Ayrılık... Her iki cinsiyette de ayrılığa tepki, ayrılık sonrası yaşanan duygular ve zamanları farklılık gösterir. Genelde gördüğümüz tabloda ayrılık sonrasında kadın, ayrılık gerçekleştiği andan itibaren bu durumdan yoğun etkilenmeye başlar.
Genelde kitaplarda, dizilerde gördüğümüzde kendini eve hapsetmiş, pijamalarını giymiş, kendini abur cubur yemeye vermiş ve arkadaşları tarafından destek görmeye çalışan bir profildir. Bu kadın zaman geçtikçe kendini toparlar, dış dünyaya döner, yaşamında ve görünüşünde değişiklikler yapar, gitgide sosyalleşir ve yeni ilişkilere kendini açar.
Kitap ve dizilerde gördüğümüz ayrılık sonrası erkek; tamamen bağımsız olduğunu hisseder, hemen rotasını çapkınlığa çevirir. Ayrılıktan hemen sonra çok hızlı ilerleyen bu yaşam sonrasında yavaş yavaş özlemin de etkisiyle durağanlaşmaya ve mutsuzluğa dönüşür. Bu sahneyi birçok kez izlemiş veya aynısını yaşamış da olabilirsiniz. Aslında her ne kadar bu tablo klişeleşmiş olsa da ayrılık sonrası cinsiyete dair tepkiler genellikle aynı bu şekilde ilerlemekte...
ESKİ FLÖRTLERE YAPILAN ÇAĞRILAR
İlişkinin kişilere bu kadar güzel duygu ve düşünceler yaratmasının aslında bilimsel bir dayanağı da var. Birlikte yaşanırken beyin bir nevi ödül mekanizması yaşar. İlişki içindeyken yaşanan duygular kişinin haz almasını ve mutlu olmasını sağlar. Bu durum sürekli karşılandığında kişi iyi hisseder. Bu döngü bu şekilde ilerler. Ayrılık sonrasında bu sistemin eski haline dönmesi zaman alır. Yaşanan ilişkideki hisler, güzel anılar yavaş yavaş yok olduğunda beyin de ödül sistemini yavaş yavaş kaybetmiş olur. Aslında ayrılık sonrasında çekilen acının biyolojisi bu ödül sisteminin kaybolmasıyla ortaya çıkan duygusal yoksunluk hissi olmaktadır.
Ayrılık sonrasında çekilen acı aslında iyi hissettiren duyguların yok oluşundan kaynaklanmaktadır. İlişkinin sonlanmasından sonra beyin ilişkinin hâlâ devam ettiğini düşünür ve bu durumda da ödül mekanizmasını işletmeye devam eder.
İstediği tepkileri alamadığı zaman da aktivasyon düzeyindeki artışla bu duruma cevap verir. Ödül sisteminden beyne gelen bu çağrı, ayrılığın ardından mantıksız davranışların sebebini açıklamaktadır.
Eski sevgilinize mesaj atmaya çalışmak, iyi duygular hissedebilmek adına eski flörtlere yaptığınız çağrılar... Aslında bu kimyasal hormonları yoksunluk duygusundan ötürü geri kazanmaya çalışma ve bu durumla baş edememe halidir.
AYRILIĞIN ÜSTESİNDEN GELMEK İÇİN 5 YOL VAR
Ayrılık her iki cinsiyet için de acılı ve ağrılı bir süreçti.r Öncelikle ayrılığın herkesin başına gelebilecek çok normal bir süreç olacağını ve ilk gün geçmeyecekmiş gibi hissettiren o duyguların zamanla azalacağını bilin. Uzun soluklu ilişkilerden sonra nasıl davranacağınız ve hissedeceğiniz konusunda şaşkınlık yaşamanız çok normal bir durum. Şunu bilin ki, her gün gittiğiniz işiniz veya yaptığınız herhangi basit bir rutini yapmayınca çok garip ve eksik hissetmiyor musunuz?
Ayrılık durumu da istemediğiniz bir süreç ve alıştığınız iyi duyguların bir anda yok oluşu... Tabii ki boşluk hisleri ve belki de depresyon benzeri sonuçları olabilir. Bu durum belli bir dönem için normaldir. Ama bu durum uzun süredir devam ediyorsa artık toparlanmanın ve ayağa kalkmanızın vakti geldi demektir. Bu durumda da toparlanmak için bazı kararlara ve eylemlere ihtiyacınız var.
