Bir anekdotla başlayıp, hızlıca toparlayacağım
Çeşme günlerimi...
45'lerinde iki kadın arkadaşım Çeşme'nin en hit beachlerinden birine gidiyor. Ortam şahane, "Tulum'da mıyım, Çeşme'de miyim belli değil" diye anlatıyor benimkiler durumu. Rezervasyonla ve hatırı sayılır bir giriş ücretiyle gittikleri beach'te son derece mutlular. Denize girip çıkıyorlar, keyifle yemeklerini yiyorlar. Kitle genç. Fıstık gibi kızlar, delikanlılar. Saatler ilerliyor, sıra geliyor happy hour'a... DJ kabinde, havada dans kokusu. Herkes barın etrafında, koktelleriyle dans etmeye başlıyor. Benim arkadaşlar da kalkıp, dans ediyorlar. Kızlı erkekli bir grup geliyor bara doğru, 23'lerinde iki kız, benim arkadaşları görünce, gözlerini devirerek, "Ama olmuyor böyle teyzeleri pistten alalım" diyor. Benimkiler şoke!
Bu hep olur aslında...
İstanbul'da da, Çeşme'de de,
Bodrum'da da mekanlar genç ve genç kalanların arasında paylaşılamaz. Ama şakayla başlayan diyalog, dostlukla bitiyor. 23'lük genç kızlar günü benim 45'liklerle birlikte eller havaya şeklinde bitiriyor.
Çeşme demek eğlence demek. Dingin deniz, huzur, doğayla bütünleşeyim diyorsanız sizi pistten alalım.
CABBAR ÇOK MERAK EDİLİYOR
Bu sene Çeşme'nin en çok konuşulan ve merak edilen mekanı tartışmasız Cabbar. İstanbul Nişantaşı'nda ocakbaşı anlayışında devrim yaratan Serkan Koca, Çeşme'de de yapmış yapacağını. "Çeşme'nin Reina'sı olacağım" diyor. Olur da. Dekorasyonuyla, müzikleriyle adeta bir gece kulübü. Kebap keyfi de cabası. Çeşme'de gün batımı görebileceğiniz lokasyon sayısı çok az. Cabbar bunlardan biri. Bu yüzden gün batmadan Cabbar'a gidip, lezzetli yemekler eşliğinde güneşi batırdıktan sonra, dans etmeye hazır olun. Cabbar, Çeşme Marina'nın karşısında. Menüsü sadece kebap ve etleriyle değil,
Ege mezeleriyle de iddialı. Ama asıl iddiası yemeğin ardından gece kulübüne dönen anlayışı. 1200 kişi kapasiteli mekan, dans etmeyi, Boğaz'daki kulüpleri özleyen kitleyi hedefliyor. Mekanın işletmecisi Serkan Koca ile sohbet ettim... Koca heyecanlı...
"Bu zamana kadar yaptığım projelerin en iyisi bu. Bakın burası adeta bir dağ başı ama iyi bir şey yapınca insanlar geliyor. Alaçatı'da daha önce yaptığım mekanlar oldu. Orada sesle ilgili sıkıntılar oluyor belli bir saatten sonra, orada bir yer işletmek zor oluyordu. Pandemiyi düşünerek burada bir mekan yaptım. Daha ferah, daha rahat burası. Müthiş bir panoramik manzarası var. Türkiye'nin ilk ocakbaşı ve gece kulübü konseptiyiz. Biz yeni nesil meyhane değiliz, restoran ve kulübüz. Ocakbaşını niye sürekli salaşlıkla özdeşleştiriyoruz, ben kebapçı değilim. Ocakbaşı olayını modernleştirip, şık şık gelip, gece kulübü keyfini de yaşayacağı bir yer yaptık" diyor.
KOMŞUCULUK KAZANACAK
Alaçatı mekanları Bodrum'a benzemiyor. Burada Bodrum'daki gibi ateşli rekabet yok. Çoğu mekan sahibi birbiriyle arkadaş, özellikle Esnaf ve Melanj'ın işletmecileri Mehmet Davran ve Feyzan Cihan arasındaki ilişki benim çok hoşuma gidiyor.
Bu yıl ikisi de Çeşme Unique'in içinde... Melanj, Madeo Klein'in olduğu yerde. Her gece farklı bir konsept ile sahneye çıkan Mert Davran birbirinden güzel şarkıları ile herkesi dans ettiriyor. Oğuzhan Koç, Mehmet Erdem, Defne Samyeli gibi isimlerin sahneye çıkacağı Melanj yemekleri ile de dikkat çekiyor. Ege mezelerinin tadına doyum olmuyor. Özellikle kabak çıtırı denemenizi öneririm. İşletmeci Mehmet Davran "Bu yaz çok daha fazla heyecanlıyız. Yeni yerimizde daha büyük bir Melanj ile karşılıyoruz misafirlerimizi. Ve tüm yaz güzel sürprizlerimiz olacak... Eylül sonuna kadar buradayız. Her yaz olduğu gibi bu yaz da unutulmaz olacak" diyor.
Gelelim Esnaf'a... Bembeyaz bir ortamda topuklulara özgürlük ilan edilmiş! Biliyorsunuz özellikle Alaçatı'da Arnavut kaldırımları nedeniyle topuklu ayakkabı giyilemiyordu, durumdan haberi olmayıp giyen de adeta taşlanıyordu. Tüm kış, yazın giyeceği topukluların hayalini kuran kadınlar hep gözardı edildi... Şaka bir yana ama Esnaf yeni taşındığı Uniqe Alataçı'da, topuklu ayakkabı giymeye gayet uygun bir dekorasyon yapmış. Ben saatlerce oturmadan, öyle de dans ederim diyorsanız buyurun.
Esnaf bildiğiniz gibi. Mezeler nefis. Müzikler kitleyi oynatan cinsten. Karadeniz'in horonundan, Doğu'nun halayına, 90'lar pop müziğinden Ankara'nın bağlarına uzanan bir eğlence konsepti. Artık klasikleşen Esnaf davulcuları, darbukacıları yine ortamı coşturuyor, galiba müşteriler kadar mekanın işletmecisi Feyzan Cihan da eğleniyor. Ayaküstü sohbet ettiğim Feyzan'a, "Kendin eğlenmek için mekan açmışsın" diyorum. "Hayat kısa, kuşlar uçuyor" diyor. Mesaj alındı Feyzan...
GELMİŞKEN UĞRAYIN!

