NECLA BAYRAKTAR / AKTÜEL DERGİSİ
Ay Yapım iddialı bir diziye daha imza atıyor. Cengiz Aytmatov’un “Kırmızı Eşarp” adlı romanından uyarlanan “Al Yazmalım” güçlü kadrosuyla dikkat çekiyor.
Aytmatov’un eseri 1977 yılında Atıf Yılmaz tarafından çekilen ve halen sinemaseverlerin en iyi Türk filmlerinden biri diye tarif ettikleri “Selvi Boylum Al Yazmalım” adlı filme de kaynak olmuştu.
Uyarlamanın film versiyonunda Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin başrolleri paylaşırken ATV ekranlarında yayınlanacak olan dizide genç oyuncular Özge Özpirinççi, Seçkin Özdemir ve usta oyuncu Barış Falay kamera karşısına geçti.
Tam umudunu kestiğinde karşına Cemşit çıkar. Cemşit, Asya ve oğluna kol kanat germekten geri durmaz, yeni bir hayat kurulur. Samet’in babası Cemşit, ilişkilerinin mayası ise huzur ve güvendir. Bir gün İlyas çıkar karşılarına, fırtınasını da beraberinde getirmiştir. Hesaplaşma zamanı gelmiştir…
Özge Özpirinççi (ASİYE)
“DİZİLERDE OYNAMAKTAN KORKUYORUM”
Filmi daha önce izlemiş miydiniz?
İzlemeyen var mı? Eğer varsa mutlaka izlemeliler! Atıf Yılmaz’ın rejisörlüğünde Ali Özgentürk’ün, Cengiz Aytmatov’un romanından uyarlayarak kaleme aldığı
muhteşem senaryoyu; Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin’in unutulmaz oyunculuklarıyla taçlandırdığı bir film bir daha yapılmayacak! İlk ne zaman izlediğimi hatırlamıyorum
ama izlemekten hiç sıkılmayacağımı biliyorum!
Sizin filme karşı hissiniz nedir?
O kadar güzel işlenmiş bir konu ki sizi izlediğiniz döneme göre etkiliyor. Bundan 7 sene önce izlediğimde Asya’ya çok kızmış ve tutku yerine huzuru seçmesine bir anlam verememiştim. Şimdi izlediğim zaman bir kadının, daha doğrusu kalbi kırılmış bir kadının çocuğu olduktan sonra huzurlu bir hayat sürme isteğini anlayabiliyorum.
Klasik haline gelmiş bir filmin dizi versiyonunda rol almak sizi düşündürdü mü?
Korktunuz mu? Herhangi bir dizide yer almak beni zaten korkutuyor. Öncelikle haftada en az 90 dakika çekmek inanın kimse için kolay değil. Ekibinizle beraber bin bir emekle günlerce uğraşarak hazırladığınız, izleyicinin beğenisine sunduğunuz bir projenin ömrünün reyting canavarı tarafından belirlenmesi çok üzücü.
Ben bir oyuncu olarak klasik haline gelmiş bir filmin dizi versiyonunda oynayacağım için korkmadım, hatta onur duydum. Yeni kuşakların kitap okumaktan, sinemaya gitmekten çok televizyon karşısında ve internet başında vakit geçirdiklerini biliyoruz. Belki dizimizi izleyen 10 yaşında küçük bir çocuk gidip Cengiz Aytmatov’un romanını alıp okuyacak.
“Biraz erkeksileşmiştim”
Rolünüze hazırlandınız mı, neler yaptınız? İlyas karakterini oynayan arkadaşım Seçkin Özdemir ve ben, İpek Bilgin ile iki günlük bir çalışma yaptık. İpek abla bize farklı bir bakış açısı getirdi ve o iki gün Seçkin’le birlikte çalışmak bana çok iyi geldi.
Bütün yaz “Anadolu Kartalları” adlı sinema filminde bir üsteğmeni oynadığım için hareketlerim, konuşmam, tavırlarım biraz erkeksileşmişti. O geçişi yapmak benim için zor olur diye düşünüyordum ama Bursa’ya gittim, kostümümü giydim, saçım makyajım hazırlandı ve ben Asiye olmuştum bile.
İstanbul dışında çalışmak sizi zorluyor mu? Özlediğiniz bir şeyler var mı? Set bittiğinde evime gidememek ve istediğim zaman sevdiğim insanlarla buluşamamak beni zorlayacak gibi geliyor. İlk kez şehir dışında bir işte çalışıyorum. Zaten şu ana kadar gelen şehir dışı işleri tercih etmiyordum. Fakat “Al Yazmalım” gelince bu fedakârlığı yapmam gerektiğini düşündüm. Neyse ki Bursa çok uzak değil ve burada çok sevdiğim ve İstanbul’da yaşarken çok özlediğim akrabalarım var.
SEÇKİN ÖZDEMİR (İLYAS)
“İLK KEZ BAŞROL OYNUYORUM”
Rol teklifi geldiğinde ne düşündünüz?
Beni heyecanlandıran bir iş, çok mutlu oldum.
Filmi daha önce izlediniz mi?
İlk çocukken izledim ama kaç yaşındaydım hatırlamıyorum. “Selvi Boylum Al Yazmalım” bir klasik, herkes gibi benim için de çok özel bir film.
Kariyerinizde bu dizinin yeri sizce ne olur?
Bunu bilemiyorum ama kariyerimin şu ana kadarki en önemli işi diyebilirim galiba, çünkü tiyatro dışında ilk kez başrol oynuyorum.
Filmin en sevdiğiniz bölümü hangisi?
Filmde çarpıcı çok sahne var ama benim için en etkili olanı final sahnesi diyebilirim. “Al Yazmalım”da da her bölümde çok sayıda çarpıcı sahne var, seyirci çok etkilenecek. Ama burada anlatmayayım, diziyi izlerken görelim…
Rolünüze hazırlandınız mı, neler yaptınız?
Tabi ki hazırlandım ve hâlâ o hazırlık devam ediyor aslında. Hayata İlyas’ın gözünden bakmaya çalışıyorum. Ayrıca İlyas motokros tutkunu olduğu için motosiklet ve motokros eğitimi aldım.
Filmin unutulmaz cümlesi; “Sevgi emektir…” Size soracak olsam; bir ilişkide aşk mı, sevgi mi diye, yanıtınız ne olurdu?
İkisi de olması gerekiyor tabii ki ama illa birini seçmem gerekiyorsa sevgi diyebilirim. Sonuçta anlaşamayabileceğiniz bir insana da aşık olabilirsiniz…
İlyas’ın karakterini nasıl değerlendiriyorsunuz?
İlyas, hayalleri ve hedefleri olan, tutkulu, deli dolu, kendine güvenen bir karakter. Bu özellikleri ile bana çok yakın. Ama İlyas’ın bunları hayatta yaşayış ve ifade ediş şekilleri benden çok farklı…
İzleyici sizi “Muhteşem Yüzyıl”da tanıdı, şu ana kadar hangi projelerde yer aldınız?
“Muhteşem Yüzyıl” çok iyi bir iş. Leo da hikâye içinde çok etkili bir yere sahip ve benim için gerçekten çok önemli. Bunun dışında tiyatro, reklam oyunculuğu ve sunucuk yaptım. Ama şu anda sadece “Al Yazmalım”la ilgilenilsin istiyorum.
Aytmatov’un “Kırmızı Eşarp” adlı eserinden uyarlanan “Selvi Boylum Al Yazmalım” adlı unutulmaz filmin konusunu kısaca hatırlattıktan sonra bu filmin Türk sinema tarihinin önemli köşe taşlarından biri olduğunu söylersek her halde itiraz eden çıkmaz. Filmin usta yönetmeni Atıf Yılmaz yönetmen koltuğunda otururken sinemaseverlere “eskimeyen” bir film hediye ettiğini tahmin ediyor muydu acaba?
