"Ve şimdi, bakışlarını Semerkant üzerinde gezdir! O, yeryüzünün kraliçesi değil mi? Tüm kentlerin kaderini ellerinde tutmuyor mu?" Şair Edgar Allan Poe'nun bir şiirinde bahsettiği Özbekistan'ın kadim şehri Semerkant, eylül ayında dünya satrancının kalbinin atacağı yer olacak. Satranç dünyası, tarihin en heyecanlı olimpiyatlarından biri için gün sayarken, son olimpiyat şampiyonu Hindistan (2024) ve bir önceki olimpiyatın şampiyonu Özbekistan (2022), bu kez bu unvan için Semerkant'ın büyüleyici atmosferinde mücadele verecek. Ancak 46. Dünya Satranç Olimpiyatı'ndaki olası bir Türkiye-Özbekistan eşleşmesi, sadece iki 'harika çocuk' Yağız Kaan Erdoğmuş ve Javokhir Sindarov'un mücadelesi değil; Ankara ve Taşkent arasındaki diplomatik adımların satranç tahtası üzerindeki yansıması olacak. Turnuvada gözler her an karşı karşıya gelmesi muhtemel iki kardeş ülke, Türkiye ve Özbekistan'a çevrilidi. Ancak bu olası eşleşmeyi sadece spor sayfalarının değil, diplomasi koridorlarının da manşeti yapan çok güçlü bir arka plan var. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mayıs ayındaki Türkistan ve Kazakistan resmi ziyaretleri, Türk devletleri arasındaki stratejik ortaklığı zirveye taşımıştı. Enerji başta olmak üzere ticaretten savunmaya, kültürden eğitime uzanan anlaşmalarla yeni bir dönemin kapıları aralandı.

TÜRK DÜNYASINDA BAYRAK DEĞİŞİMİ
Ankara ve Taşkent arasındaki bu 'tam uyum', Semerkant'taki satranç olimpiyatları öncesi Türk dünyasının kültürel ve sportif entegrasyonuna da en büyük rüzgarı sağladı. Bu stratejik hamle, şimdi genç dehaların elinde siyah ve beyaz karelerde hayat bulmaya hazırlanıyor. Bu entegrasyonun spor ayağında en somut adımı ise satranç masasında atıldı. Uluslararası Satranç Federasyonu (FIDE) himayesinde, Türk Devletleri satranç federasyonlarının temsilcilerinin katılımıyla ve Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Mirvokhid Azimov'un iştirakiyle düzenlenen Türk Devletleri Satranç Birliği'nin 1. Genel Kurulu, Aralık 2025'te Gaziantep'te düzenlenmişti. Türkiye'nin öncülüğünde kurulan Türkçe Konuşan Ülkeler Satranç Birliği, Türk genç yetenekleri aynı çatı altında toplama misyonunu başarıyla başlattı. Türkiye, bu anlamlı bayrağı kardeş Kazakistan'a devretti. Birliği kuran Türkiye ile birliğin başkanlığını devralan Kazakistan ve olimpiyata ev sahipliği yapacak olan Özbekistan, satrancın geleceğini şekillendiriyor.

HAYALİMİZ TÜRK FİNALİ
Diplomatik ve kurumsal iş birliğinin satranç tahtasındaki küresel kahramanları ise iki dahi çocuk olacak. Bir tarafta 12'sinde Büyükusta (GM) olan, 2022'den bu yana Özbekistan'ı başarıyla sırtlayan 20 yaşındaki ev sahibi Javokhir Sindarov... Diğer tarafta ise Türkiye'nin dünyada sınırları zorlayan, 12 yaşında GM unvanını alıp kırdığı rekorlarla uluslararası basının odağı haline gelen henüz 15'indeki gururumuz Yağız Kaan Erdoğmuş... Ve Eylül 2025'te Semerkant'taki Grand Swiss'te mevcut Dünya Şampiyonu Gukesh'i devirerek tarihe geçen Ediz Gürel... Bu yıldızlarımızla biz de fazlasıyla iddialıyız.. Bu konuda Astana'daki Türk Satranç Birliği Genel Kurulu'na da katılan, Türkiye Satranç Federasyonu Asbaşkanı ve Türk Satranç Birliği Denetim Kurulu Üyesi Seçkin Serpil ile konuştuk: "Spor dünyasında artık sportif sonuçların diplomatik olarak da desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Gün geçtikçe önemini ve gücünü artıran Türk Satranç Birliği sporcuları, dünya yaş gruplarında ve olimpiyatlarda her geçen gün önem kazanmakta. 2026 adaylar turnuvası şampiyonu Sindarov, birliğin Astana'da da gündemimizdeki önemli konulardan biriydi. Benim tahminim Sindarov'un Gukesh'i yeneceği yönünde.

DEVLET DESTEĞİ ÇOK KIYMETLİ
Böylece Türk Satranç Birliği'nden bir dünya şampiyonumuz olacak. Temennim, gelecekte Türkiye'den de adaylar turnuvasına bir sporcumuzun katılması ve o turnuvayı kazanmasıdır. Tüm kadim medeniyetlerde kehanet önemli bir yer tutar. Benim gönlümden geçen 2028 yılındaki Dünya Şampiyonası finalinde Sindarov-Erdoğmuş finali izlemektir. Umarım bu tarihi finali yine birliğimizin güzide, kadim kentlerinden birinde gerçekleştiririz. Dünya Şampiyonu'nu yenen Ediz ve eski dünya şampiyonu Carlsen'i bu seferlik elinden kaçıran Erdoğmuş bize imkansız görünen ufukları mümkün kıldılar. Sporcularımıza, ailelerine, antrenörlerine ve bir satrançsever olarak da teşekkürü borç biliyorum. Satranca her zaman desteklerini esirgemeyen Gençlik ve Spor Bakanlığı'mıza, Spor Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Veli Ozan Çakır'a ve Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu'na şükranlarımızı sunarız."