İTO'dan Sözcü'ye yalanlama!
İstanbul Ticaret Odası (İTO), FETÖ'cü Sözcü'de yer alan Rıza Sarraf ve Bilal Erdoğan'ın sahibi ya da ortağı bulunduğu firmaların borçlu olduğu iftirasını yalanladı.
İTO, bugün FETÖ'nün Sözcü Gazetesinde yer alan Rıza Sarraf'ın ve Bilal Erdoğan'ın sahibi ya da ortağı bulunduğu firmaların odaya ödenmemiş aidat borcu bulunduğuna dair başlıkla yayınlanan haberin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.
İstanbul Ticaret Odasından (İTO) yapılan açıklamada, "Sözcü Gazetesinde bugün yayınlanan T.C vatandaşı Rıza Sarraf'a ait Roysar Gıda Dış Ticaret Limited Şirketi, Roysar Altın Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi ile Necmeddin Bilal Erdoğan'ın ortağı olduğu Doruk Izgara Gıda Ticaret Limited Şirketi'nin İTO'ya ödeme süresi geçmiş borcu bulunduğu şeklindeki haber gerçeği yansıtmamaktadır" denildi.
"İDDİALAR GERÇEĞİ YANSITMIYOR"
İTO'dan, bugün Sözcü Gazetesinde yer alan Rıza Sarraf'ın ve Bilal Erdoğan'ın sahibi ya da ortağı bulunduğu firmaların odaya ödenmemiş aidat borcu bulunduğuna dair başlıkla yayınlanan haber üzerine şu açıklama yapıldı:
"Sözcü Gazetesi'nde bugün yayınlanan T.C. vatandaşı Rıza Sarraf'a ait Roysar Gıda Dış Ticaret Limited Şirketi, Roysar Altın Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi ile Necmeddin Bilal Erdoğan'ın ortağı olduğu Doruk Izgara Gıda Ticaret Limited Şirketinin İTO'ya ödeme süresi geçmiş borcu bulunduğu şeklindeki haber gerçeği yansıtmamaktadır. İTO'ya kayıtlı tüm şirketler için geçerli olduğu şekilde; söz konusu üç firmaya da 2016 yılına ait oda aidatı ve munzam aidat tahakkuk etmiştir. Bu aidatlar 2 eşit taksitte ödenecek olup; birinci taksitin son ödeme tarihi 30 Haziran, ikinci taksiti 31 Ekim'dir. Dolayısıyla, haberde belirtilen İTO üyesi 3 şirketin de bugün itibarıyla odamıza ödenmemiş borcu bulunmamaktadır."
THY'den yolculara bagaj kolaylığı
Türk Hava Yolları (THY), bagaj taşımada yolculara kolaylık sağlayacak yeni bir projeyi hayata geçirdi. THY'nin Atatürk Havalimanı ile Taksim arasında bagaj taşıma hizmeti başlatan, yolcular artık bagajlarını Miniport ofislerine bırakarak gün boyu rahatça hareket edebilecek.
MİNİPORT OFİSLERİNDE KABUL BAŞLADI
Türk Hava Yolları, seyehat edecek yolcuların valiz taşıma çilesine çözüm bulmak için İstanbul'da Miniport ofisleri açarak yolcuların valizlerini kabul etmeye başladı. Miniport sayesinde yolcular Taksim ve tarihi yarımadada yer alan otellerinden check-out yaptıktan sonra bagajlarını teslim edebiliyor. İstanbul'daki son günlerini rahatça gezerek ya da alışveriş yaparak geçiren yolcuları bagajları olmadığı için havalimanına saatler öncesinden gitmesine de gerek kalmıyor. Yolcular Taksim'de bulunan Miniport ofisine haftanın her günü 07.00-23.00 saatleri arasında valizlerini teslim edebiliyor. Yolcularında uçuşlarından en az 5 saat önce valizlerini bu ofise teslim etmesi gerekiyor.
HAVALİMANINDAN DOĞRUCA ETKİNLİKLERE
İstanbul'a gelen yolcular ise otellerine gitmeden bagajlarını havalimanındaki Miniport ofisine teslim edebiliyor. Kendileri gün içinde fuar, toplantı ve kültür turlarına katılırken ya da alışveriş merkezlerini dolaşırken bagajları doğrudan Taksim'e getiriliyor. Atatürk Havalimanı'nın dış hatlar terminalindeki metro katında bulunan Miniport ofisinde herhangi bir saat kısıtlaması bulunmuyor ve günün her saatti bagajteslimi yapılabiliyor.
1 Arap tüketici 5 Rus tüketici kadardır
Ünlü turizmci Fettah Tamince, turizm sektörünün yaşadığı krizin Türkiye'nin turizm yazılımını bir kez daha gözden geçirme zorunluluğunu ortaya çıkardığını belirterek, "Bunu yapabilirsek belki 2 yıl sonra 'İyi ki böyle bir şok yaşamışız. Riskli pazarları çeşitlendirdik' diyeceğiz" dedi.
Her sektörün zaman zaman birtakım sorunlar yaşadığını, yaşamaya da devam edeceğini belirten Tamince, turizm sektöründe bugün yaşanan sorunların geçen yıl sinyallerini verdiğini söyledi. Tamince, "2016'da farklı bir türbülans yaşıyoruz" dedi. Antalya'ya yılın 5 aylık döneminde gelen turist sayısında ciddi düşüş yaşandığını aktaran Tamince, uçak krizi dolayısıyla Rusya, sonrasında güvenlik endişesi nedeniyle Avrupa pazarından gelişlerde sorunlar yaşandığını anlattı.
"ÇÖZÜM ODAKLI BAKIŞ"
Türkiye'nin son yıllarda dünya ortalaması yüzde 4'ler düzeyindeyken, turizmde çift haneli büyüme rakamlarına ulaştığını, ancak bu yıl itibariyle bunun sürdürülebilirliğinin ortadan kalktığını kaydeden Tamince, sektörün yaşadığı krize ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Çok uzun vadeli bakmak lazım.Türkiye turizm potansiyeli çok büyük, turizm yatırımları çok yüksek olan bir ülke. Sadece Antalya'da özel sektörün 35 milyar dolar üzerinde yatırımı söz konusu. Bununla birlikte devletin de ciddi altyapı yatırımları var. Antalya'ya sadece 5 saatlik uçuş uzaklığında 3 milyar nüfus var. Realitede sorunlar var, ancak 'bunun üstesinden nasıl geliriz'in gayreti içinde olmamız lazım. 'Aman ne oldu' diye kendimizi demotive edersek bu işin içinden çıkamayız. Grup olarak bu sorun karşısında 'Rixos olarak satış pazarlama faaliyetlerini nasıl artırırız, yeni pazarlara nasıl gideriz' arayışı içinde olduk ve ciddi mesafe kat ettik." "
"1 ARAP TÜKETİCİ 5 RUS TÜKETİCİ KADARDIR"
Tamince, sektörün yeni pazar arayışı içinde ön plana çıkan Ortadoğu ve Arap yarımadasının siyasi eleştiri içinde ele alınmasına karşı çıktı. Söz konusu pazarların olumsuz değerlendirilmesinin şu an için geçerli bir nedene dayanmadığını savunan Tamince şöyle konuştu: "Avrupa'nın en iyi destinasyonları yıllardır Araplarla ayakta kalır. Fransa, İtalya, İsviçre, Paris,Londra. Ortadoğulu, Arap tüketici ciddi para harcar, lükse düşkünlükleri var. Çünkü zenginler. Ülkelerin makro dengelerine bakmak lazım. Suudiarabistan'da kişi başı gelir 30 bin dolar, Arap Emirlikleri'nde 50 bin dolar. Rusya'da kişi başı gelir 10 bin dolar. Bir Arap tüketici 5 Rus tüketici kadardır."