1. BU İLİŞKİ BİR YOLCULUKTU, KABUL EDİN!
Öncelikle işe ayrılığı kabullenmek ve normalleştirmekle başlayın. Bu ilişki gelişmeniz, değişiminiz ve öğreniminiz için yolculuktu. Ayrılık sonrası bu durumu kolay atlatabilirim düşüncesiyle ilişkide yaşanan olumsuz ve mutsuz duyguları aramaya çabalamayın. Kim olduğunuzu kendinize sık sık hatırlatın. İlişkiniz öncesi güçlü kişiliğiniz, başarılarınız, mücadeleleriniz... Bunları hatırladıkça ilişki dışında var olan 'siz'i hatırlayacaksınız. Siz ilişki var olmadan da güçlü, başarılı, mutlu ve sosyaldiniz.
2. NELERİ ERTELEDİĞİNİZİ HATIRLAMAK SİZE İYİ GELECEKTİR
Uzun zamandır belki birçok yere onunla gittiniz ve birçok şeyi onunla yaptınız. Tek başınıza neler yaptığınızı hatırlamakta bile zorlanıyorsunuz belki. Eskiden neler yapmaktan hoşlanırdınız? Nerelere giderdiniz? Arkadaşlarınızla mı vakit geçirirdiniz, yalnızlığını daha değerli hale getirebilenlerden miydiniz? Hobileriniz nelerdi ya hayalleriniz? Kendinize yeni deneyimler yaşamak için fırsatlar yaratın. Uzun zamandır yapmak istediğiniz ama belki de ilişkiden zaman bulup da yapamadığınız şeyler nelerdi? İşte tam da bunlara zaman yaratma vakti... Yaşamınızdaki rutinden çıkıp hayatınıza yeni hobiler ve aktiviteler katmak, sosyalleşmek; ayrılık rutininden kurtulmanın en basit ve etkili yollarından biridir. Uzun süredir bunlardan uzak kaldığınız için başlangıçta size ürkütücü gelse de üzerine gittikçe ne kadar keyif aldığınızı göreceksiniz.
3. DİKKAT! ESKİ FLÖRTLERE DÖNMEK BÜYÜK HATADIR
Ayrılık sonrasında sakın eski flörtlerinizle olmak veya yeni ilişkiler aramak aklınıza gelmesin. Başlangıçta belki çok iyi ve güçlü hissettirse de bu duygularla başlayan bu tür ilişkilerin sonu genellikle hüsran olmaktadır. Duygusal anlamda kendinizi toparladığınızı hissetmeden yeni bir ilişkiye başlamayı düşünmeyin. Çünkü değiştiniz, istek ve beklentileriniz bu doğrultuda gelişti. Kendinizi ve duygularınızı tam olarak tanımadan yeni bir ilişkinin kapılarını aralamayın. Tabii ki birileriyle vakit geçirmeniz çok doğal ve normal. Fakat bu durum dışında çok yapmak istediğiniz ama yapamadığınız birçok şeyi yapabilmeniz için de büyük bir fırsat var. Uzun süredir isteyip yapamadığınız şeyleri başardığınızı görmek de yanında en güzel bonusu. Belki seyahat etmek, uzun süredir yazmak istediğiniz o yazıya başlamak, kamp yapmak... Özetle yaşamınızda biri varken yok saydığınız istek ve hayalleriniz neler bunları hatırlayın ve onları yapmak için kendinizi cesaretlendirin.
4. SİZİ KOŞULSUZ SEVEN İNSANLARIN VARLIĞINI HATIRLAYIN
Ayrılık sonrasında sık sık yalnız olduğunuzu hissedebilirsiniz. Sürekli olarak kendinize yalnız olmadığınızı hatırlatın. Aileniz, dostlarınız, sevdikleriniz... Sizi koşulsuz seven insanların varlığını bilmek hâlâ çok güzel. Sevdiğiniz, güvendiğiniz insanlarla güzel zamanlar ve anılar yaratın. Belki de uzun zamandır görüşemediğiniz o arkadaşlarınızla plan yapmanın tam vakti... Belki de bu kişilerin bakış açıları size yepyeni kapılar açacak.
5. DUYGULARINIZI BASKILAMADAN YAŞAYIN!
En önemlisi de zamanın en iyi yardımcınız olduğunu unutmayın. İyi duygular emek ve çaba olduğu kadar zaman da ister. Üzüntü ve acı yaşamanız da sürecinize dahildir. Bu duyguları kapatmak yerine bu duyguların da zaman zaman olması gerektiğini kabullenin ve yaşayıp geçmesine izin verin.
SON SÖZ
Kendinize biraz zaman tanıyın. Olumsuz duygular gelse de hareketinizden, yaşamınızdan vazgeçmezseniz güçlenecek ve kendinizi gitgide daha iyi hissedeceksiniz. Tüm bunlar duygularınızı tanımanızı, yenilenmenizi ve sağlıklı ilişkiler kurabilmek için daha da iyi olmanızı sağlayacak. En değerli olanın siz olduğunuzu unutmayın.