Afrika ülkelerinden 1500'lü yıllardan itibaren tarım işçiliği ve askerlik gibi çeşitli nedenlerle Anadolu'ya gelen siyahi göçmenlerin torunları yaşamlarını, sayıları azalsa da İzmir'in Bayındır ilçesine bağlı Hasköy Mahallesi gibi kentin bazı bölgelerinde sürdürüyor. Zaman içerisinde "İzmirli Afro-Türkler" olarak anılmaya başlanan Afrika kökenliler "siyahi rengi" korusa da geçen süreçte tipik bir Türk ailesi gibi Ayşe, Hatice, Şakir, Mehmet ve Ali gibi isimleri tercih ediyor. Artık "bizden biri" olan Afrika kökenli İzmirlilerin evlerine girince ilk göze çarpan ise giyimleri oluyor. Siyah tenli kadınlar, başörtüleri ve şalvarları ile gülümseyerek misafirlerini karşılıyor.
ÇANAKKALE'DE SAVAŞTIK
Çoğunluğu Ege şivesiyle konuyan Afro-Türkler, mutfaklarında ise Anadolu'ya özgü lezzetleri pişiriyor. Pişi, peynir ve karpuzdan oluşan mütavazi sofralarında, Türkiye sevgisi, "beyaz tenli ahiretlikler", yoksul yaşamlar, yarıda bırakılan eğitim hayatı konuşuluyor. Afro-Türklerin birçoğu atalarının ne zaman, nereden ve ne için Anadolu topraklarına geldiğini bilmiyor ancak kendilerini "Türk" olarak görüyor. Afro-Türkler Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Şakir Doğuluer, "Türkiye'de 20-25 bin civarında Afro-Türk olduğunu düşünüyoruz. Sıcakkanlı olduğumuz için yaşadığımız yerlerde sorun olmuyor. İzmir'de sevenimiz çok. Burada doğduk ve büyüdük. Babam bu vatan için askerlik yapmış. Atalarımızın bazıları Çanakkale'de savaşa katılmış. Burası bizim vatanımız, bu vatanda biz de varız. Geçmişteki izlerimiz kaybolmuş. Keşke köklerimizi bulabilsek ama çok zor" dedi. Nereden geldiklerini bilmediğini belirten Hatice Doğuluer ise "Köyümdekiler ise beni yabancı bilmediler. Köyün dışına çıkınca 'Arap' diyenler oluyor, işte onlara kızıyorum" dedi. Kendisini bir Türk gibi gördüğünü belirten Sabriye Sınaiç, "Türkiye her zaman vatanım olarak kalacak çünkü çok seviyorum" diye konuştu.