"YENİ ÜRÜNLER ORTAYA KOYMAK GEREK"
Bununla birlikte söz konusu grubun kalabalık aile yapısıyla tatil için gittikleri ülkede uzun süre konaklamayı tercih ettiğini aktaran Tamince, bunun İstanbul'u ayakta tutan en büyük potansiyel olduğunu, ancak Türkiye'nin bu pazar içindeki payını artırabilmesi için onlara göre ürün geliştirmesi, yeni ürünler ortaya koyması gerektiğini belirtti. Tamince, "Yıllardır Mart ayını İranlı'lar kurtarır. Bir anda yüz binler gelir, bütün oteller dolar. Hindistan'ın yut dışında yapılan düğün bütçesi 5.2 milyar Euro. Bunun 1 milyar Euro'sunu neden almayalım. 3 yıl sonra Çinli seyahat edenler dünyada 1 numara olacak. Niye gayret göstermeyelim" diye konuştu.
"9 GÜN TATİL ÖNEMLİ BİR FIRSAT"
Bu süreçte dikkat çekilmesi gereken en önemli noktanın hükümetin, Kültür veTurizm Bakanlığı'nın sorunlar karşısında sektörle hareket etmeyi tercih etmesi olduğunu vurgulayan Tamince şöyle devam etti: "Gidiyoruz kapıları açık. Bizi dinliyorlar. Tanıtım bütçelerini artırmaya çalışıyorlar. Yeterli mi, hep beraber gayret ediyoruz. Yeterli olmayan noktaları yeterli hale getirmenin mücadelesi içindeyiz. Bu işbirliği içinde, Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılması yönünde sektör talebi de Bakanlar Kurulu tarafından hızla değerlendirilip sonuca bağlandı. Bu uzatma hem tüketici hem de bizler için önemli bir fırsat oldu."
"KRİZİN ÖĞRETİCİ YANI DA VAR"
Bu haliyle sektörün yaşadığı krizin öğretici bir yanı olduğunu da savunan Tamince, "Belki 2 yıl sonra 'İyi ki böyle bir şok yaşamışız. Riskli pazarları çeşitlendirdik. Bundan sonra yüzde 30- 40 düzeyinde, bir kentin bütün gelirini bir ülkeye bağlamak doğru olmaz' diyeceğiz" dedi.
Kriz koşullarında önemli bir noktanın da markalaşmak olduğunu belirten Tamince, yarattığı markanın krizin etkilerine karşı koruyucu güç olduğunu söyledi. Bu noktada marka haline gelmemiş, gelememiş sektör oyuncularının büyük markalarla işbirliğine gitmesini öneren Tamince, "Büyük marka bir okyanustur, onunla beraber olmak lazım" dedi.
"TÜRKİYE VE RUSYA BİRBİRİNE MUHTAÇ"
Türkiye'nin artık turizm yazılımını bir kez daha gözden geçirmek zorunda olduğunu kaydeden Tamince, bu ortamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya'ya mektubunun, Rus kamuoyunda geniş karşılık bulduğunu söyledi. Türkiye ve Rusya'nın birbirine muhtaç iki ülke, birbirini tamamlayan iki toplum olduğunu belirten Tamince, "Bunlar güzel gelişmeler. İki ülke arasındaki sorun 3 ayda çözülür, 1 yılda çözülür onu bilemem ancak bizim sektörü olumlu etkileyecektir" değerlendirmesini yaptı.
Tamince, kriz günlerinde gruba satın alma yoluyla yeni otel eklenip eklenmeyeceğine yönelik soruya ise "Gündemde yok ama neticede işadamıyım, hesabıma kitabıma uyan bir şey olursa değerlendiririz. Ama bunun insanların zor gününden faydalanıyoruz gibi görülmesi lazım" karşılığını verdi.
Bakanların yeri değişti
BAKANLARIN LİSTESİ YENİDEN DÜZENLENDİ
Türkiye'nin bazı ülkelerle imzaladığı anlaşmaların öngördüğü ikili ticari ve ekonomik konuların ele alındığı Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantılarına başkanlık edecek Bakanların listesi yeniden düzenlendi.
Başbakan Binali Yıldırım imzasıyla yayımlanan ve bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan genelge ile KEK toplantılarına başkanlık edecek Bakanların listesinin yer aldığı 1 Mart 2016 tarihli genelge yürürlükten kaldırıldı.
"Karma Ekonomik Komisyon Eş Başkanlıkları" konulu Başbakanlık Genelgesi ile yeniden düzenlenen listeye göre görevlendirilen Bakanlar şöyle:
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli: Endonezya, Hırvatistan, Lüksemburg,Sırbistan.
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek: Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Umman.
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş: Bangladeş, Kamerun, Kongo Cumhuriyeti, Suudi Arabistan.
Başbakan Yardımcısı Yıldırım Tuğrul Türkeş: Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan, Moldova, Özbekistan, Tacikistan.
Kıdem'de yeni sistem için geri sayım
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan yeni kıdem tazminatı düzenlemesiyle ilgili BaşbakanYıldırım'a sunum yapıldı. Düzenleme, ilgili bakanlıkların görüşünün alınmasının ardından hükümet tarafından kamuoyuyla paylaşılacak.
Yaklaşık 14 milyon 660 bin sigortalı çalışanı direkt ilgilendiren kıdem tazminatında, yeni sisteme geçilmesi için çalışmalar hız kazandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca başta Avusturyaolmak üzere farklı ülke modellerinin incelenmesiyle hazırlanan yeni kıdem tazminatı düzenlemesiyle ilgili, Başbakan Binali Yıldırım'a 15 Haziran Çarşamba günü sunum yapıldı.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONUNA BENZEYECEK
Avusturya'da uygulanan modelden fon sisteminin örnek alındığı yeni düzenlemeye göre, kıdem tazminatı çalışanın kişisel hesabında birikecek. Böylelikle işsizlik sigortası fonundaki gibi işveren, çalışanının kıdem tazminatını her ay sisteme düzenli olarak yatıracak.
Fondan, kaldığı süreye bağlı nemalanacak kıdem tazminatı birikimlerini çalışanlar, belli koşulları sağladıktan sonra çekebilecek.
Çalışanların hak kaybının olmaması hassasiyetiyle hazırlanan düzenlemede, mevcut sistemdeki 30 günü koruyacak katsayı da oluşturuldu. Tüm çalışanların 1 günlük de olsa kıdem hakkından yararlanmasının hedeflendiği yeni düzenleme, ilgili diğer bakanlıkların da görüşünün alınmasının ardından hükümet tarafından kamuoyuyla paylaşılacak.
İŞÇİ KONFEDERASYONLARI FARKLI DÜŞÜNÜYOR
Kıdem tazminatında yeni sistem tartışmaları, işçi konfederasyonlarının da gündemini meşgul ediyor. Türk-İş ve DİSK kıdem tazminatının mevcut haliyle kalmasını savunurken, Hak-İş kıdemin fona devredilmesine sıcak bakmakla birlikte her bir yıla 30 günlük kıdem hakkından geriye gidilmemesini istiyor.
MEVCUT KIDEM UYGULAMASI NASIL?
Kıdem tazminatı, bir iş yerinde en az 1 yıldır çalışan işçinin, belirli şartlar oluştuğunda, işten ayrılırken aldığı toplu ödeme tutarıdır.
Kıdem tazminatı hesaplanırken, işçinin en son ay eline geçen brüt ücret esas alınıyor. İşçiye, iş yerinde geçirdiği her bir yıl için bir aylık brüt ücreti tutarında ödeme yapılıyor ve bu ödemeden sadece damga vergisi kesiliyor.
İşçinin sözleşmesinin "işveren tarafından iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık dışındaki nedenlerle, işçi tarafından sağlık, iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık veya iş yerinde işin durması gibi sebeplerle, askerlik görevi nedeniyle, emeklilik hakkının elde edilmesi veya bu kapsamda gereken sigortalılık süresi ve prim gününün doldurulmasıyla, kadın işçinin evlenmesi ve işçinin ölümüyle" feshi halinde kıdem tazminatı ödeniyor.
Mehmet Şimşek'ten zorunlu trafiksigortası açıklaması
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, zorunlu trafiksigortası primlerinde düşüş eğiliminin başladığını, gelecek aylarda bunun belirgin hale geleceğini söyledi.Şimşek, sektöre de uyarı yaptı.
