olsa daha konuşacağız ama bir set ortamındayız. Haber geliyor final sahnesinin hazırlıkları bitmiş. Toparlanıp Ses Tiyatrosu'na gidiyoruz. Yönetmen Bora Egemen birkaç prova aldıktan sonra çekimlere giriliyor. Kaş'ta başlayan ve İstanbul'a uzanan Hadi Be Oğlum şubatta vizyonda olacak. O zaman oğlunun gözünde bir kahraman olmaya çalışan bir baba olarak Kıvanç Tatlıtuğ'u izleyeceğiz.

Büşra Develi, Feridun Düzağaç, Kıvanç Tatlıtuğ ve Alihan Türkdemir çekimleri sekiz hafta süren Hadi Be Oğlum filmini bitirmenin mutluluğu içerisinde. Film şubatta vizyona girecek.
FERİDUN DÜZAĞAÇ'IN TÜM ŞARKILARINI EZBERE BİLİRİM
Feridun Düzağaç'a siz hangi roldesiniz diye sorunca "Gelmiş geçmiş en iyi casting fikri benim bu filmde olmam" diyor. "Nasıl yani?" diyoruz, açıklıyor: "Kendimi canlandırıyorum." Sonra espriyi patlatıyor "Bu sefer müzisyenden oyuncu olmaz diye eleştiremeyecekler çünkü kendimi oynuyorum." Eee ne diyelim doğru vallahi. Ama onun bu filmde olma sebebi Kıvanç Tatlıtuğ. Anlatalım, hatta Tatlıtuğ anlatsın: "Arabayla uzun yol yapmayı severim. Yolculuğa çıkınca da dinlediğim müziklerin yüzde 90'ı Feridun Düzağaç'a ait. Bütün şarkılarını ezbere biliyorum. Kendini oynayacak bir müzisyen aranıyordu. Feridun Düzağaç'ı önerdim. Kırmadı kabul etti."
Peki Düzağaç cephesinde durum nedir? Düzağaç, Kıvanç'ın onu böylesine sevdiğini bilmiyormuş. "Zaten tanışıklığımız da yoktu. Ama uzaktan tabii tanıyorum kendisini. Severdim de. Tanıdıkça daha da çok sevmeye başladım. Kızım genç kızlığa geçiş döneminde bütün kızlar gibi Kıvanç hayranlarından biriydi. Özellikle Kuzey Güney dizisini izledim. Çok başarılıydı ve oradan seviyordum. Film böyle bir buluşmaya vesile olduğu için çok mutluyum."
Kıvanç Tatlıtuğ "Asıl ben mutluyum" diye söze karışıyor: "İlk sahnemiz çekilecek. Feridun Düzağaç kendini oynuyor. Ben Ali Kaptan'ım. Karşımda Feridun Düzağaç var. Çok heyecanlandım sonra da kendi Feridun Düzağaç serüvenimi anlattım ona... Filme katkısı tarifsiz... Çok teşekkür ederim kendisine..."
HAYAT BANA YENİ BİR KAPI AÇTI
TATLI BİR SÜREÇ YAŞIYORUM
"Oyunculuk her gün kendinizi aşmanız gereken bir meslek. Şu aralar gündelik öğrenmenin peşindeyim. Çünkü haftanın altı günü çalışınca kendinize çok vakit ayıramıyorsunuz. Yaşım itibariyle hayat bana yeni bir kapı açtı. Henüz o kapıyı aralamadım. Kapıyla karşılıklı bakışıyoruz. Tatlı bir süreç yaşıyorum. Bu süreç insanın ruh haline, ne yapmak istediğine yansıyor. Bu sürecin sonunun iyi olacağını düşünüyorum."
BAŞARISIZLIKTAN KORKMUYORUM
"Aşk-ı Memnu dizisini yaparken dizinin reytingleri çok yüksekti. Kuzey Güney ya da Kurt Seyit ve Şura'da reytinglerin zaman zaman düştüğü olmuştu. Bunlar dönemsel tepkilerdir. Bu iniş çıkışlar kişisel olarak beni ne başarılı yapar ne başarısız. Zaten bu konuda dışarıya kulağımı kapattım. Açıkçası umurumda da değil. Başarısız olmakla ilgili de bir korkum yok."
YOL AYRIMI VE KOCA DÜNYA'YI SEVDİM
Hadi Be Oğlum Kıvanç Tatlıtuğ'ın sinemadaki üçüncü filmi olsa da o iyi bir sinema seyircisi. Popüler bir figür ama bu bağımsız sinemamızı takip etmediği anlamına gelmesin. Zeki Demirkubuz, Reha Erdem, Nuri Bilge Ceylan'ın filmlerini vizyona girdikçe izlediğini söylüyor. Mesela bu yıl gösterilen Erdem'ın Koca Dünya'sını izlemiş ve beğenmiş. Beğendiği diğer bir film ise Yavuz Turgul'un Yol Ayrımı... Fırsat buldukça filmleri de dizileri de izlediğini anlatıyor. Ya dünya sineması? Merak ediyorum "Döndürüp döndürüp izlediğiniz filmler neler?" diyorum. Scarface, Baba serisi, Sol Ayağım, Derinlik Sarhoşluğu...
HİÇ BÖYLE BİR ÇOCUK OYUNCU GÖRMEDİM
Filmin oyuncularından Büşra Develi çok konuşkan değil. Bunun sebebi aslında rolünün kritikliği. Anneyi oynuyor ve üzerine konuşmak için filmi izlemek gerektiğini söylüyor. Juliette Binoche'e benzetiyoruz kendisini. Lakin tek benzeten biz değilmişiz. Sevdiği bir oyuncuymuş. Yönetmen Bora Egemen standartı yüksek bir ana akım örneği olduğunu anlatıyor Hadi Be Oğlum'un. Senaryo aşamasından başlayarak çekim süreci boyunca filmi ilmek ilmek dokurken çok titizlendiklerini söylüyor. Çocuk oyuncu Alihan Türkdemir'e de övgüler yağdırıyor. Tatlıtuğ da "Çok profesyoneldi. Hiç böyle bir çocuk oyuncu görmedim. Filmi izleyince ne demek istediğimi anlayacaksınız" diyerek alkışlıyor onu. Alihan ise biraz utanarak teşekkür ediyor.