Etkisini merkezi sinir sisteminde gösteren bir bağışıklık sistemi hastalığı olan Multipl Skleroz (MS), tüm araştırmalara rağmen hala gizemini koruyor.
Özellikle son 20 yıl içinde pek çok ipucu yakalanmasına rağmen MS'e yol açan nedenlerinin henüz tam olarak anlaşılamadığını söyleyen Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, belli genetik özelliklerin yanı sıra, D vitamin eksikliği, virüs enfeksiyonları, aşılar, sigara, stres, aşırı tuz tüketiminin MS' in ortaya çıkmasında tetikleyici nedenler arasında yer aldığını anlatıyor.
Genç erişkin çağda ortaya çıkması ve erken dönemde tanı konularak tedavi edilmemesi durumunda özürlülüğe neden olması hastalığın önemi ve ciddiyetini artırıyor.
Dünyada 2,3 milyon MS hastası olduğu düşünülüyor ve epidemiyolojik çalışmalar görülme sıklığının ekvatordan uzaklaştıkça arttığını gösteriyor.
2013 yılından bu yana MS'in 'Ataklı MS' ya da 'Progresif MS' olmak üzere 2 tipte ele alınmaya başlandığını söyleyen Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, hastaların yüzde 85-90'ında MS' in bir anda ortaya çıkan ve ataklarla seyreden tipinin görüldüğünü belirtiyor.
MS, hastaların üçte ikisinde 20-40 yaş arasında ortaya çıkarken, üçte birinde 40 yaş üstünde ya da 20 yaş altında başlıyor. 55 yaşın üzerinde ise risk belirgin olarak azalıyor.
Kırk yaş altında başlayan ataklar ve düzelmelerle giden ataklı MS, kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık 2,5-3 kat daha sık görülüyor. 40 yaş sonrası başlayan progresif MS ise kadın ve erkek oranları benzerlik gösteriyor.
"Başlıca belirtileri arasında vücudun çeşitli bölgelerinde özellikle gövdede, yüzde, kollar ya da bacaklarda uyuşukluk, karıncalanma, güçsüzlük, görme keskinliğinin azalması ya da çift görme, baş dönmesi, dengesizlik, beceriksizlik, idrar kaçırma ya da idrar yapamama, dışkılama sorunları ve yorgunluk bulunuyor.
Nadiren bellek sorunları, duygu durum değişiklikleri, cinsel işlev bozuklukları, konuşma bozuklukları, baş ağrısı, uyku bozuklukları ya da epileptik nöbetler de gözlenebiliyor."
Çünkü, bu dönemde hastalığın seyrini etkileyen tedavilere başlanması ve düzenli kullanılması, yakın doktor izlemi gelecekte özürlülük oluşumunun engellenmesi açısından son derece önemlidir" diyor.
Çok sık viral enfeksiyon geçirenlerde, özellikle Epstein Barr virüs enfeksiyonuna maruz kalanlarda, D vitamin eksikliği olanlarda, aşırı stres altında yaşayanlarda MS gelişme riskinin arttığını söyleyen Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, "MS kalıtsal bir hastalık değildir ancak ailesel yatkınlık gözlenebilir.