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, bir televizyon kanalında katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
ZORUNLU TRAFİK SİGORTASI PRİMLERİ
Zorunlu trafik sigortalarına ilişkin düzenlemenin ardından primlerin makul bir düzeye gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine Şimşek, 2011'de itibaren birtakım yargı kararları nedeniyle sektörde sorunlar yaşandığını, şirketlerin zarar etmesinden dolayı primlerin yükseldiğini anımsattı.
Nisan ayının sonuna doğru Meclis'ten bir düzenleme çıkardıklarını ve sistemde öngörülebilirliği artırdıklarını belirten Şimşek, şöyle konuştu:
"Vatandaşımız haklı olarak 'bu düzenlemeyi yaptınız hani nerede, primler düşsün' diyor, haklılar. Sektörle de biz bu düzenlemeler öncesi epey çalıştık. Dedik ki 'bakın biz bu düzenlemeleri yapıyoruz, öngörülebilirliği artırıyoruz. Siz bunu hızlı bir şekilde tekrar fiyatlayın, daha düşük prim olarak vatandaşımıza hizmet vermeye devam edin'. Daha bu uygulama başlayalı bir ay oldu, henüz sonuçlarını görmek için biraz erken olmakla birlikte, ben özellikle takip ediyorum, primlerde düşüş eğilimi başladı, fakat esas önümüzdeki aylarda bu çok belirgin hale gelecek".
''SEKTÖRÜ UYARIYORUM''
Prim artışının durduğunu, aşağı doğru bir eğilim başladığını ifade eden Şimşek, "Biz sistemi de takip edeceğiz. Buradan da sektörü uyarıyorum, sektör yeni düzenlemeleri fiyatlara mutlaka yansıtması lazım. Yansıtmazlarsa ne olur? Ben olacağına inanıyorum ama olmazsa Hazine'nin bu yönde var olan yetkilerini kullanırız" dedi.
Amerikan Merkez Bankasının (Fed) faiz kararının nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Şimşek, dünya ekonomisinin düşük büyüme ve düşük enflasyon tuzağına girdiğini, bunun önemli bir sorun olduğunu söyledi.
120 bin kişiye iş kapısı açılacak
Sona yaklaşılan terör operasyonlarının ardından bölgede yaklaşık 120 bin kişi için istihdam sahası oluşturulacağını belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Bülent Gedikli, farklı sektörlerden şirketlerin bölgeye akın edeceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Bülent Gedikli, sona yaklaşılan terör operasyonlarının ardından, başta Diyarbakır'a kurulacak 'Tekstil Kent' olmak üzere, bölgede yaklaşık 120 bin kişi için istihdam sahası oluşturulacağını söyledi. Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) etkisinin, hem yerel çiftçiyi kalkındıracağını, hem de yatırımcıyı bölgeye çekmede büyük rol oynayacağını da değerlendiren Gedikli, Bölgesel Kalkınma Ajanslarının da, daha aktif bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Gedikli'nin, Akşam'a yaptığı açıklamalar özetle şöyle:
AB SIKINTI YAŞAYABİLİR
"İngiltere'nin AB'den çıkışı ile ilgili durumunu yakında netleşecek. AB'de kaldığı takdirde geici bir sevinç olacak, ancak çıkması halinde bu durum önemli gelişmeleri de tetikleyecek. Özellikle İngiltere'nin finans merkezi olduğunu düşünürsek, AB'yi içine alan bu krizTürkiye için İslami finansın çekilmesi konusunda önemli bir fırsat yaratabilir. Günümüzde sermaye ve yatırımların yavaş yavaş doğuya kaydığı bir dünya var. Tarihte de hep böyle olmuş. Sermaya başlangıçta doğudaymış. Ancak krizlerle birlikte süreç içinde batıya geçmiş.
SERMAYE DOĞU'YA
Şimdi sermayenin yeniden Doğu'ya yönelişini gözlemliyoruz. Bu süreçte Türkiye, Çin ile birlikte dünyanın iki merkezinden birini oluşturmaktadır.Türkiye'de üretim kültürünün oluştuğunu görüyoruz.
SANAYİYE BÜYÜK TALEP
Kilis'e roket atıyorlar. Ama ikinci organize sanayi bölgesinin kurulması için de, inanılmaz bir talep var. İnsanlar böyle bir ortamda üretim için harekete geçiyorlar. Çünkü yatırımcı, istikrarsız ortamın, ya da terörün sonsuza dek sürmeyeceğinin farkında.
DİYARBAKIR'A 'TEKSTİL KENT'
Gedikli, şöyle devam etti: Terörle mücadelede sona yaklaşılıyor. Bölgede devletin de teşviğiyle gerçekleştirilecek yatırımlarla, en az 120 bin kişilik istihdam alanı oluşacak. Diyarbakır'da kurulacak 'Tekstil Kent' ve GAP'ın oluşturduğu sinerjiyle, birçok firma bölgeye akın edecek."
YATIRIMCI MECBUR GELECEK
Gedikli, şöyle konuştu: "Orta ve uzun vadede yabancı yatırımcının Türkiye'ye gelmesi kaçınılmazdır. Mecbur gelecekler, çünkü dinanmizm ve üretim burada. Avrupa'nın yeniden yükselmesi gibi bir durum, söz konusu değil. İçinde bulunduğumuz çoğrafyada, Türkiye dışında bir başka ülkenin merkez olma potansiyeli yok. İran, ya da Rusya bizimle mukayese edilebilecek seviyede değil. Çünkü üretim konusu, Türkiye'ye has bir olgu. Sadece finans merkezi olmak bir şey ifade etmez.
Emekliye çifte müjde!
11 milyona yakın emekli Temmuz'da hem zam alacak hem de ek gelire kavuşacak. Memur emeklilerine yüzde 5 artış, SSK ve Bağ-Kur'lulara enflasyon zammı yansırken; promosyon ile de ceplere 900 lira girecek.
Yaklaşan Temmuz ayı, 11 milyona yakın emekliye 'çifte kazanç' getirecek. Memur emeklileri yüzde 5, SSK ve Bağ-Kur emeklileri enflasyon zammı alırken; promosyonun hayata geçmesi de ek gelir imkanı yaratacak.
KİM, NE ALACAK?
Temmuz ayında SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşı, bu yılın ilk 6 aylık döneminde gerçekleşen enflasyon kadar artırılacak. Zam oranı da 4 Temmuz'da enflasyon verilerinin açıklanmasıyla belli olacak.
İlk 5 aylık enflasyonun yüzde 3.15 çıkmasıyla, Temmuz zammı tahminleri yüzde 4'te yoğunlaştı. Yüzde 4 zam da SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşında 35 ile 152 lira arasında artış getirecek.
6 ayda 3 dev proje
Osman Gazi Köprüsü, bayram trafiğine yetişecek. Yavuz Sultan Selim Köprüsü 26 Ağustos ve Avrasya Tüneli 20 Aralık'ta açılacak...
Projeleriyle son yıllara damgasını vuran dev projeler birer birer açılıyor. İstanbul ile İzmir arasındaki ulaşım süresini 3.5 saate indirecek olan otoyolun en önemli geçişi olan ve İzmit Körfezi'ne inşa edilen Osman Gazi Köprüsü, 30 Haziran'da açılacak ve bayram trafiğine büyük katkı sağlayacak. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, teknolojisi ve büyüklüğüyle dünyada merakla beklenen dev projelerin üçünün bu yıl hizmete gireceğini belirterek, "Osmangazi Köprüsü'nü 30 Haziran'da, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü bağlantı yollarıyla 26 Ağustos'ta, AvrasyaTüp Geçişi'ni ise 20 Aralık'ta vatandaşlarımızın hizmetine alacağız" dedi. Başbakan Binali Yıldırım'ın Ulaştırma Bakanlığı döneminde başlatılan projelerin, dünyanın merakla beklediği eserler olduğunu ifade eden Arslan, "Bu yıl hizmete alacağımız eserler, Türkiye'nin ulaşımını dünya standartlarının ötesine taşıyacak dedi. Aslan, son 14 yılda ulaşım ve iletişime 253.5 milyar liralık yatırım yapıldığını da vurguladı.