Filmin gönlümüzdeki yeri baki… Cemşit rolünde devleşen Ahmet Mekin’i, güzeller güzeli köylü kızı Asya’ya can veren Türkan Şoray’ı ve en güzel o filmde gülen Kadir İnanır’ı unutmak mümkün değil elbette. Kitaptan uyarlanan film 1977 yılında çekilmişti. Yıl 2011 olduğunda ise başarılı dizilerin arkasındaki isim Ay Yapım kolları sıvadı ve “Selvi Boylum Al Yazmalım”ın televizyon uyarlamasını çekmeye karar verdi. Biz de dizi ekibini olay yerinde, dizinin çekildiği Bursa’da ziyaret ettik. Gördük ki koca ekip gerçekten hummalı bir çalışma içinde.
Dizi güçlü bir kadroya emanet, kamera arkasında bu kez Nisan Akman var. Senaryo günümüze uyarlanarak televizyona uygun bir hale getirilmiş. Karakter isimleri neredeyse aynı, sadece birçok kız çocuğuna adını veren “Asya” artık “Asiye”. Asiye’yi genç oyuncu Özge Özpirinççi canlandırıyor. İlyas’a hayat veren ise sürpriz bir isim; izleyicinin Muhteşem Yüzyıl’da tanıdığı Leo Efendi, yani Seçkin Özdemir. Bu Özdemir’in ilk başrolü. Cemşit ise bir ustaya emanet.
Ezel’in kötü adamlarından Kerpeten Ali’yi ete kemiğe büründüren, kendi tarifiyle; “bin kişiyi öldürüp, 800 kişiyi yaralayan” ve dizi tarihinin en şahane kötü adamını ortaya çıkaran Barış Falay dizinin Cemşit’i. Sette herkes çok heyecanlı. Amaç; verilen emeğin karşılığını almak, beğenilmek. Seyirciyi ekrana bağlayan o diziler o kadar kolay ortaya çıkmıyor. Figüranından yönetmenine kadar herkes soğuk, sıcak; yağmur, çamur demeden deli gibi çalışıyor; ta ki istenen olana kadar.
Set koşulları işin doğası gereği zor. Ama bu zorluk kimsenin keyfini bozmuyor. Kolay değil, klasik bir esere can verecekler, herkes çok heyecanlı. Bakın başrol oyuncularından Özge Özpirinççi nasıl anlatıyor duygularını: “Deli Saraylı dizisi bittikten sonra TRT OKUL kanalı için bir programının sunuculuğu dışında başka bir şey yapmadım. Teklif edilen proje yüzde 100 içime sinmediği takdirde hiç oyalanmadan reddettim.
Fakat ‘Al Yazmalım’ geldiği zaman karnımda oluşan heyecan kaynaklı ağrılar ve olursa muhteşem olur düşüncesi beni benden aldı.” Özpirinççi
heyecanlı ama yalnız değil. Zira işe dâhil olan herkesin ortak durumu;
heyecanlı olmak şu ara, hepsinde tatlı bir telaş… Amaç iyi bir iş çıkarmak ve eserin ana fikrini; “sevgi emektir”i bir kere daha ispatlamak.
HAMLET OYNANDI DİYE BİR DAHA OYNAMAYALIM MI?
● Teklif size ne zaman, nasıl geldi?
“Ezel” bitmeden önce teklif geldi. Yapımcımız Kerem Çatay, senaristimiz ve yönetmenimiz çok istediler Cemşit’i benim oynamamı. “Ezel”de Ay Yapım ile çalıştık. Keyifli giden bir ilişkimiz var. E bunun üzerine Cengiz Aytmatov’un eseri çok güçlü. Bence her dönem cümlesi olan bir eser. Hele hele içinde bulunduğumuz çağda emeğin yüceltilmesi bana çok kıymetli geliyor. Benim için de böyle bu hayatta. Böyle güçlü bir eser vardı, dolayısıyla bana çok hayır diyecek bir taraf kalmamıştı.