Nevşehir'de valilik himayesinde düzenlenen 2. Uluslararası Kapadokya At ve Atçılık Kültürü Festivali'ndeyim. Farklı ırklardan 29 at, güzellik yarışmasında jüri karşısına çıkıyor. Atların genel görünüm ve zarafet, vücut yapısı, bakım ve kondisyon gibi kriterler üzerinden değerlendiriliyor.
Sohbet esnasında "Biliyor musunuz, kızlarımız da su topunda 1. Ligi üçüncü sırada bitirdi" dediler. İlk ikiyi sorunca az sonra şaşkına döndüm. Denizi kıyısı olmayan, şehirde maç oynanabilecek tek bir havuzu olan Nevşehir Belediyesi'nin kadın su topu takımı, sezonu Göztepe ve Galatasaray gibi dev kulüplerin ardından üçüncü sırada bitiriyor. Hemen bu kızlar ve antrenörleriyle görüşmeliyim. Lakin sezon bitmiş, yaz olduğu herkes sağa sola dağılmış. Antrenör Oğuzhan Yazıcı'ya ulaşıp "Hocam takımdan kimi bulursan yarın seni Kılıçlar Vadisi'nde bekliyorum" diyorum. Gencecik bir antrenör, gözünden umut fışkıran Oğuzhan Hocam yanına aldığı dört kızımız kaptan Ebrar, Elif, Eylül ve Cemre geliyor. Güzel atlar diyarı Kapadokya, Peri Bacaları'nın önünde bozkır kızlarının, büyük şehir kulüplerinin nasıl kafa tuttuğunu dinliyorum.
- Hocam sizi tanıyabilir miyiz?
- Oğuzhan Yazıcı:
Aslen Ürgüplüyüm. Yaklaşık 12 yıldır Nevşehir'de bu branşla uğraşıyorum. Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlıyım. Son 10 yıldır da Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü çatısı altında antrenörlük yapıyorum. Biz en alt yaş kategorilerinde başladık. Oradan 16, 18, U20 ve A takımı yani büyük takımlar kategorilerine kadar geldik. Mücadele etmeye devam ediyoruz. Aslında takımımız çok daha kalabalık ama sezon bittiği için dört kızımızı getirebildim.

- "Kimse ikinciyi konuşmaz, önemli olan birincilik" derler ama bizi sizinle üçüncü olan bu takımı konuşmak istiyoruz.
- O.Y.: Bu sene gerçekten çok büyük emek verdiler. Haftada altı gün antrenman yapıyoruz. Bazı günler sabah-akşam çift antrenman... Okulu aksattıkları oluyor çünkü hazırlık süreci var, müsabakalara gidiyorlar sürekli, il değiştiriyorlar, sürekli seyahat halindeler. Ciddi bir emek var yani.
- Şuan üçüncü olan takımın serüveni nasıl başladı?
- O.Y.: En dipten, bölgesel ligden... Yaklaşık 8-9 yıllık bir serüven bu. Aşama aşama ilerledik. Ben işe başladığımda yaklaşık 24 yaşında falandım. Şuan 36'yım... Alt yaş kategorilerinde başladık, kızların yaşları büyüdükçe A takıma kadar çıktık. Yani büyük kadınlarla mücadele etmeye başladık. Tabii bu arada alttan gelen yeni jenerasyonlarımız da vardı. Onlar da aşağıdan ablalarından bayrağı teslim alıp geliyorlar. Hatta onlar üçüncü jenerasyon diyebiliriz. 9-10 yıl içinde üç kuşak falan geçti yani elimizden.
- Bu sezonu konuşalım mı hocam?
- O.Y.: Biz ilk defa Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü olarak European Aquatics (Avrupa Su Sporları Federasyonu) kupalarında yer aldık. Bir önceki sezonu yedinci olarak tamamladık. Geçen sezon da hedefimiz ilk 4 içerisinde yer alıp Challenger Cup'a gitmekti. Bunu elde edip kasım ayında Challenger Cup'ta Çekya'da serüveni başlattık. Kendi grubumuzda Çek, Alman, Slovak takımları vardı. İki galibiyet alarak bir üst tura ilerledik. Final Four'a kalamadık ve Challenger Cup'da beşinci olduk. Daha sonra kendi ligimizde bu sezonu Göztepe ve Galatasaray'ın ardından Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü olarak üçüncü tamamladık.