Dünyanın en büyük 4'üncü köprüsü-30 HAZİRAN
Bakan Arslan, birçok enleri bünyesinde barındıran Osmangazi Köprüsü'nün sadece Türkiye'de değil, dünyada merakla beklenen bir proje olduğunu kaydederek, "252 metre kule yüksekliği, 35.93 metre tabliye genişliğine sahip köprü, bin 550 metre orta açıklığı ve toplam 2 bin 682 metre uzunluğuyla dünyanın en büyük 4'üncü köprüsü. Bu köprü ile Körfez çevresinde 2 saate yakın süren yol, 4 dakikaya düşecek. Köprü inşaatında son aşamaya gelindi. Bayramdan önce 30 Haziran'da hizmete vermeyi planlıyoruz" dedi. Köprünün maliyeti 7.5 milyar dolar.
Dünyanın en genişi Yavuz Sultan Selim
Boğaz'ın üçüncü incisi Yavuz Sultan Selim Köprüsü, birçok özelliği bakımından dünya mühendislik tarihinin ilklerini barındırıyor. Üzerinde, gidiş ve geliş yönünde dörder kara yolu şeridi ile 2 demir yolu şeridi bulunuyor. Köprü, 59 metre ile dünyanın en geniş asma köprüsü unvanını taşıyan, 1408 metre ana ve yan açıklıklarıyla beraber 2 bin 164 metre olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü, bu yönüyle de üzerinde raylı sistem bulunan dünyanın en uzun asma köprüsü olacak. 95 kilometrelik otoyol, bağlantı yolları ve kavşak kollarıyla 215 kilometrelik yolun da bağlanacağı köprü, 4.5 milyar liraya mal oldu.
Denizin en derin yeri: Avrasya
Denizin 106 metre altında inşa edilen Avrasya Tüp Geçişi, dünyada denizin en derininde yapılan ilk proje özelliği taşıyor. Uzunluğu 14.6 kilometre. Bunun 3.4 kilometresi denizin altından tünelle geçiliyor. Sadece lastik tekerlekli araçların gidiş ve geliş olarak yararlanacağı Avrasya Tüp Geçişi Projesi'nin toplam yatırım maliyeti 1 milyar 250 milyon dolar. Geçişle 100 dakikalık seyahat süresi, 15 dakikaya düşecek. Projenin başlangıcında 2017 ağustos ayında tamamlanması öngörülmüştü. 20 Aralık'ta yapılacak açılışla İstanbul, bu dev projeye 8 ay önce kavuşmuş olacak.
Piyasalar güne nasıl başladı?
DOLAR GÜNE NASIL BAŞLADI?
İstanbul serbest piyasada dolar 2,9290, avro 3,2960 liradan güne başladı.
2,9270 liradan alınan dolar 2,9290 liradan satılıyor. 3,2940 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 3,2960 lira olarak belirlendi.
Önceki kapanışta doların satış fiyatı 2,9430 lira, avronun satış fiyatı ise 3,2850 lira olmuştu.
DÖVİZ
Japonya Merkez Bankası'nın ek parasal gevşemeye gitmemesinin ardından dün yen karşısında
sert değer kaybeden dolar ve euro bugün kısmen toparlandı.
Yen karşısında dün 103.555 ile Ağustos 2014'ten bu yana en düşük seviyeyi gören dolar 0.3
değer kazanmasına karşılık 104.57 yen ile haftayı kapatmaya hazırlanıyor. Euro ise dün yen
karşısında üç yılın dip seviyesini gördükten sonra bugün yüzde 0.7 değer kazanarak 117.845'e
kadar yükseldi. Buna karşılık haftayı yüzde 2'nin üzerinde değer kaybıyla kapatmaya
hazırlanıyor.
Doların başlıca altı para birimi karşısındaki seyrini izleyen endeks ise yüzde 0.2
gerileyerek haftayı yine bu oranda kayıpla kapatmaya hazırlanıyor.
Euro/dolar : +0.21% 1.1247 Dolar/TL : -0.03% 2.9295
Dolar endeksi : -0.12% 94.451 Sepet/TL : +0.57% 3.1113
Dolar/yen : -0.03% 104.2100
BIST'TE TEPKİ ALIMLI AÇILIŞ BEKLENİYOR
Güne satıcılı başlayan BIST 100 endeksi günü %2,05 düşüşle 74.672 seviyesinden kapattı. Endeks düşen takoz formasyon görüntüsü içinde düşüşüne devam ederken formasyonun alt çizgisinde kapanış yaptı. Endeks 74.500 üzerinde kaldıkça formasyon geçerliğini devam ettirecek ve bu seviye üzerinde kaldıkça endeks ilk etapta formasyon üst bandı olan 77.500'lere tepki yükselişi gerçekleştirme eğilimini devam ettirecek. Bunun için öncellikle endeksin dün aşağı kırdığı %61,8 düzeltme seviyesi olan 75.400 seviyesini yukarı kırması ve üzerinde kapanış yapması gerekiyor.
Bu seviye geçilmezse tepki yükselişi sonrası dip arayışı devam edecektir. Teknik göstergeler Sat konumunda olmasına karşın endeks yeni dipler yaparken göstergelerin pozitif uyumsuzluk oluşturması güçlü bir tepki yükselişi oluşacağına işaret etmeye devam ediyor. Endeks 74.500'ü aşağı kırarsa formasyonun bozulması ve 73.000-73.600 aralığına doğru düşüşün devem etmesi beklenir. Endeksin güne güçlü tepki alımı ile başlamasını beklemekteyiz.
KAPALIÇARŞI'DA ÇEYREK ALTIN NE KADAR?
120,92 liradan alınan 24 Ayar Külçe Altının gramı 120,96 liradan satılarak işlem görüyor. Diğer yandan 820,00 liradan alınan Cumhuriyet Ata Lira 832,00 liradan satılması ile satış fiyatında artış yaşanmış oldu.
113,28 liradan alınan 22 Ayar Bileziğin gramı 113,37 liradan satılması ile beraber hem alış hemde satış fiyatında artış yaşandı. 819,75 liradan alınan Lira (Tam) Ziynet 840,31 liradan,396,21 liradan alınan Yarım Ziynet 406,48 liradan, 198,73 liradan alınan Çeyrek Ziynet 201,53 liradan satılmakta.
ALTIN
Altın dün üç haftanın en sert günlük düşüşünü kaydetmesinin ardından dolardaki değer
kaybına paralel olarak yüzde 0.2 değer kazandı. Dün gün içinde 1,300 doları aşarak 1,315 dolara
kadar yükselerek yaklaşık iki yılın zirvesini gören altın ilerleyen saatlerdeki satışlarla günü
yüzde 1 ekside kapattı.
PETROL
Art arda yedi gündür gerileyen petrol fiyatları İngiltere'nin gelecek haftaki referandumda
AB'den ayrılacağına dair endişelerin bir an için de olsa hafiflemesiyle yükselişle geçti.
Haftalık bazda yüzde 5.5 ekside bulunan Brent petrolünün en yakın vadeli varil fiyatı bugün
yüzde 1'e yakın yükseldi.
Brent petrolü (değişim; son işlem): 1.06% 47.69
ABD hafif petrolü (değişim, son işlem): 0.71% 46.54
Usulsüz iflasa hapis
Suiistimal edilen iflas ertelemelere çekidüzen geliyor. Şirket, mahkemeye son bir yıldır kayıtlı olduğu yerden başvuracak. Erteleme süresi 2 yılla sınırlanacak. Usulsüz karar aldırana hapis cezası da gündemde
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Adalet Bakanlığı ile birlikte üzerinde çalıştıkları iflas ertelemelere ilişkin taslağın detaylarını SABAH'a açıkladı. Taslağın kısa sürede Meclis'e gönderileceğini belirten Tüfenkci "kimseye 'sen istifa etmişsin ceza alacaksın' denmeyecek ama bu iş suiistimal edilmiş ve dolandırıcılık boyutuna dönmüşse, şirketlerin içini boşaltma yöntemine dönüştüğü tespit edilirse hapis cezasını hayata geçiririz" dedi.
