Konuşmasının başında Düzce'de olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Mustafa Destici, İl ve İlçe teşkilatlarıyla bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu söyledi. Basın mensuplarını ve teşkilat üyelerini selamlayan Destici, ziyaretin ana sebeplerinden birinin Bayram Bilgin'in annesinin vefatı nedeniyle taziye ziyareti olduğunu ifade etti.

Merhumeye Allah'tan rahmet dileyen Destici, Bayram Bilgin'in daha önce de yakın aile fertlerini kaybettiğini hatırlatarak, ailesine başsağlığı dileklerini iletti. Destici ayrıca Düzce İl Başkanı Emre Erdem, il yönetimi, ilçe başkanları ve kadın kollarına teşekkür ederek, teşkilatın çalışmalarını "başarılı, onurlu ve kararlı" olarak niteledi.

"İRAN'I KISA SÜREDE TESLİM ALACAKLARINI DÜŞÜNDÜLER, HESAPLARI TUTMADI"
Destici, konuşmasının önemli bölümünde Orta Doğu'daki gelişmelere yer verdi. Emperyalist ABD ile siyonist ve terörist olarak nitelediği İsrail'in Filistin, Gazze, Lübnan ve Suriye'den sonra İran'a yönelik saldırılarının yaklaşık 40. gününe geldiğini söyleyen Destici, saldırıların kısa sürede sonuç vermesinin beklendiğini ancak bunun gerçekleşmediğini savundu.
ABD ve İsrail'in 1-2 hafta içinde İran'ı teslim almayı hedeflediğini belirten Destici, İran'da rejim değişikliği hedeflendiğini, ancak İran devletinin halkıyla birlikte ciddi bir direniş ortaya koyduğunu söyledi. Mossad ve CIA ajanlarına rağmen İran'ın direncini sürdürdüğünü ifade eden Destici, İran ordusunun da "müthiş bir direniş" gösterdiğini dile getirdi.
İran'ın savaşın uzamasıyla birlikte özellikle Körfez'de ABD üslerine ciddi saldırılar düzenlediğini öne süren Destici, son günlerde ABD'ye askeri anlamda büyük kayıplar verdirildiğini, uçakların ve helikopterlerin düşürüldüğünü, gemilere zarar verildiğini, radar ve elektronik sistemlerin bozulduğunu savundu. İsrail'in de ağır füze bombardımanı altında kaldığını söyledi.
"GEÇİCİ ATEŞKES MEMNUNİYET VERİCİ AMA GÜVENİLİR DEĞİL"
ABD Başkanı Donald Trump'ın önceki gün yaptığı açıklamayı da değerlendiren Destici, "Bu gece bir medeniyet yok olacak" sözlerine tepki gösterdi. Hiçbir medeniyetin bir gecede yok olmayacağını ifade eden Destici, İran'ın teslim olmadığını ve yok edilemediğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Pakistan'ın devreye girmesi sonucu 10 günlük geçici ateşkes imzalandığını belirten Destici, bundan memnuniyet duyduklarını kaydetti. Ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve bölgede barışın tesis edilmesi gerektiğini vurgulayan Destici, yalnızca İran ile ABD-İsrail hattında değil; Filistin, Lübnan, Suriye, Irak ve Körfez hattında da çatışmaların sona ermesini istediklerini söyledi.
Ancak bu ateşkesin güvenilir bulunmadığını da açık şekilde ifade eden Destici, Trump yönetiminin tutarsız tavrının bunu gösterdiğini savundu. İran'a ilk saldırının, diplomatik görüşmeler sürerken yapıldığını hatırlatan Destici, bu nedenle ateşkese temkinli yaklaştıklarını belirtti.
"İSLAM ÜLKELERİ TOPYEKÛN AYAĞA KALKMALI"
Destici, ABD ve İsrail'in saldırganlığının durdurulabilmesi için başta İslam ülkeleri olmak üzere dünya devletlerinin topyekûn ayağa kalkması gerektiğini söyledi. Böyle bir ortak tavır sergilenmesi halinde saldırganlığın mutlaka duracağını belirtti.
