Bahri OKUMUŞ: Dakika 1 gol 1

Giriş Tarihi: 18.8.2015
Hakemlerin, İzmir takımlarına karşı takıntılı ve peşin hükümlü oldukları teorisi sıkça ortaya atılır. Zira, bir miktar "Herkes bize düşman" paranoyası taraftarlığın olmazsa olmazıdır.
Ancak Birinci Lig'in daha ilk haftasında iki İzmir takımının maçlarını biraz dikkatli biçimde izleyince ben de "acaba mı?" demeye başladım doğrusu.
Öncelikle Karşıyaka'nın Adana Demirspor deplasmanında uğradığı haksızlığı "futbolun olağan hataları" çerçevesinin içine oturtmakta zorlanıyorum. Bakın ilk gole... Golü atan oyuncu, arkadaşı topla oynadığı anda, neredeyse 3 metre önde. Futbolla ilgili herkes gözü yarı kapalı olsa bile bu pozisyonu süzebilir. Ancak yegane işi bunu görmek olan personel süzemiyor. Bu pozisyon "hakemler tabii ki hata yapacak" mazeretinin içine girmiyor, kusura bakmayın.
Üstüne bir de aynı hakemin geçen sezonki Karşıyaka-Samsunspor maçında sergilediği "performansı" koyun. Ört ki ölem!
Fenerbahçe, Galatasaray ya da Beşiktaş aleyhine o maçtakinin benzeri hatalar tecelli etmiş olsa, "kör kör parmağım gözüne" der gibi daha ilk maçta böyle bir atama yapılabilir miydi? Bu soruyu da MHK yönetimi kendi kendine sorsun..
Bir de Altınordu-Samsunspor maçı var.
Hemen herkes, daha 5. dakikada kaleci Tolgahan'ın atılmasını ve penaltı kararını "maalesef doğru" diye kabullenmiş durumda. Bu pozisyon iddia edildiği kadar "net" değil. Zira Ofoedu, dizlerinin üzerinde hareketsiz kalan kaleciye (geçme şansı varken) takılıp, düşüyor. Yani "penaltıyı alıyor." Bu durumda takdir hakemin diyelim ve penaltı-kırmızı kart doğru olsun. Peki kırmızı kartı daha kaleci yerde kıvranırken acele acele çıkarmak, hangi ruh halinin yansımasıdır?
Devamı var da... Daha ilk elden kendimizi fazla yıpratmayalım...

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Bahri OKUMUŞ: Dakika 1 gol 1
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN