Gülşah Maraşlı bu hafta vizyona giren filmleri sabah.com.tr için derledi.
Bu hafta vizyona giren filmlerden bazısı öne çıkıyor, bazılarının ise isim duyurma ve gişe yapma bakımından hiç şansı olmuyor. Vizyonda olan ve bugün vizyona giren Türk ve yabancı filmlerden sizler için bir seçki yaptık. Buyursunlar…
SUÇ/LU (CRİMİNAL)
Yön: Ariel Vromen
Oyn: Kevin Costner, Gary Oldman, Tommy Lee Jones
Tür: Bilimkurgu-Gerilim
İngiltere yapımı Suçlu, bugün vizyona giriyor. Bilimkurgu gerilim, sinemada tür olarak her zaman tutmuştur, bu film de bu avantajı kullanarak elbet gişe yapacaktır.
Filmin konusu da ilginç.. Görevden alınmış bir CIA ajanının hatıraları ve yetenekleri, neler yapabileceği kestirelemeyen tehlikeli bir adamın zihnine aktarılır. Fakat zihnine aktarılan adamın duyguları kötü adamın fikirlerini değiştirmeye başlar. Ve nefes nefese olaylar birbirini kovalar. Filmin bir özelliği de 1991 yılında JFK filminde birlikte rol alan Kevin Costner, Gary Oldman ve Tommy Lee Jones'un yeniden bir araya gelmiş olmaları.
KAPININ DİĞER TARAFI (THE OTHER SİDE OF THE DOOR)
Yön: Johannes Roberts
Oyn: Sarah Wayne Callies, Jeremy Sisto, Suchitra Pillai-Malik
Tür: Korku
Bugün vizyona giren Kapının Diğer Tarafı, bilindik şeytan hikayesi… Ancak Hindistan-İngiltere ortak yapımı olduğundan dikkat çekecektir. Bu filmle bir kez daha anlıyoruz ki, Batı sineması hiçbir zaman Doğu hikayelerinin gizemli yanlarından vazgeçemeyecek. Bilinmeyen dünyalara gösterilen ilgi ve ölüm ötesine duyulan merak, seyircinin her zaman gişeye para bırakmasını sağlayacaktır.
Oğlunu şeytandan koruyamayan anne, kızının da kaderinin aynı olmaması için savaş vermektedir. Daha sonra oğlunun ölümü için bir türlü teselli bulamayan anne, kaybettiği oğlunu geri getirecek bir yol olduğunu keşfeder ve ona son kez veda edebilmek ister. Bunun için eski bir tapınağa gider, bu tapınağın kapısı iki dünya arasındaki geçiş olarak kullanılmaktadır. Ama kadın, kapıyı ritüel bitmeden açmaması gerektiği uyarılarına uymamıştır ve sonucunda ölüm ve yaşam arasındaki dengeyi bozmuştur.
ÖLÜM TRENİ (BACKTRACK)
Yön: Michael Petroni
Oyn: Adrien Brody, George Shevtsov, Robin McLeavy, Sam Neill
Tür: Korku
Bir şeytan hikayesinden sonra bir de hayalet hikayesi bu hafta için iyi gider..
Psikolog Peter, trajik bir kazada çok sevdiği küçük kızını kaybetmiştir. Acı ve suçluluk duygusu ile baş etmeye çalışan Peter, hastalarında karanlık duygular ve tuhaflıklar fark etmeye başlar. Hastalarından dinlediği olayları birleştirince onların 20 sene önce aynı gün ölmüş olan insanların hayaletleri olduğunu fark eder. Bu korkunç gerçek, Peter'ı geçmişte saklı kalmış sırları çözmek üzere sürprizlerle dolu bir yolculuğa sürükleyecektir.
Yine bilinmeyen dünyalara duyulan merakı kullanarak senaryosu oluşturulan film, gişe yapacağa benziyor.
Bir diğer animasyon da Orman Çocuğu. Disney'in yine klasik animasyon türüne dayanan bu aksiyon filmde, bir kurt ailesi tarafından büyütülen erkek çocuğu Mowgli'nin destansı hikayesi yer alıyor.
Bugün vizyona giren Türk yapımlara baktığımızda 3 film öne çıkıyor:
Ateş/The Moments Entertainment/Pasha Projects
Genç Pehlivanlar/M3 Film/Roni Film – Ret Film
Yemekteydik ve Karar Verdim/M3 Film/Yeditepe Film
ATEŞ/THE MOMENTS ENTERTAİNMENT/PASHA PROJECTS
Yön: Haluk Piyes
Oyn: Haluk Piyes, Büşra Ayaydın, Eren Hacısalihoğlu, Sacide Taşaner
Tür: Aksiyon ve dram
İstanbul'un Tophane semtinde yaşayan iki yakın arkadaşın hayata tutunma mücadelesini ve aşklarını konu alıyor. Maalesef film konu itibariyle orjinallikten oldukça uzak. İzleyip izlememek size kalmış.
YEMEKTEYDİK VE KARAR VERDİM
Yön: Görkem Yeltan
Oyn: Arzu Okay, Mehmet Güreli, Sema Poyraz, Gökçer Genç
Tür: Dram
Görkem Yeltan'dan ilginç bir film olabilir. Fakat pek de öne çıkacak gibi durmuyor. Filmde, Rıza Gürsoy ve ailesinin Kurban Bayramı süresince yaşadıkları anlatılıyor.
GENÇ PEHLİVANLAR
Yön: Mete Gümürhan
Oyn: Muhammed Ceylan, Beytullah Onur, Harun Kılıç, Baran Kendirlioğlu
Tür: Belgesel
Belgesel tutkunlarına izleyebilecekleri bir yapım.. Geleceğin güreş şampiyonları olabilmek için mücadele eden Amasya Güreş Merkezi Yatılı Okulundaki 26 çocuğun hayatına ışık tutan belgesel film; aynı zamanda yönetmenin müdahalesi olmadan, yakından gözlem yöntemiyle çocukların arkadaşlıkla rekabet arasında geçen gündelik hayatlarını da anlatıyor.
Belgesel ile birlikte bir de güreş sporunu seviyorsanız, kaçırmayın.
Nisan başında vizyona girmiş olan filmlerden görmediyseniz, izlemenizi önerebileceğimiz filmler de var..
Dan Trachtenberg'in yönettiği ve John Goodman, Mary Elizabeth Winstead, John Gallagher Jr. ile Douglas M. Griffin'in oynadığı Cloverfield Yolu No: 10 (10 Cloverfield Lane) sinemada heyecanseverler izleyebilir. Filmde, büyük bir trafik kazası geçiren Michelle, gözlerini yer altında konumlanmış bir sığınakta açar. Yanında ise, dışarıda kimyasal bir saldırı olduğunu ve kesinlikle dışarıya çıkamadıklarını iddia eden iki yabancı adam vardır.
Çoook çok eskilere gitmek istiyorsanız, şöyle bulunduğunuz çağdan farklı bir yüzyılda bulmak istiyorsanız kendinizi, Hou Hsiao Hsien'in yönettiği ve Chen Chang, Qi Shu, Yun Zhou ile Satoshi Tsumabuki'in oynadığı Suikastçı (The Assassin) filmini öneririm. Elbette bu kadar uzak bir zamana gitmişken heyecan olmadan olmaz… 9. yüzyılda Çin'de büyük iktidar savaşları verilmektedir ve siz buna –beyazperde aracılığıyla- tanıklık edeceksinizdir. Merkeze karşı en büyük muhalefeti yürüten Weibo Hanedanı'nda üst düzey bir görevde olan bir generalin 10 yaşındaki kızı Yinniang, bir rahibe tarafından kaçırılır. Dövüş sanatlarında ustalaşan Yinniang, zalim ve yozlaşmış bürokratları öldürmek üzere eğitilir ve eşsiz bir suikastçıya dönüşür. Eğitmenliğini yapan rahibe O'nu, Jian'ı öldürmek için doğduğu topraklara gönderir. 9. Yüzyıla hoş geldiniz!
