Moda dünyasında trendlerin ne kadar hızlı değiştiğini hepimiz biliyoruz. Ancak ne olursa olsun bir trend var ki asla tamamen demode olmaz... O da kesinlikle romatizm trendidir. Kesim, kumaş, renk ve aksesuvarlarıyla her yerde romantik esintiler göreceğiz. Dediğimiz gibi romantizm bazen gotik trendi ile kol kola girer, bazen feminen bir çizgiye bürünür ya da hiç olmadığı kadar cesurlaşır. Farklı moda tasarımcılarının ellerinde farklı formlar alır ama moda ve romantizm asla birbirinin elini bırakmaz. Hepimizin bildiği gibi tercih ettiğimiz kumaşlarla ve kumaşların üzerindeki desenlerle kıyafetlerimiz bir anda bambaşka bir havaya bürünebilir. Hatta en keskin ve maskülen parçalar bile küçük dokunuşlarla yumuşayabilir. Dantel ve çiçekli desenler bunun için birebirdir. Uzun lafın kısası bu ilkbahar-yaz sezonunda genel olarak stiliniz ne olursa olsun moda dünyasında romantizm havasından nasibinizi alacağınızı söyleyebiliriz.

KADİNSİ VE NAİF BİR HAVA
Romantizm dendiği zaman sadece pembeler, tüller, danteller ve biraz da çocuksu bir hava gözünüzün önüne geliyor olabilir. Ancak moda tasarımcılarının ellerinde bu renkler ve kumaşlar bile bambaşka bir havaya bürünüyor. Bu konuyla ilgili "Romantizm zayıflık değil, bir güçtür" diyen tasarımcı Pierpaolo Piccioli, ikonikleşen hacimli ve kabarık silüetleri için bir defilesinin ardından bu sözü söylemişti. 2025 ilkbahar-yaz sezonu bizi romantik ama özgüvenli bir yaza hazırlıyor. Görünümler, her zaman alışık olduğumuz klasik romantik anlayış yerine bütünleştirici ve sırları detaylarda gizli bir gustoyla geliyor. Danteller, drapeler, katmanlı fırfırlar, tüller, şifon ve organze dokular feminenliği en üst seviyeye çıkararak kadınsı ve naif bir duruşu destekleyen girlcore estetiğini oluşturuyor. Uzun lafın kısası bu yaz sokaklarda bol bol pembe renk, inciler, kurdeler, babetler, tül detaylar, danteller, pötikareler, çiçek desenleri, beyaz tonlar göreceğiz.

DANTELLERLE BEZELİ BİR YAZ
Romantizm ve moda kelimeleri yan yana geldiğinde belki de akla ilk olarak danteller gelir. Detaylarından ötürü üretilmesi birçok kumaşa göre daha fazla emek ve zaman isteyen dantel kumaşı bu özellikleri sebebiyle 1500'lü yıllardan beri varlıklı kesimin tercih ettiği bir kumaş olarak bilinirdi. Günümüzde sentetik elyafların da etkisiyle herkesin ulaşabileceği bir materyale dönüştü; ama soylu ve romantik dokusundan hiçbir şey kaybetmedi. Doğruyu söylemek gerekirse dantel kumaş transparanlığından ötürü çoğu zaman giysilere detay olarak ekleniyor. Yakalar, kollar ve giysilerin alt bölümlerinde sık sık rastladığımız dantel şimdilerde transparan giyimin moda olmasıyla giysilerin ana kumaşı olarak da karşımıza çıkıyor. Tasarımlara kattığı feminen dokunuşuyla küçük bir parça dantel kumaş bile bir giysiyi romantik kılmaya yetiyor. Ama ilkbahar-yaz sezonu dantel detayları büyün bir elbisede ya da bluzda rahatlıkla görebildiğimiz bir dönem. Dünyanın önde gelen tasarımcıları bu sezon romantizm kavramına koleksiyonlarına geniş yer veriyor. Ama hepsi pespembe bir duruşa da sahip değil. Hatta romantizm, 2025'te daha gotik bir tavırla dönüş yapıyor bile diyebiliriz. Saint Laurent'in deri ceketlerinin altından sızarken bu sezon, modaya aşk mektubu, transparan katmanlarla yazılıyor. Alessandro Michele'nin tuhaf ama güzel çiçekleri, Rick Owens'ın teatral formlarla oynaşan silüetleriyle buluşuyor. Organze ve tül hem masalsı hem de dramatik bir kontrast yaratıyor. Aşkı tutku ve yasla yaşayan karanlık romantizm, ince dantel işlemeler ve kadifeyle işlenmiş dokularda tasarımlara entegre oluyor.

1800'LÜ YILLARDAN BERİ HAYATIMIZDA
Modada romantik stil, narin detaylar ve yumuşak, içten bir renk paleti ile kibarlığı ve kadınsılığı çağrıştıran görsel bir estetiktir. Bu stil, 19'uncu yüzyılın Romantik döneminde doğmuştur sanat klasik güzelliği ve doğanın yoğunluğunu vurguladı. Romantik Dönemi anlatan giyim tarzı; 1815-1840 yılların da İtalya'da ortaya çıktı. Yeni Romantik ya da yeni romantisizm, 1980'lerde özellikle Birleşik Krallık'ta ortaya çıkmış ve kısa bir süre de gençler arasında yaygın bir moda akımı haline geldi. Romantizm dönem (1800-1840); Klasizm edebiyatına ve stiline tepki olarak ortaya çıkmıştır. Edebiyat ve müzikle alakalı olarak başta İngiltere ve Almanya olmak üzere tüm Avrupa ülkelerinde etkili olmuş, öncülüğünü Fransız yazar Victor Hogo yapmıştır. Bu döneme Fransız ihtilali ve sanayi devriminin de etkisi vardır. Kültürlü insanların sayısı gün geçtikçe artmaya, kadınlar kliselerde ve yardım kuruluşlarında gözükmeye başladı. Romantik giyim stilinde; çizgili, çiçekli, pötikareli, puantiyeli, kalpli desenleri kıyafetlerde oldukça sık görürüz. Ağırlıklı olarak kırmızı, mavi, beyaz, pembe ve pastel tonları tercih edilir.
MODA DÜNYASI DUYGUSAL KAÇIŞ PEŞİNDE
Hep diyorum psikolojinin, sosyolojinin moda dünyası yani tasarımcılar üzerinde büyük bir etkisi var. Ve genelde en zorlu dönemlerde, en kaçmak istediğimiz zamanlarda daha yumuşak, romantik detaylar moda dünyasında ön plana çıkıyor. Zaman hızlandıkça ve dünya kaotikleştikçe insan doğası yeni arayışlara sürükleniyor. Ve dediğimiz gibi bu arayışlar çoğunlukla romantizm ve çocuksu bir mutluluk yönünde oluyor. Böyle zamanlarda sadece iyi ve güzel olanı dilemek, en iyi çözümlerden biri olabilir. Romantizm, yalnızca bir trend değil; aynı zamanda, insanın içinde kaybolduğu hız çağında geçmişe özlem ve kendini arama çabası olarak da görülebilir. Romantizmin yüksek modaya dönüşü, aslında varoluşun saf hali olan basit duygulara özlem duymanın bir tezahürü. Lüks moda dünyası, ihtiyaç duyduğumuz bu dönüştürücü gücü bizler için fazlasıyla sağlıyor.