ABD'de Donald Trump'ın Suudi Arabistan'a yönelik politikalarına karşı tepkiler büyüyor. ABD Temsilciler Meclisine giren ilk başörtülü Müslüman vekil Ilhan Omar, "Başkanımız bir kez daha ahlaki pusulanın satın alınamayacağını ispatladı. Öte yandan Suudi Arabistan ise bir Başkanın satın alınabileceğini ispat ediyor." ifadelerini kullandı.
ABD Temsilciler Meclisine seçilen ilk başörtülü Müslüman vekil Ilhan Omar, twitter hesabından yaptığı paylaşımda Cemal Kaşıkçı cinayeti konusundaki tavrı nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik eleştirilerde bulundu.
Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Trump'a yönelik eleştirilerde bulunan Omar, "Başkanımız bir kez daha ahlaki pusulanın satın alınamayacağını ispatladı. Öte yandan Suudi Arabistan ise bir Başkanın satın alınabileceğini ispat ediyor." ifadelerini kullandı.
Eski CIA Başkanı, "Trump, sahtekarlık sınırlarını aştığına göre Kongre, CIA'in Cemal Kaşıkçı konusunda bildiklerine dair kapalı bir toplantı talep etmeli. Suudi Arabistan'da kimse, özellikle Veliaht Prens (Muhammed bin Selman) bu hain olaydan dolayı hesap vermekten kaçmamalıdır." mesajını paylaştı.
Trump dün yaptığı yazılı açıklamada, Suudi Arabistan ile ilişkilerinin devam edeceği yönünde mesajlar vermişti.
ABD'nin, Suudi Arabistan'la "sarsılmaz ortaklığını" devam ettirmek istediğini belirten Trump, "Kongre üyeleri arasında, siyasi ya da farklı sebeplerden dolayı farklı bir yöne doğru gitmek isteyenler var ve bunu yapmakta serbestler. ABD'nin güvenliğiyle aynı doğrultuda olduğu müddetçe bana sunulan bütün fikirleri değerlendireceğim." yorumunu yapmıştı.
Amerikan New York Times (NYT), Amerikan NBC News, Washington Post ve Wall Street Journal gibi ABD medyasının önde gelen kuruluşlarında yer alan yazı ve analizlerde ABD Başkanı Donald Trump'ın gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili yaptığı açıklamalar sert şekilde eleştirildi.
ABD Başkanı Trump'ın salı günü, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatının (CIA) Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili bilgileri değerlendirmeye devam ettiğini belirten ve "Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın (cinayetle ilgili) bilgi sahibi olabileceği" şeklindeki açıklamaları ve Trump'ın Suudi Arabistan yönetiminin yanında durmaya devam edeceğinin sinyalini vermesi ABD'de büyük öfkeye yol açtı.
"TRUMP, SUUDİ ARABİSTAN'IN ANLATTIKLARINI YUTTU"
Amerikan New York Times gazetesi Yayın Kurulu, Trump'ın Kaşıkçı cinayeti ve Suudi Arabistan hakkında yaptığı açıklamaya ilişkin, "Trump, CIA'nın vardığı sonucu ve Amerikan değerlerini görmezden gelip Cemal Kaşıkçı cinayetinde Suudi Arabistan'ın anlattıklarını yuttu." değerlendirmesinde bulundu.
Gazete Yayın Kurulu, kaleme aldığı "Trump, Suudi Arabistan'ın değerlerini savunuyor" başlıklı yazıda, "Aslına bakılırsa Trump, Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi ne kadar yanlış olursa olsun, sorumluları kim olursa olsun, Suudi rejiminin yanında olacağını söylemiş oldu." ifadesine yer verdi.
Trump'ın açıklamasında kullandığı "Dünya çok tehlikeli bir yer" ifadesine dikkat çekilen yazıda, "Trump, Suudi Arabistan ya da başka yerlerdeki zorbaları cesaretlendirerek dünyayı daha da tehlikeli bir yer haline getiriyor." denildi ve Trump'ın ilişkilerinin ticari amaçlı olduğu vurgulandı.