Yok, ben heyecandan sıkıldım güleyim biraz diyecek olursanız, Ben Stiller'in yönettiği ve Ben Stiller, Owen Wilson, Will Ferrel ile Penolope Cruz'un oynadığı Zoolander 2 görülebilir. İki erkek model gizemli şehir Roma'daki büyük bir dünya moda olayında görev almak üzere özel bir davet aldıklarında eski ihtişama ve medeniyete dönmenin cazibesine karşı koyamazlar. Roma'ya vardıklarında Derek ve Hansel, yeni moda imparatorluğunun ardındaki tuhaf ve eksantrik tasarımcılarla tanışırlar. İkili bir zamanlar bildikleri moda dünyasının inanılmaz bir biçimde değiştiğini, bu değişimin kendilerini de tuhaf bir şekilde çekerek tekrar spot ışıklarının altına sürüklediğini fark ederler. Ama şimdiden uyaralım, vakit harcamaya değmeyecek sıradan bir komedi!
Animasyon tutkunlarına da seçenekler mevcut. Gabriel Riva Palacio Alatriste ile Rodolfo Riva Palacio Alatriste'nin yönettiği ve Bruno Bichir, Carlos Espejel, Angelica Vale ile Omar Chaparro'nun seslendirdiği, Genç horoz Toto'nun, yaşadığı yerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasıyla, büyük bir direnişe hazırlanmasını anlatan Cesur Horoz (Un Gallo Con Muchos Huevos – Rumble Rooster), hoş vakit geçirtebilir.
Türk filminde korku denilince akla nedense son yıllarda cinler geliyor. Yeşilçam sinemasında kovardık bütün kötülükleri "kış kış cinler kış kış, yallah cinler yallah!" Şimdiki sinemacılarımız sağolsun zorla çağırıyorlar! Yönetmenliğini Hürcan Emre Yılmazer'in yaptığı; Veysi Alışkan, Yeşim Egemen, Revşan Genç'in oynadığı Azem 3: Cin Tohumu, adından da anlaşılacağı gibi korku türünde. Hikaye, 1917 de Orta anadolu'da Kızılırmak kenarında bir köyde gerçekleşen bir olay etrafında dönüyor. Amma bana soracak olursanız cinle periyle uğraşmayın derim.
TÜRK LOKUMU, Anadolu'da bir devlet okulunda okuyan Niyazi derslerinin başarısı ve okul birinciği ile İstanbul'da bir Amerikan kolejinde yatılı okumaya başlar. Sonrasında bilindik olaylar olaylar! Ama Türk sineması adına pek de öne çıkamayan olaylar!
BABA MİRASI'nda, bir baba evlatlarına miras bırakır fakat mirasa sahip olabilmeleri için babanın bazı şartları vardır. Ehhh!
91.1, dram-komedi. Aynı şehirde yaşayan 3 farklı kuşağın (aslında çok da bilindik olan) hikayesi.. tercih sizin yani.
Bizim Türk filmi deyince sinemadan anladığımız sadece ve nedense komedi oluyor. Acaba komedi kolay lokma ve gülmeye bayılan her an gülmeye hazır bekleyen Türk izleyicisi açısından gişe garantisi olarak görüldüğünden olsa gerektir. Korku denince de cinden periden bir türlü çıkamıyor Türk sineması. Tabii çok şükür ki toplum olarak bizde henüz seri katil, toplu katliam yapacak psikopat manyak insan israfı ruh bozuntuları olmadığından gerek, bu tür konuları yazamıyor ve çekemiyoruz. Buna toplumumuz adına şükür edip sevinmeli elbet, velakin sinema da da hiç mi hayal gücünüz yok be kardeşim!