Boğaziçi tamamen dondu, balıklar karaya vurdu, şehirde çok sayıda insanlar öldü, hayvanlar telef oldu. Bu nedenle 609 yılı içinde kıtlık baş gösterdi.
20 Ekim 887 deki güneş tutulması 6 saat sürdü. Etrafı gece gibi gayet koyu bir karanlık kapladı. O esnada şimşeklerle birlikte şiddetli yağmur yağdı ve yedi kişi yıldırım çarpması sonucu öldü.
25 Ocak 928 tarihinde şiddetli bir kış daha oldu. Dört ay buzlar erimedi. Boğaziçi dondu ve kıtlık yaşandı.
763 yılı Ekim'inde İstanbul tekrar sayılı kışlardan birini yaşadı. Dayanılmaz soğuklar nedeniyle ölen insanlar oldu. Boğaziçi, 30 metre derinliğine kadar donmuştu, insanlar, yük hayvanları, arabalar Anadolu sahilinden Rumeli sahiline ve Galata'dan Üsküdar'a geçtiler. Sarayburnu'ndaki buzlar o bölgedeki surlardan yüksek olduğundan surların bazı bölümü hasar gördü.
1621 yılı aralık ayında İstanbul'da tekrar büyük bir kış oldu. Boğaziçi buzlarla örtüldü ve Haliç dondu. Bu olay ikinci Osman tahtta bulunduğu zamana rastlıyordu. Dönemin müneccimleri bunu bir uğursuzluk olarak nitelendirip, kötü bir olayın işareti olduğunu söylediler. İstanbul halkı deniz üstünden yürüdü.
1657 senesinde İstanbul'da yine şiddetli bir kış hüküm sürdü. Haliç dondu. Defterdar iskelesi ile sütlüce arasında halk denizi yürüyerek geçti. O kış Edirne'de görülmemiş yükseklikte kar yığınları altında kalmıştı.