Günler sınırlıydı elbette her yere gidip deneyimleyemedim ama çok güvendiğim isimlerden tavsiyeler almadan da edemedim. İşte bunlar da var:

Limon Köyiçi'nin bende yeri ayrıdır. Geçtiğimiz yaz, şef Eyüp Gül ve ekibinin yaşattığı lezzet şölenini unutmam mümkün değil. Bu kez fırsat olmadı ama Alaçatı'ya gidip Limon'a uğramadan dönülmez!

Dalyan'da deniz kenarında Cevat'ın Yeri ambiyansı ve lezzetleriyle çok konuşuluyor.

Bu yıl beşinci senesine giren Veranda Alaçatı'ya gidenler eğlenceye doyuyor. Sandalyelerin üzerinde ya da kumda dans imkanı da va.r..

Sushi ve Uzakdoğu mutfağı için rota Angelo Grande. Geçen yıl İstanbul'da Arnavutköy'de açılan mekan, bu yaz Alaçatı'nın yenisi Zoe Otel'in içinde.

Maslak Oto Sanayi'ni lezzet düşkünlerine sevdiren Bernadet X Markus, Alaçatı Bernadet Otel'in içinde.

Alaçatı Port'ta Eski Dostlar'ın kebapları es geçilemez.

Ege'deyiz, elbette Yunan mutfağı deneyimleyeceğiz diyorsanız, buyrun Yunan şef Stathis Dapiapis'in mutfakta olduğu Elias Beach'in içindeki Elias Restoran'a...

Deniz mahsullerinde iddialı Niyazi'ye uğramak şart.
PLAJLARDA DURUM BÖYLE
* Bir Çeşme klasiği Momo Beach... Dekorasyonu yenilenen mekan herkesin gözdesi... Gitmeyeni dövüyorlar! Ama çocuksuz gitmek gerektiği için, bu kez pas geçtim.
* Before Sunset Beach çok şık plajlardan biri. Yanında da Boheme Beach var. İkisi için de rezervasyon şart, kapıda kalırsınız.
* Ben pek Ayayorgi'ci değilim. Sıkışık ortamı, koyda sıralanmış beach'lerin birbirine karışan müzik gürültüsü bu koya karşı beni önyargılı yaptı. Bu yaz maalesef Sole Mare'deydim. Olmaz olaydım. Alt alta, üst üste sıkışık minderlerinde sağa mı yatsam sola mı yatsam, 45 dakikadır garson plaja bir su getiremedi, yandım diye bir gün geçirdim. Tek güzel tarafı ekipteki ergenleri happy hour sırasında bir nebze eğlendirebilmek oldu. Ayayorgi'de keşke gitseydim diye aklımda kalan Cove Beach oldu. Denizden bakınca ortam çok rahat görünüyordu. Bir dahaki sefere artık. Bir de Om Paparazzi'yi listeme aldım.
*Sezonun en çok merak ettiğim yeri Plaj Dokuz Buçuk... Altınkum Çeşme'deki mekanın işletmecileri, Alaçatı'daki Dokuzbuçuk restoran ve butik otelin de sahipleri... Fotoğraflardan çok ferah ve rahat bir yere benziyor.