ŞEHİR ŞEHİR DOLAŞMAYA SON
Kötü niyetli iflasları önlemek istediklerini söyleyen Tüfenkci, şöyle konuştu: "Son zamanlarda yasanın boşluklarından faydalanan bazı kötü niyetli kişiler çıktı. Aslında iflas ertelemeden faydalanamayacak veya gerekmeyecek firmalar, bunu bir tehdit unsuru olarak kullanıp hem bankalardaki kredi akışını zedeleme hem de piyasanın işleyişini bozmaya kalktı." Yeni düzenlemenin mahkeme süreçlerini de kapsayacağını belirten Tüfenkci, "Şu anda iflas erteleme kararı aldıracak Ankara merkezli bir firma buradan kararı çıkartamayacağını bildiği için şirketini Samsun Bafra'ya taşıyor. Bir gün sonra da iflas erteleme için müracaat ediyor. Bu işi organize eden danışmanlık firmaları ve hukuk büroları var. Bu şirketler bir haftada iflas erteleme alabiliyor. Yeni düzenlemeyle iflas erteleme kararı alacak şirkete son bir yıldır kayıtlı olduğu yerden karar çıkartma zorunluluğu getiriyoruz. Böylece, şehir şehir dolaşarak iflas ertelemeye başvuranları önleyeceğiz" ifadelerini kullandı.
NİTELİKLİ BİLİRKİŞİ
Mahkeme süreçlerinde görev alan bilirkişilerin de nitelikli kişilerden oluşacağını kaydeden Tüfenkci, "Bilirkişiler nitelikliler arasından oluşturulacak. Onların raporuna bakacağız" dedi.
İKİ YILLA SINIRLANDIRILACAK
İflas ertelemedeki uzatma sürelerine de dikkat çeken Tüfenkci, "Başvuruluyordu, mahkeme hemen tedbir veriyordu. Bu süreler 4 yıla kadar uzayabiliyordu. Onu iki yılla sınırlandıracağız. Üç ayda bir atanan kayyum, şirketin ayağa kalkıp kalkmayacağı konusunda etraflı raporlama yapmasını isteyebilecek. Bu tür düzenlemeler de yapacağız" dedi.
HER BİR ÇEK YAPRAĞINA HAPİS
Gümrük Bakanı Tüfenkci, Çek Yasası ile ilgili olarak ise Başbakan Binali Yıldırım'ın talimatı ile iki ayrı taslak hazırladıklarını ve bir taslakta hapis cezasının da öngörüldüğünü ancak henüz nihai kararın verilmediğini ifade ederek, "Tabii hapis cezasının caydırıcılığı olabilir. Bunu Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda tartışıp, Bakanlar Kurulu'na göndereceğiz. Taslakta karşılıksız çıkan her bir çek yaprağına ayrı ayrı hapis ve her bir yaprak için 1.500 TL idari para cezası öngörüyoruz" diye konuştu.
Fabrikaya '0' emlak vergisi
Teşvik belgeli yatırımlarda, fabrika binası ve arsadanemlak vergisi alınmayacak. Sermaye piyasasında uzun süre kalana mevduatta olduğu gibi stopaj indirimi uygulanacak. İmar harcına son verilecek, faizsiz ürünler desteklenecek
Hükümet, küresel ekonomideki durgunluğa meydan okuyan, piyasaları canlandıracak ve yabancı yatırımcının yönünü Türkiye'ye çevirecek devrim niteliğinde "vergi, finans ve yatırım" paketi hazırladı. Maliye Bakanı Naci Ağbal, yerli-yabancı yatırımcıya motivasyonu desteklemek ve finans sektörünü canlandırmak için hazırlanan paketin ayrıntılarını SABAH'a açıkladı.
İMAR HARCINA SON
Bakan Ağbal, teşvik belgeli yatırımlarda, yatırım yapılan fabrika binasının ve arsanın emlak vergisinin alınmayacağını söyledi. Ağbal, "Yeni düzenleme ile enerji tasarrufu, ısı yalıtımına dönük işlemler kazançtan indirilecek. Buna ilişkin sözleşmelerden de harç, damga vergisi alınmayacak" dedi. Ağbal ayrıca yatırımcıların belediyelerin getirdiği emlak vergisi yükünden kurtulacağını vurgulayarak, bu kapsamda imar ve inşa harcı alınmayacağını bildirdi. Gelirinin yüzde 85 ve daha fazlasını yurtdışından müşteri getirerek sağlayan firmalardaki nitelikli personelin ücreti üzerinden de vergi alınmayacağına dikkat çeken Bakan Ağbal, yurtdışından getirilen müşteriye hizmet veren hastanenin doktora verdiği ücretten de gelir vergisi alınmayacağını ifade etti. Ağbal, bu uygulamanın ürün testi, sertifikasyon, veri işleme, veri analizi ve mesleki eğitim için de geçerli olacağını söyledi.
KURUŞ VERGİ YOK
Bölgesel Yönetim Merkezleri'nde kurulan şirketlerden 'kuruş' kurumlar vergisi alınmayacağının altını çizen Naci Ağbal, "Burada çalışanların ücretlerinden vergi alınmayacak. Veri işleme-veri analizi işlemlerinde de kazanç istisnası genişletiliyor" diye konuştu.
UZUN VADEYE STOPAJ SIFIR
Mevduata vadeye göre farklı stopaj uygulamasının sermaye piyasalarında da uygulanacağına dikkat çeken Ağbal, "Sermayepiyasasında, finansal enstrümanı uzun süre elinde tutana vergi avantajı getirilecek. Stopaj oranları buna göre aşağı çekilecek" dedi.Ağbal, emeklilik fonlarından da BSMV alınmayacağının altını çizdi.
Ek yatırıma kazanç indirimi
- Arsa, fabrika binasından emlak vergisi alınmayacak
- Sermaye piyasasında uzun süre kalana stopaj indirimi
- Emeklilik fonlarından BSMV alınmayacak
- Veri saklama, işleme işlemlerine vergi istisnası
- Yatırımcı imar-inşa harcı da ödemeyecek
- Sat-kirala-geri al işlemlerine kazanç istisnası geliyor
- Faizsiz finanstan KDV, kurumlar vergisi alınmayacak
- Kira sertifikasında taşınır varlıklara da vergi muafiyeti
- SPK'nın çıkardığı yeni faizsiz ürünlerden harç, damga vergisi alınmayacak
- Vergi saklama-işleme hizmetlerinden vergi alınmayacak
- İlave yatırımlar yıllık kazançtan indirilecek, sözleşmelerden vergi alınmayacak
Hasılat yüzde 15 artacak
Tarımda üretimi artırmak için atılacak adımla işlenmeyen araziler, 3. kişilere kiraya verilecek. Modelin göçü önleyip hasılatı yüzde 15 artırması bekleniyor
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin tarımda hasılatı artırmaya yönelik işlenmeyen arazilerin 3. kişilere kiraya verilmesi çalışmalarının başlayacağını açıklaması sektörde hareketlilik yarattı.Türkiye Ziraatçiler Derneği Genel Sekreteri Hüseyin Demirtaş, yüksek girdi maliyetleri yüzünden köydeki arazisini terk edip kente göç edenler için gelir kaynağı yaratacak modelin yeni göçlerin de önüne geçeceğini söyledi. Demirtaş, "15 yılda 2 milyon 700 bin kişi köyden kente göç etti. Devletin teşviklerle başlattığı hamle bu modelle yeni göçlerin önüne geçer" dedi.
