Atatürk ile ilgili şiirler, okuduğunuzda Büyük Önder Atatürk'e hayranlık duyacağınız büyüleyici ifadelerdir. Zaman zaman okullarda en güzel Atatürk şiirleri ile ilgili çeşitli yarışmalar da yapılır. Yazımızda şiirlerin tamamına yer vermemiz mümkün değildir. Atatürk ile ilgili kısa şiirler, bu anlamda yazılan eserlerle ilgili sizlere fikir verir. Mustafa Kemal Atatürk'e yazılmış şiirler yazımızın devamında.
Bir ağıt söyleyeyim, dağlar dilinden
Dumlu'dan Ağrı'ya ün gitsin gelsin!
Destanlar duyulsun tarih yolundan,
O günden dünlere şan gitsin gelsin...
Orhan Şaik Gökyay, 5 kıtadan oluşan bu şiiri büyük Atatürk'e ithafen yazmıştır. Şiirde Atatürk'ün şanlı şerefli Türk tarihine yaptığı katkılara vurgu yapılmıştır.
Ey sanki alev saçlı zafer küheylanı ile
Kurtardığın vatanda en yüce şehsüvarsın,
Bir şimşek çağlayanı haliyle Türk kanı ile
Aldığı şâna lâyık bir tarihte bir Sen varsın.
Enis Behiç Koryürek, 3 kıtadan oluşan bu kısa şiirinde Atatürk'ün Türk milleti için ifade ettiği anlama vurgu yapmıştır. Türk milleti var olduğu sürece de Atatürk'ün ifade ettiği anlam her zaman zirvede yer alacaktır.
Atatürk dedim iptida
Önümü ilikledim.
Nasıl söylerim öldüğünü
Atatürk'üm karşımda,
Yatmış uyumuş karlar üstüne
Kalpağı başında.
İlhan Demiraslan, 22 mısradan oluşan bu şiirinde Atatürk'e hayranlığını ifade etmiştir.Şair, bu şiiri yazarken Atatürk'ün öldüğünü de kabul etmek istememiştir.
Türk'ü ölümden
Odur kurtaran
Odur yeniden
Türklüğü kuran.
Hasan Ali Yücel, yazdığı duygu dolu şiirlerle Türk edebiyatında adından bahsettirmiş ünlü bir şairdir. Şair, bu şiirinde de Türk milletinin kurtarıcısı olarak Atatürk'e vurgu yapmış, onun liderlik özelliklerini öne çıkaran 6 kıtalık şiir yazmıştır.
Ne bulutlar gitti, ne padişahlardan bir haber geldi.
Kemal Paşa derler bir yiğit vardı.
Bu sefer de millet türkülerle Kemal Paşaya haber saldı.
Cahit Külebi, Kurtuluş Savaşı dönemini muhteşem ifadelerle şiire dökmüştür. Şair, yazdığı bu uzun şiirde, milli mücadelenin şanlı tarihine atıf yapmıştır.
Gene on beş sene evvel gibi Gazi geliyor,
Gene on beş sene evvelki kadar yükseliyor.
Gene başlarda oturmuş, gene göklerde başı;
Yıldırımlar gene bir eski silâh arkadaşı.
Mithat Cemal Kuntay, büyük devlet adamı Atatürk'ün cenazesini, duygu dolu sözlerle ifade etmiştir. 12 mısradan oluşan bu şiir, Atatürk'ün liderlik yönüne de atıfta bulunmaktadır.
Ağlayalım Atatürk'e
Bütün dünya kan ağladı
Başbuğ olmuştu mülke
Geldi ecel can ağladı
Şüphesiz bu dünya fani
Tanrı'nın aslanı hani
İnsi cinsi cem'i mahluk
Hepsi birden ağladı
Doğu batı cenup şimal
Aman tanrım bu nasıl hal
Atatürk'e erdi zeval
Amir memur altın kürsü
Yas çekip mebsan ağladı
İskender-i Zülkarneyin
Çalışmadı bunca leğin
Her millet Atatürk deyin
Cemiyet-i akvam ağladı
Atatürk'ün eserleri
Söylenecek bundan geri
Bütün dünyanın her yeri
Ah çekti vatan ağladı
Fabrikalar icat etti
Atalığın ispat etti
Varlığın Türk'e terk etti
Döndü çark devran ağladı
Bu ne kuvvet bu ne kudret
Vardı bunda bir hikmet
Bütün Türkler İnönü İsmet
Gözlerinden kan ağladı
Tren hattı tayyareler
Türkler giydi hep karalar
Semerkand'ı Buhara'lar
İşitti her yan ağladı
Siz sağ olun Türk gençleri
Çalışanlar kalmaz geri
Mareşal Fevzi'nin askerleri
Ordular teğmen ağladı
Zannetme ağlayan gülmez
Aslan yatağı boş kalmaz
Yalınız gidenler gelmez
Felek-el mevt'in elinden
Her gelen insan ağladı
Uzatma Veysel bu sözü
Dayanmaz herkesin özü
Koruyalım yurdumuzu
Dost değil düşman ağladı
Fecre benzettiği bayrakla kefenlenmiş Ata,
Çıktı bir kor gibi mermer kapısından sarayın.
Gönlümüz, bayrağı öğrendiği günden beri ta
Duymamıştır bu kadar hüznünü yıldızla ayın!
Gidiyor, gizleyerek sır gibi bizden sesini,
Çıkıyor, ilk olarak bir yola Başbuğ bizsiz.
Biz, ki dünyada, bırakmazdık onun gölgesini,
Bu ne hicranlı seferdir ki beraber değiliz.
Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil,
Kanlı bir gözyaşı nehrinde muazzam tabutun.
Ey ilâhın yüce davetlisi, göklerden eğil,
Göreceksin, duruyor kalbimiz üstünde putun!
Sen ki Gayya'ya düşen on yedi milyon Türk'ün
Dehşetinden sararırken yüzü yaprak yaprak,
Onu bir hızla çevirmiştin ölümden daha dün:
Tunç elin, yalçın iradenle kolundan tutarak.
Ve bugün on yedi milyon geliyor bir yere de,
Ebedî yolculuğundan seni döndürmek için
-Onu yoktan var eden sendeki derman nerede?
Gücü ancak yetiyor kabrine yüz sürmek için
Ah işte duyuyorum mesut günler içinden,
Sana "sevimli yüzün asla solmasın" diyen,
Bütün adınla dolu o coşkun şarkıları...
- Sen öldüğün için mi şimdi bayraklar yarı?
Görüyorum ilk defa seni gördüğüm günü;
Altından, alkışlarla geçiyorsun bir takın.
O gün bana gelmiştin babamdan daha yakın
Meğer duyacakmışım bir sabah öldüğünü...
Meğer görecekmişiz bir sabah gidişini,
İstanbul'un önünden son defa geçişini...
Bizler seninle nasıl, ne kadar beraberdik,
Bizler ki az sıkılsak "O başımızda" derdik;
Nasıl yok bileceğiz o güzel güneş yüzü?
Ana, baba değil bu, bizler Ata öksüzü
Tatmadık, bilmiyoruz bu bambaşka yarayı,
Öğret bize yarabbim ah O'nsuz yaşamayı!