Al Jazeera'nın haberine göre, ABD ile İran arasında nükleer program, balistik füzeler, ekonomik yaptırımlar ve bölgesel nüfuz başlıklarında yaşanan gerilim tehlikeli bir eşiğe ulaştı. Amerikan savaş gemilerinin Arap Denizi'ne ilerlediği, tarafların karşılıklı sert tehditler savurduğu bu süreçte, Washington ile Tahran'ın taleplerinin neredeyse hiçbir noktada örtüşmemesi, yeni bir askeri çatışma riskini her zamankinden daha gerçek hale getiriyor.
TRUMP'TAN SERT MESAJ: "ZAMAN TÜKENDİ"
Katar merkezli Al Jazeera'ya göre, ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programına ilişkin yeni bir anlaşma için "zamanın tükendiğini" ilan ederek Tahran'a açık bir tehdit mesajı verdi. Trump, bölgeye sevk edilen ABD deniz gücünün, geçmişte Venezuela operasyonu öncesinde konuşlandırılan askeri güçten bile daha büyük olduğunu vurguladı.
TAHRAN'DAN YANIT: "PARMAKLAR TETİKTE"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Trump'ın açıklamalarına sert karşılık verdi. Al Jazeera'ya göre, Araghchi, İran ordusunun "parmakları tetikte" olduğunu ve herhangi bir yeni ABD saldırısına "derhal ve güçlü şekilde" karşılık verileceğini duyurdu.
NÜKLEER PROGRAM KRİZİ DERİNLEŞTİRİYOR
Haberde, ABD ve müttefiklerinin İran'ın nükleer programının silah üretimine yönelik olduğunu savunurken, Tahran'ın bunun sivil amaçlı olduğunu ileri sürdüğü ifade edildi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)'nın Mayıs 2025 raporunda İran'ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 400 kilogramdan fazla uranyum stokladığına dikkat çekildi. Bu veri, Washington ve Tel Aviv tarafından İran'a yönelik saldırıların gerekçesi olarak gösterildi.
Ancak son 20 yılda ABD'nin İran'a yönelik baskısı, özellikle ülkenin nükleer programı ve balistik füze programı üzerine yoğunlaştı. Bu baskı, İran'ın orta sınıfını ciddi şekilde yoksullaştıran ağır ekonomik yaptırımlarla desteklendi.
ABD ve bazı Batılı müttefikleri, İran'ın nükleer programının nükleer silah üretmeyi hedeflediğini savunuyor. Tahran ise programın yalnızca sivil amaçlı ve enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğunu öne sürüyor.
Haberde ABD'nin taleplerinin arasında, İran'ın nükleer silah üretmemesi, hatta sivil nükleer programdan dahi vazgeçmesi, hiçbir seviyede uranyum zenginleştirmemesi ve elindeki tüm zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesi gibi başlıklar yer aldı.
BALİSTİK FÜZELER MASADA
Haziran savaşında İran füzeleri, İsrail'in "Demir Kubbe" savunma sistemini sık sık aşarak birçok kenti vurmayı başardı.
BÖLGESEL NÜFUZ SAVAŞI
Analizde, ABD'nin üçüncü ana talebinin İran'ın bölgedeki etkisiyle ilgili olduğu ve bu etkinin hükümetlerle, dini hareketlerle ve silahlı gruplarla kurulan ittifaklardan oluşan "direniş ekseni" üzerinden şekillendiği ifade edildi. Haberde, ABD'nin talepleri arasında İran'ın bölgedeki silahlı gruplarla tüm bağlarını koparması yer aldığı vurgulandı.
İRAN ABD'DEN NE İSTİYOR?
Katar merkezli Al Jazeera'ya göre, ABD yaptırımları İran ekonomisini ağır şekilde sarstı. Petrol ihracatındaki büyük düşüş, riyalin tarihi değer kaybı ve artan enflasyon, Tahran'ı ekonomik olarak köşeye sıkıştırdı.
Trump'ın 2018'de yaptırımları yeniden devreye sokmasının ardından İran'ın petrol ihracatı yüzde 60–80 oranında düştü ve Tahran yönetimi yılda on milyarlarca dolar gelir kaybına uğradı.
Haberde İran'ın talepleri arasında ise tüm ekonomik yaptırımların kaldırılması ve diğer ülkelerin İran'la ticaret yapmaktan caydıran ikincil (secondary) yaptırımların sona erdirilmesinin yer aldı.
BALİSTİK FÜZELER
Haberde İran'ın balistik füzelerini özellikle İsrail'e karşı hayati bir caydırıcılık unsuru olarak gördüğü ve bu füzelerin İsrail kentlerini ve ABD üslerini vurabilecek kapasitede olması, Tahran'a stratejik avantaj sağladığı vurgulandı.
İran'ın talebinin ise balistik füze programını korumaya devam etmek niyetinde olduğu belirtildi.