EKENE DESTEK VERİLSİN
Köylünün ekemediği toprağını halihazırda traktör sahiplerine ya da o köyün varlıklı ailelerine kiraya verdiğini belirten Demirtaş, "Bunun bir düzen içinde yapılacak olması önemli" diye konuştu. Yurtdışında arazi kiralanmasıyla ilgili olarak da Demirtaş, "Bu çokuluslu şirketlerin işine yarayacak bir karar" diye konuştu. Eskişehir Meyve Sebze Üreticileri Derneği Başkanı Yıldıran Kılıç ise halihazırda arazi sahiplerinin uyguladığı kiralama yönetiminin tüm yurda yayılması durumunda hasılatın ve hasadın artacağını söyledi. Teşvikin ekene değil arazi sahibine verildiğini belirten Kılıç, "Çiftçi hem ektiği araziye kira ödüyor hem de teşvikten yararlanamıyor. Teşvkin tarlayı ekene verilmesi gerekiyor" dedi. Türkiye'de 1990-2015 döneminde işlenen tarım alanları, uzun ömürlü bitki alanları dahil 4 milyon hektar azalmayla 27.9 milyon hektardan 23.9 milyon hektara geriledi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar ise, "Devlet tarafından yapılacak kiralamalarda toprağın sahibinin haklarının korunması gözetilmeli" dedi.
8 MİLYAR LİRALIK KATKI SAĞLAR
Her yıl 4.1 milyon hektar tarım alanının nadasa bırakıldığını ve miras yoluyla bölünmelerden dolayı işlenmediğini vurgulayan Şemsi Bayraktar, "Bu alanların tarıma kazandırılması ile üretimde en az yüzde 10-15'ler civarında bir artış olur. Hasılaya katkısı da yıllık 5.5-8 milyar doları bulur" diye konuştu. Yurtdışından arazi kiralanmasının Türk firmalarının tarımsal üretimlerinin artmasını, gelir elde etmelerini, ihracat yapmalarını ve kâr paylarını Türkiye'ye aktarmalarını sağlayacağın vurgulayan Bayraktar, "Yurtdışından yapılacak kiralama ile ülke içine girecek ucuz maliyetli ürünün iç piyasayı bozmaması oldukça önemli" dedi.
TARSİM Sudan'dan 780 bin hektar arazi kiraladı. Bu araziye yönelik bir şirket kurulacak. O şirket de araziyi Türkiye'den gidecek özel firmalara kiralayacak.
126 ülke küresel tarım arazilerine yönelik ticaret yapıyor. 41 ülke başka ülkelerde toprak kiraladı, 62 ülke ise topraklarını ikinci bir ülkeye kiraya verdi veya sattı.
İngiltere çoğunluğu Afrika kıtasında olmak üzere 4,4 milyon hektar, ABD 3.7 milyon hektar, Çin 3.4 milyon hektar arazi kiraladı ya da satın aldı.
Kongo Cumhuriyeti 8.1 milyon, Endonezya 7.1 milyon, Filipinler 5.2 milyon, Sudan 4.7 milyon hektar tarım alanını kiraya verdi veya sattı.
Dünya Bankası raporuna göre, bu arazilerin yüzde 21'i ihracata yönelik ürün yetiştirmek, yüzde 21'i ise biyoyakıt elde etmek için kullanılıyor.
2000'den bu yana 227 milyon hektarı aşkın arazi, yabancı ülkeler ve yabancı şirketler tarafından satın alınmış ya da kiralanmış durumda.
Turist başına 20 euro istediler
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB), turizm sektörünü ayağa kaldırmak için Başbakan Binali Yıldırım'a yeni taleplerini sundu. Vergilerin düşürülmesi ve 1 yıl ertelenmesi istenirken, uçuş başı 6 bin dolar desteklemenin Sabiha Gökçen'den kalkacak uçaklara da uygulanması talep edildi. Ayrıca acentaların yurtdışından getirdiği her bir turist için kişi başına en az 20 euro ödenmesi gündeme getirildi. Başbakan Yıldırım'dan, turizm sektöründe KDV oranının tüm hizmetler için tek bir oran olarak uygulanması istendi. Bu kapsamda konaklamada yüzde 8, diğer hizmetlerde 18 olarak uygulanan KDV'nin 5'e çekilmesi talep edildi.
VERGİYİ 1 YIL ERTELEYİN
TURSAB, turizm işletmelerinin bu yılki vergilerinin faizsiz olarak en az 1 yıl ertelenmesini de gündeme getirdi. Ayrıca bu işletmelerdeki çalışanların SGK işveren payının devlet tarafından karşılanması istendi. Yurtdışından Türkiye'ye yolcu getiren A grubu seyahat acentalarına, getirdikleri turist sayısına bakılmaksızın kişi başına en az 20 euro destek sağlanması da talep edildi.
Otellerin devlete ödediği ecri misil, kira ve benzeri ücretlerde indirime gidilmesi ve yenileme teşviklerinin verilmesi de Çankaya'daki toplantıda gündeme getirildi. Uçuş başı verilen charter desteğinin uzatılması ve Sabiha Gökçen Havalimanı'nın da dahil edilmesi istendi.
Brexit dünyayı sallıyor
İngiltere'de tüm anketler Avrupa Birliği'nden çıkışı işaret edince piyasalar çalkalandı. Borsalar düştü, merkez bankaları önlemler aldı. İlk etki sterlinde görülecek
Tüm dünya piyasaları nefesini tutmuş 45 milyon İngiliz seçmenin alacağı kararı bekliyor. Beş gün kala tüm anket sonuçlarıİngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkışına (Brexit) işaret etmeye başlayınca panik de arttı. Borsalar ve petrol düştü, merkez bankaları önlemler aldı ve bankalar birbiri ardına raporlar yayınladı. Brexit'in ilk etkisinin kurlar üzerinde olması bekleniyor. Goldman Sachs analistleri, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılması ve piyasalardaki belirsizliğin 2008 finansal krizinde olduğu gibi yükselmesi durumunda sterlinin diğer önemli ülke para birimleri karşısında yüzde 11 değer kaybedeceğini açıkladı. Analistler Brexit'in yaratacağı şokla euronun da yüzde 4 düşüş kaydedeceğini belirtti. Bununla birlikte Japon yeninin yüzde 14, İsviçre frangının ise yüzde 8 artış göstereceği öngörüldü.
ZEHİRLEYİCİ ETKİLERİ OLUR
Başbakan David Cameron dün yaptığı bir açıklama ile İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkmasının zehirleyici sonuçları olabileceğini belirtti. İlk darbenin ayrılık şoku olacağını belirten Cameron, ikinci olaraksa yıllarca sürecek bir belirsizlik ortamıyla karşı karşıya kalacaklarını söyledi. Üçüncü darbeninse ticareti vuracağını bildirdi. İngiltere Merkez Bankası ise dün faizi yüzde 0.5'te tuttu. Banka, varlık alım programını da 375 milyar sterlinde bıraktı. Bankadan yapılan açıklamada referandumun varlık fiyatları üzerindeki etkisinin arttığına dikkat çekildi ve Brexit olması durumunda komitenin zorlu kararlar alması gerekebileceği de vurgulandı.
ECB: AVRUPA İÇİN RİSK
Avrupa Merkez Bankası (ECB) da yayımladığı raporda İngiltere'nin AB'den ayrılmasına ilişkin yapılacak referandumun, küresel ekonomideki gelişmelerin ve jeopolitik risklerin Euro Bölgesi büyümesi için risk teşkil ettiğini bildirdi. Küresel ekonomideki büyümenin 2016 yılının ilk çeyreğinde durgun kaldığı belirtilen raporda, ileriye bakıldığında küresel etkinliğin ılımlı bir hızda devam etmesinin beklendiği kaydedildi.
TÜRKİYE ÜZERİNDE UZUN VADEDE ETKİLERİ OLABİLİR
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, İngiltere'den Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma yönünde bir karar çıkması halinde bunun Avrupa'nın geleceğine ilişkin birtakım spekülasyonlar anlamında etkili olacağını ancak esas belirleyici olanın düşük büyüme ve düşük enflasyon olduğunu kaydetti. İngiltere'deki gençlerin AB'de kalınmasını desteklediğini, yaşlıların ise AB'den çıkma taraftarı olduğunu anlatan Şimşek, "AB'nin bundan sonraki yönüne ilişkin de belirleyici olacak. Bizim açımızdan da aslında önemli. Çünkü İngiltere, Avrupa'nın daha çok ekonomik bir birliktelik olmasından yana. Yani Birleşik Avrupa devletlerine doğru gidişi tercih etmeyen ülkeler grubunda ve güçlü bir ülke. Resim karmaşık. Fakat çıkışın Avrupa ve Türkiye üzerinde uzun vadede birtakım etkileri olabilir" şeklinde konuştu.