Trump'ın NATO'ya yönelik eleştirileri ve tehditlerine de değinen Destici, NATO'nun ABD'ye değil, ABD'nin NATO'ya ihtiyaç duyduğunu savundu. NATO'nun bugüne kadar birçok noktada ABD'nin jandarmalığını yaptığını öne süren Destici, ABD'nin ise yalnızca kendi çıkarı için Afganistan, Irak, Libya ve Suriye'de bulunduğunu ifade etti. ABD'nin NATO'dan çıkmasının NATO için değil, ABD için kayıp olacağını belirten Destici, İran karşısında Washington yönetiminin ne hale düştüğünün görüldüğünü söyledi.
"ABD VE İSRAİL YENİLMEZ DEĞİL"
İslam ülkelerinin yaşananlardan büyük ders çıkarması gerektiğini dile getiren Destici, İran'la yaşanan 40 günlük savaşın, ABD ve İsrail'in yenilmez olmadığını ortaya koyduğunu söyledi. Yeter ki İslam ülkeleri ortak duruş sergilesin diyen Destici, bu devletlerin ve orduların yenilemez olmadığını ifade etti.
"EN BÜYÜK PAY SAVUNMAYA AYRILMALI"
Türkiye'nin kendi güvenliği açısından dört alanda kendi kendine yeter duruma gelmesi gerektiğini söyleyen Destici, bunları gıda, ilaç-aşı, enerji ve savunma sanayii olarak sıraladı. En önemlisinin savunma sanayii olduğunu vurgulayan Destici, "Güvenliğiniz yoksa ne özgürlüğünüz olur, ne refahınız olur, ne sağlığınız olur" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, hükümetin ve Cumhur İttifakı'nın bu konudaki yaklaşımını desteklediklerini ifade eden Destici, savunma sanayiine ayrılan kaynağı eleştiren muhalefet çevrelerini de hedef aldı. Geçmişte bazı muhalefet temsilcilerinin "İHA'lara, SİHA'lara ne gerek var?" dediğini hatırlatan Destici, İran'ın direnebilmesinin arkasında savunma gücünün bulunduğunu söyledi.
"750 LİRA DEĞİL, 7 BİN 500 LİRA KATKI ALINSIN"
Destici, konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde savunma sanayii için vatandaşlardan alınması gündeme gelen katkı payına değindi. Geçtiğimiz yıl her vatandaştan yılda bir kez 750 liralık katkı istenmesinin konuşulduğunu hatırlatan Destici, Büyük Birlik Partisi olarak bunun 750 lira değil, 7 bin 500 lira olması gerektiğini savunduklarını belirtti. Bu katkının gönüllülük esasına dayalı ya da farklı yöntemlerle alınabileceğini söyleyen Destici, "Savunma sanayiine harcanacak her kuruş helal olsun" ifadesini kullandı.
ROKETSAN VE FÜZE PROJELERİ İÇİN DESTEK MESAJI
Dün Roketsan'da düzenlenen törenden de söz eden Destici, özellikle balistik füzelerin teslim törenine dikkat çekti. Tayfun başta olmak üzere yürütülen projelerle gurur duyduklarını belirten Destici, Türkiye'nin menzil kabiliyetinin daha da artacağını söyledi.
Savunma sanayii alanında emeği bulunan herkesi kutlayan Destici, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri, Savunma Sanayii Başkanlığı, savunma şirketleri, mühendisler ve işçilere teşekkür etti. Büyük Birlik Partisi olarak savunma sanayii yatırımlarını sonuna kadar desteklediklerini ifade etti.
"KİMLİKTEN, KÜLTÜRDEN VE İNANÇTAN UZAKLAŞMA VAR"
Türkiye'nin en büyük problemlerinden birinin toplumsal dejenerasyon olduğunu savunan Destici, Türk kültüründen, örf ve adetten, İslam inancından ve Kur'an ahlakından uzaklaşma yaşandığını söyledi. Büyük bir yozlaşma sürecine girildiğini belirten Destici, bu konuda duruşlarının net olduğunu dile getirdi.
Bazı kesimlerin özgürlükler ve bireysel haklar adı altında ahlaksızlığı ve sapkınlığı topluma ve gençlere dayatmaya çalıştığını savunan Destici, buna karşı olduklarını söyledi.
"OKULLARDA BÖYLE BİR DAYATMAYA İZİN VERİLEMEZ"
Destici, konuşmasının bir bölümünde LGBT tartışmalarına değinerek, Müslüman Türk çocuklarına LGBT dersi verilmek istendiğini ve bazı etkinliklerle bunun yapılmasının amaçlandığını iddia etti. Bunu "hadsizlik" ve "ahlaksızlık" olarak nitelendiren Destici, böyle bir girişime asla müsaade edilemeyeceğini söyledi.