NEVŞEHİR'İN HER ZAMAN SÖYLEYECEK SÖZÜ VAR
- Bozkırın ortasından çıkıp denize kıyısındaki Ege'nin, İstanbul'un dev kulüplerine kafa tutuyorsunuz...
- O.Y.: Evet Nevşehir'de deniz olmadığı gibi tek bir havuz var ve standartları da gerçekten düşük seviyede. Bir antrenman havuzu diyebiliriz. Evet antrenman için yeterli ama bir müsabaka yapmak için bile yeterli seviyede değil. Biz burada ev sahipliği yapmak için zorlanıyoruz. Belediye giderlerimizi karşılıyor. Bizim yerli ve yabancı transferlerimiz de oluyor. Kendi yetiştirdiğimiz şehrimizin kızlarına takviyeler de oluyor. Haddimizi de biliyoruz ama Nevşehir'in her zaman söyleyecek sözü var. Bunu da Avrupa'da mücadele ettiğimiz sezonda kendi ligimizi üçüncü bitirerek gösterdik.

- Hocam ne yönde eksiklikleriniz var?
- O.Y.: Yaşlarından kaynaklı tecrübe eksiklikleri var. Yaş ilerledikçe maç tecrübeleri artacak. Lokasyon olarak da bölgedeki tek takımız. Çevremizde bu düzeyde maç yapabileceğimiz başka takımlar yok. Kayseri'de Ankara'da var ama bizim düzeyimizde değil. O da bizim için bir dezavantaj.
Tecrübeye gerçekten ihtiyaçları var. Bu da yaş ilerledikçe, Avrupa'da daha çok maç yaptıkça daha da hızlı gelişecekler.
- Kaptanımızdan devam edelim. Nerede okuyorsun?
- Ebrar Uçar: Ben MBA Koleji'nde okuyorum. Beş yıldır su topuna devam ediyorum. Bu spora ilk başta yüzmeyle başladım.
Ondan sonra ilgimi çekti. Bu sezon belli hedeflerimiz vardı. Sezonu üçüncü bitirmemiz benim için sürpriz olmadı. Gerçekten çok çalıştık ve emeklerimizin karşılığını da aldık. Almaya da devam edeceğiz. Kişisel hedeflerimize gelirsek veteriner olmak istiyorum.
Hayvanları seviyorum, ilgimi çekiyorlar.

BİR HAVUZ YAPTIRAN ÇOK DUA ALIR
- Şehirde tek bir havuz var diyorsunuz. Peki Nevşehir'in zenginlerinden biri çıkıp "Bu takım başarılı olmuş, ben bir havuz yaptırayım" dese...
- O.Y.: Çok dua alır.
- Elif Erdoğan: Çevremizde bizi desteklemeyen kimse yok. Arkadaşlarımız ailemiz, hocalarımız, kulübümüz, ailemiz herkes bizi sonuna kadar destekliyor ve bu çok önemli.
- Eylül Yaşar: Nevşehirliyim, su topuna 11 yaşında başladım. Hedeflerim su topunda ilerlemeyi düşünüyorum. Başka bir spor yapmayı düşünmüyorum. Su topu branşında antrenör olmak istiyorum. Bu sezon iyi olduğumuzu düşünüyorum, güzel geçti. Elimizden geleni yaparak iyi bir yere geldik. Hocamızdan memnunum. Haftada 6 gün çalışıyoruz. 4 gün havuz antrenmanı 2 gün de fitness antrenmanı...
- Cemre Öztürk: 10'uncu sınıfa geçtim. Ürgüplüyüm. Su topunu 5 yıldır yapıyorum. Öncesinde yüzmeden başladım. Kişisel hedef olarak milli takım tabii ki... Meslek olarak da antrenörlük ya da rehberlik olabilir.
Seneye Avrupa'ya çıkarız, inanıyorum. Zaten orada da final oynarız.