Petrol üretiminde lider Suudi Arabistan
Dünya genelinde geçen yıl en fazla petrol üreten ülke 568 milyon 500 bin tonla Suudi Arabistan olurken, en fazla petrol tüketimi ise 851 milyon 600 bin tonaABD'de gerçekleşti.
Dünya genelinde geçen yıl en fazla petrol üreten ülke 568 milyon 500 bin tonla Suudi Arabistan olurken, en fazla petrol tüketimi ise 851 milyon 600 bin tona ABD'de gerçekleşti.
AA muhabirinin "BP Dünya Enerji İstatistikleri Raporu"ndan derlediği bilgilere göre, geçen yıl dünyada toplam 13 milyar 147 milyon 300 bin ton petrol eşdeğeri enerji tüketildi. Bu enerji tüketimi içinde petrol yüzde 32,9'luk payla ilk sırada yer aldı.
Dünyada petrol üretimi geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 3,2 artışla 4 milyar 361 milyon 900 bin ton oldu. Dünyadaki toplam petrol üretiminin yüzde 13'ünü Suudi Arabistan üstlenirken, en fazla tüketim de yüzde 19,7 ile ABD'de gerçekleşti.
Petrol üretiminde dünyada ilk sırada yer alan Suudi Arabistan, üretim seviyesini geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 4,6 artırarak, 568 milyon 500 bin tona çıkardı. Suudi Arabistan'ı, 567 milyon 200 bin tonla ABD ve 540 milyon 700 bin tonla Rusya takip etti.
Geçen yıl bir önceki yıla göre petrol üretimini en çok artıran ülke ise yüzde 22,9 ile Irak oldu. Ülkede üretim, 160 milyon 300 bin tondan 197 milyon tona çıktı.
Türkiye'de ise petrol tüketimi geçen yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde 12,5 artışla 38 milyon 800 bin tona ulaştı. Böylece dünyadaki petrol tüketiminin yüzde 0,9'u Türkiye'de gerçekleşti.
'Çek ile tatil' projesi yolda
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, kamu personeli için hazırlanan "çek iletatil" projesini önümüzdeki günlerde Kültür ve TurizmBakanı Nabi Avcı'ya sunacaklarını bildirdi
TÜROFED Başkanı Osman Ayık, yaptığı açıklamada, 2016 yılınınturizm sektörü açısından zor bir yıl olduğunu, sektör için kaynak oluşturabilecek en sağlıklı işleyen pazarların Ukrayna ve iç pazar olduğunu söyledi.
İç pazardaki potansiyeli artırabilmek için kamu çalışanlarına yönelik "çek ile tatil" projesinin hazırlandığını anımsatan Ayık, eski Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal döneminde TÜROFED, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ve bakanlıkla iş birliği içinde hazırlanan projenin kabine değişikliği nedeniyle askıda kaldığını belirtti.
Söz konusu projenin son rötuşlarını yapıp, erken rezervasyon dönemi bittikten sonra açıklamayı planladıklarını dile getiren Ayık, "Fakat kabine değişikliği olunca ister istemez proje de gündemden kalktı, ama proje tekrar hayata geçmez diye bir şey yok. Projeyi önümüzdeki günlerde yeni Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Nabi Avcı ile görüşüp tekrar gündeme getirmek istiyoruz. Projeye son şeklini verip mutlaka hayata geçirmek istiyoruz." dedi.
Ayık, kamu çalışanlarına yönelik "çek ile tatil" projesine ilişkin bilgi verirken, şunları söyledi:
"Kamuda çalışan her kademedeki memura, işçiye dönük bir projeydi bu. Çalışanlara alım gücüne göre bir belge verilecek, bu çek de olabilir, başka bir şey de. Herkesin bütçesine göre bir rakam çıkacak. O belgenin üzerindeki rakama göre o kişiye özel bir indirim uygulanacak ve taksit imkanı getirilecek. Buna hem biz otelciler hem seyahat acenteleri katkı verecek, isterse kamu da ayrıca bir katkı sağlayacak. Kamu işin arkasındaki garantör yapı da olabilecek. Karma bir proje. Türkiye'de yaklaşık 3-3,5 milyon civarında kamu çalışanı var. Aileleriyle düşündüğümüz zaman çok ciddi bir potansiyel var. Bu projenin temel amaçlarından biri iç pazarın canlandırılması. Ön çalışmamız hazır. 2-3 haftalık süreçte formüle edilirse çok iyi olur. Projeyi önümüzdeki günlerde yeni Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Nabi Avcı'ya sunacağız."
İÇ TURİZMDE 10 MİLYON KİŞİLİK POTANSİYEL
Son 5-10 yıldır iç pazarın canlandırılması için erken rezervasyon kampanyalarıyla yoğun bir çalışma yapıldığını ve yerli turist potansiyelini belli bir seviyeye getirdiklerini kaydeden Ayık, "Kamu çalışanı için tatil projesini de bunun devamı gibi düşünmek lazım. Bu projenin sadece kriz dönemi için değil, önümüzdeki yıllarda da devam etmesi çok önemli. Bunu başka meslek gruplarına da açabiliriz." diye konuştu.
Yurt içinde yılda kaç kişinin tatil yaptığı konusunda net rakamlar bulunmadığını, konuyla ilgili bir çalışma yaptırdıklarını belirten Ayık, tahminlerine göre yurt içinde seyahat eden kişi sayısının yabancı turistin yüzde 10-15'i civarında bulunduğunu bildirdi. Ayık, "Yani şu anda yıllık 4,5-6 milyon kişi arasında yerli turistimiz var. Bu rahatlıkla 10 milyon kişi olabilir. Türkiye'nin yaklaşık 80 milyon nüfusu var. Bu nüfusun yüzde 10-15'i tatil yapsa, bu rakamlar rahatlıkla yakalanır." ifadelerini kullandı.
AB ülkelerinde nüfusun yüzde 25'inin tatil yaptığını anlatan Ayık, "Bugün İspanya'ya yıllık 70 milyon yabancı turist geliyorsa, bunun yüzde 25'i kadar İspanyol da ülke içinde seyahat ediyor. Nereden bakarsanız bakın yılda 20 milyon İspanyol ülke içinde seyahat ediyor. Bizim de 5 yıl içinde 10 milyonun üzerinde kişiyi seyahat ettirmemiz lazım." diye konuştu.
"TÜRK İNSANINA TATİL ALIŞKANLIĞINI KAZANDIRMAMIZ LAZIM"
Türk insanında tatili bir kültür ve alışkanlık haline getirmek için çalışmak gerektiğini kaydeden Ayık, Türkiye'de her bütçeye uygun kıyı, dağ, yayla ve kaplıca tesisleri bulunduğunu söyledi.
TÜROFED Başkanı Ayık, "Birçok ülkenin sahip olmadığı bir altyapıya sahibiz. Nitelikli konaklama tesislerimiz, yollarımız, havaalanlarımız var. Hizmet sektöründe çok nitelikli elemanlarımız var. Şehirlerimiz, kasabalarımız altyapı olarak çok gelişti. Bunların yanı sıra doğal ve kültürel zenginliklerimiz var. Bunları bizim insanımızın da yaşaması lazım." dedi.
Bakan Çelik'ten fındık üreticilerine müjde
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 940 milyon lira tutarındaki yağlı tohumlu bitkiler ve 812 milyon lira tutarındaki fındık alan bazlı gelir desteği ödemelerinin, bugün üreticilerin hesabına yatırılmaya başlanılacağını bildirdi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 940 milyon lira tutarındaki yağlı tohumlu bitkiler ve 812 milyon lira tutarındaki fındık alan bazlı gelir desteğiödemelerinin, bugün üreticilerin hesabına yatırılmaya başlanılacağını bildirdi.
Bakan Çelik, üreticilere verilen tarımsal desteklerin, AK Parti hükümete geldiğinden bu yana çok yüksek oranda arttığını, 2002 yılında 1,8 milyar lira olan devlet desteğinin, 2016'da 11,6 milyar liraya çıktığını belirtti.