Milli Eğitim Bakanı'nın bu konuda izin verilmeyeceğine dair açıklamasını yerinde bulduğunu belirten Destici, Büyük Birlik Partisi olarak da buna izin vermeyeceklerini ifade etti. Türk milletinin, Türk gençliğinin, öğretmenlerin ve Milli Eğitim camiasının da böyle bir dayatmaya karşı duracağına inandığını söyledi.
Destici, söz konusu taleplerin arkasında aşırı sol yapılar ve marjinal unsurlar bulunduğunu ileri sürerek, bu çevrelerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne aidiyet duymadığını savundu.
"TÜRK BAYRAĞINI TAŞIMAYANLARIN NİYETİ BELLİDİR"
Bu çevrelerin eylemlerinde Türk bayrağı taşımadığına dikkat çeken Destici, bunu Türkiye'ye aidiyet sorunu olarak değerlendirdi. Türk bayrağını eline almayan, başka yapıların ya da bölgelerin sembollerini kullanan kişilerin niyetinin açık olduğunu söyledi. Destici, devletin ekmeğini yiyip suyunu içen, bu devletin şemsiyesi altında yaşayan hiç kimsenin devlete karşı hainlik yapamayacağını ve parmak sallayamayacağını ifade etti.
"ERKEN SEÇİM DÜŞÜK İHTİMAL, AMA ÖNE ALINMIŞ SEÇİM OLABİLİR"
Erken seçim tartışmalarına ilişkin soruya da yanıt veren Destici, erken seçim ihtimalini düşük gördüğünü, ancak öne alınmış bir seçimin mümkün olabileceğini söyledi.
Bunun temel sebebinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi olduğunu ifade eden Destici, Erdoğan'ın bu konuda açık bir talep dile getirmemiş olsa da Türkiye'nin içinden geçtiği şartlar sebebiyle onun deneyimine ve tecrübesine ihtiyaç bulunduğunu savundu.
Destici, mevcut dönemin yeni bir siyasi maceraya girme zamanı olmadığını, Türkiye'nin güçlü bir devlet tecrübesiyle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Bölgedeki savaşlar, katliamlar, soykırımlar ve Türkiye'ye yönelik tehdit söylemleri nedeniyle mevcut sürecin olağan bir süreç olmadığını belirtti.
"CUMHURBAŞKANI BİR KEZ DAHA ADAY OLMALI"
Türkiye'nin savunma sanayiindeki yükselişini tamamlaması, enerji hamlelerini sürdürmesi ve caydırıcılığını artırması gerektiğini belirten Destici, ülkenin tıpkı ABD, İsrail, Fransa, Rusya ve Çin gibi nükleer kapasiteye sahip olması gerektiğini savundu. Bunun saldırı amacıyla değil, caydırıcılık için gerekli olduğunu söyledi.
Savunma sanayiine ayrılacak kaynaklara itiraz eden çevreleri de eleştiren Destici, bu ülkenin hassasiyetlerini taşımayan bir kesimin var olduğunu ve buna karşı dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi.
DEM Parti ve uzantıları dışında doğrudan başka bir partiyi hedef almadığını söyleyen Destici, buna rağmen Türkiye'de devletin adı, milletin kimliği ve hassasiyetleri konusunda duyarsız bir topluluğun bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle uyanık, dikkatli ve teyakkuzda olunması gerektiğini vurguladı.
"ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ YA DA SEÇİM KARARIYLA MÜMKÜN OLABİLİR"
Destici, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday olmasının bir görev olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Bunun için anayasa değişikliğiyle üçüncü kez adaylığın önünün açılabileceğini, bu olmazsa tek yolun seçimin bir miktar öne alınması olduğunu belirtti.
Seçimin altı ay ya da bir yıl öne alınmasının şart olmadığını ifade eden Destici, Yüksek Seçim Kurulu seçim takvimini açıklamadan önce Meclis'in alacağı bir seçim kararıyla Cumhurbaşkanı'nın yeniden aday olabileceğini söyledi. Destici, "İnşallah da öyle olur" diyerek sözlerini tamamladı.