"PETROL, SİLAHLAR VE AHLAKİ DEĞERLER"
Pulitzer ödüllü yazar Thomas Friedman, NYT'deki köşesinde, "Trump'tan Kara Cuma indirimi: petrol, silahlar ve ahlaki değerler" başlığıyla bir yazı kaleme aldı.
Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'dan gelen bir suikast timi tarafından öldürülerek, cesedinin parçalandığını vurgulayan Friedman, "Noel, Suudi Arabistan Veliaht Prensi için bu yıl erkenden ve Kaşıkçı cinayetindeki rolü nedeniyle 'hapishaneden kurtul' şeklinde geldi." değerlendirmesinde bulundu.
Friedman, Suudi Arabistan'ın Kaşıkçı cinayetini "serseri bir operasyon" olarak nitelendirdiğini anımsatarak, "Suudi Arabistan tarihinde, ülke liderlerinin en yakın danışmanları ve korumaları tarafından yapılan böyle serseri bir operasyon yoktur. Bu mutlak bir monarşi." ifadesine yer verdi.
Trump'ın Bin Selman'a baskı yapabileceğini belirten Friedman, "Bunun yerine Trump, gelecekte 450 milyar dolarlık silah satışı sözünü aldığı Muhammed bin Selman'ın Kaşıkçı cinayetinden paçayı sıyırmasına izin verdi." görüşünü paylaştı.
Friedman yazısında, "Ortadoğu'da bu kadar çok kötü eyleme fon sağlayan bizim petrol bağımlılığımız. En alçak cinayette bile başka yollar aramamıza neden olan petrol bağımlılığımız. Silah satışı için adaleti bir kenara bırakmamızın doğru olduğunu düşündüren petrol bağımlılığımız." ifadesini kullandı.
NBC News'de Mark Hannah imzasıyla "Trump'ın Suudi Arabistan'a desteği CIA ile çelişiyor, ulusal güvenliği altüst ediyor ve milyonlarca hayatı riske sokuyor." başlıklı bir analiz yayımlandı.
CIA'nın hafta sonu Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Kaşıkçı cinayetinin emrini verdiği sonucuna ulaştığına dair haberlere işaret edilen makalede, buna rağmen Trump'ın ABD'nin Suudi Arabistan'a desteğini sürdüreceğini belirttiği aktarıldı. Suudi Arabistan'ın uzun zamandır sorun çıkardığına vurgu yapılan makalede, Washington yönetiminin inatçı şekilde bu ülkeye desteğinin giderek "savunulacak bir tarafı kalmadığına" işaret edildi.
"YEMEN'DEKİ SAVAŞIN ÖNCÜSÜ SUUDİ ARABİSTAN, AMA BUNA İMKAN TANIYAN DA ABD"
Yemen'de 2015'te başlayan iç savaş nedeniyle açlığın ve ölümlerin had safhaya ulaştığının, ayrıca Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyonun ABD yapımı bombalarla düzenlediği hava saldırılarında masum sivillerin can verdiğinin altı çizilen makalede, "Bu savaşın öncüsü Suudi Arabistan, ama buna imkan tanıyan da ABD." ifadesi kullanıldı.
ABD'nin petrol üretiminde Suudi Arabistan ve Rusya'yı geçtiği, Kanada'nın da ABD'ye Suudi Arabistan'dan 4 kat daha fazla petrol sattığına işaret edilen makalede, "Bizim Suudi Arabistan'tan petrol ithalatı ihtiyacımızdan ziyade, Suudi Arabistan'ın bize petrol ihraç etmeye ihtiyacı var. Yenilenebilir enerji kaynakları geliştikçe, Suudi Arabistan'a petrol konusundaki bağımsızlığımız da güçlenmeli." değerlendirmesine yer verildi.