Bu sene tarımsal destekler için ayrılan bütçenin 8,5 milyar liralık kısmının haziran sonu itibariyle ödenmiş olacağına dikkati çeken Çelik, bugün saat 18.00'den itibaren toplam 940 milyon lira tutarındaki yağlı tohumlu bitkiler ve 812 milyon lira tutarındaki fındık alan bazlı gelir desteği ödemelerinin üreticilerin hesabına yatırılmaya başlanılacağını kaydetti.
Çelik, desteklerin yatırılmasının, üreticilerin T.C. kimlik numaralarının son hanesine göre organize edildiğini belirterek, "T.C. kimlik numarasının son hanesi '0-2' olanlar bugün saat 18.00'den, '4-6' olanlar 24 Haziran itibarıyla, '8' olanlar da 1 Temmuz saat 18.00'den itibaren destek ödemelerini almış olacaklar." dedi.
TARIMSAL DESTEKLER 4 ANA BAŞLIKTA TOPLANACAK
Türkiye'de tarım alanında 50'nin üzerinde destekleme kalemi olduğuna işaret eden Çelik, "Önümüzdeki yıl için bazı hazırlıklarımız var. Bu destekleri temel ana 4 destekte düzenleyecek şekilde bazı düzenlemeler yaptık ve hayvancılığa ağırlık verdik. Hayvancılıkta önümüzdeki yıl buzağı desteği üzerine bina edilmiş bir destekleme politikasını yürürlüğe koyacağız. Amaç hayvan varlığını artırmak olduğu için bunun da yolu buzağı üretiminden ve korunmasından geçiyor." diye konuştu.
Gümrük kapıları gurbetçileri karşılamaya hazır
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, gerek personel takviyesi gerek risk analizleri gerekse sistemlerde yapılan iyileştirmelerle gurbetçilerin sorunsuz bir şekilde Türkiye'ye girişlerini sağlamak için hazırlıkları tamamladıklarını söyledi.
Gümrük çalışanlarının aşkla, şevkle görevlerini yaptığını dile getiren Tüfenkci, personelin yaz aylarında da aynı hassasiyetle görevlerini sürdüreceklerini söyledi.
Yaz aylarında gurbetçilerin Türkiye'ye girişlerinde yoğunluk yaşandığına işaret eden Tüfenkci, "Yaz aylarının gelmesiyle özellikle Trakya'dan ülkemize ciddi anlamda gurbetçi akını oluyor, girişler oluyor. Bununla ilgili gerek Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olarak gerek personel takviyesi gerek risk analizleriyle gerekse sistemlerde yapılan iyileştirmelerle biz vatandaşlarımızın sorunsuz bir şekildeTürkiye'ye girişlerini sağlamak için hazırlıklarımızı tamamlamış durumdayız." diye konuştu.
GURBETÇİLERE TAVSİYELER
Gurbetçilere çeşitli tavsiyelerde bulunan Tüfenkci, şöyle devam etti: "Vatandaşlarımızın yola çıkmadan önce gerek konsoloslukların gerekse Gümrük ve Ticaret Bakanlığının sitesine göz atmalarında fayda var. Orada özellikle yolcuların beraberinde getirecekleri eşyalarla ilgili açıklamalarımız var. Araçlarla ilgili olarak yapılan yeni düzenlemeyle, 185 günlük dışarda ikamet etme şartı getiriliyor. Orada vatandaşlarımızın mağdur olmaması için bu hususlara dikkat etmeleri gerekir. Yurt içine geldiklerinde 6 ay sonra çıkış yaptıklarında araçlarının ona göre çıkışlarının düzenlenmesi gerekiyor. Yine elektronik eşyalar noktasında birtakım kısıtlamalar mevcut. Onlara da dikkat etmeleri gerekiyor."
Bakan Tüfenkci, yaklaşan Ramazan Bayramı dolayısıyla Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olarak, gurbetçilerin seyahatlerini ve konaklamalarını kolaylaştırarak akrabalarıyla hasret gidermelerini sağlamak için 7 gün 24 saat hizmet vereceklerini de sözlerine ekledi.
Morgan Stanley TCMB'den 50 bp indirim bekliyor
Morgan Stanley yayınladığı raporda TCMB'nin 21 Haziran toplantısında üst banttan 50 baz puan indirim yapmasını bekliyor.
Morgan Stanley, bugün yayınladığı CEEMEA raporunda 21 Haziran'da yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısında TCMB'den faiz indirimi beklediğini bildirdi.
Morgan Stanley, istikrarlı Türk Lirası ve son aylarda beklenenden düyük gelen TÜFE'nin desteğiyle TCMB'nin faiz koridoru üst bandını 50 baz puan indireceğini tahmin ediyor.
Altın 2 yılın zirvesini gördü
Altın dün üç haftanın en sert günlük düşüşünü kaydetmesinin ardından dolardaki değer kaybına paralel olarak yüzde 0.2 değer kazandı.
SON İKİ YILIN ZİRVESİ
Dün gün içinde 1,300 doları aşarak 1,315 dolara kadar yükselerek yaklaşık iki yılın zirvesini gören altın ilerleyen saatlerdeki satışlarla günü yüzde 1 ekside kapattı. Altın akşam 30 dolardan fazla gerileyerek 1.277 dolara indi.
ÇEYREK ALTIN KAÇ LİRA?
Kapalıçarşı'da altının gramı 120,65 liradan, çeyrek altın 200,64 liradan satılıyor.
Altın 2 yılın zirvesini gördü
Altın dün üç haftanın en sert günlük düşüşünü kaydetmesinin ardından dolardaki değer kaybına paralel olarak yüzde 0.2 değer kazandı.
SON İKİ YILIN ZİRVESİ
Dün gün içinde 1,300 doları aşarak 1,315 dolara kadar yükselerek yaklaşık iki yılın zirvesini gören altın ilerleyen saatlerdeki satışlarla günü yüzde 1 ekside kapattı. Altın akşam 30 dolardan fazla gerileyerek 1.277 dolara indi.
ÇEYREK ALTIN KAÇ LİRA?
Kapalıçarşı'da altının gramı 120,65 liradan, çeyrek altın 200,64 liradan satılıyor.
Kola içen vergi ödeyecek
ABD'nin Philadelphia kentinde içecek endüstrisinin milyonlarca dolarlık engelleme çabalarına karşın, gazlı ve şekerli içeceklere vergi getirildi.
90 milyon dolarlık kaynak sağlayacak
Taraftarları, verginin kentin 1,5 milyon sakininin sağlığına yararlı olacağını söylüyor, karşıtlarıysa küçük işletmeler ve yoksul kesimleri vuracağını savunuyor. BBC'de yer alan habere göre, verginin gelecek Ocak ayında yürürlüğe konması ve bu yolla gelecek yıl 90 milyon dolar kaynak elde edilmesi bekleniyor.
Kentin Demokrat Partili Belediye Başkanı Jim Kenney elde edilecek vergilerin çocuk yuvaları, devlet okulları ve yeşil alanlar için harcanacağını söyledi. Kenney "Phladelphia bugün mahallelerimize ve eğitim sistemimize tarihi bir yatırım yaptı" dedi.
1 litre için 35 sent
Yeni uygulamada litre başına 35 sent vergi alınacak. Dağıtımcılar tüm şekerli ve yapay yollarla tatlandırılmış içecekler için vergi ödeyecek. Vergi yükünü tüketiciye yansıtıp yansıtmama konusunda ise serbest olacaklar.
Kola vergisi girişimleri ABD'nin 30'dan fazla eyaletinde başarısız olmuştu. Sadece California'nın Berkeley kentinde benzer bir vergi alınıyor.
Philadelphia "kola vergisi" adı verilen vergiyi uygulayan ilk büyükABD kenti olacak.
İçecek şişeleme endüstrisinde servet kazanan milyoner işadamı Harold Hanickman verginin uygulanmaması için 1,7 milyon dolar harcadı. Honickman konuyu mahkemeye taşıyacağını söyledi.
Philadelphia'da yetişkinlerin yüzde 68'i ve çocukların yüzde 48'i aşırı kilolu ya da obez.