ABD merkezli CNN'e göre, Donald Trump olası bir İran krizi karşısında hem dış politikada hem de iç siyasette zorlu bir denklemin ortasında bulunuyor. ABD kamuoyunun ekonomi, gıda ve konut maliyetlerine odaklandığı bir dönemde yeni bir savaş ihtimali, seçmenlerin aşırılıklardan yorulduğu bir ortamda ciddi bir siyasi risk olarak görülüyor.
Habere göre Trump'ın oy oranları yüzde 40'ın altına düşerken yaklaşan ara seçimler Cumhuriyetçiler için zaten zor bir tablo ortaya koyuyor. Bu nedenle İran'a yönelik askeri adımların iç politikadaki etkisi de en az askeri sonuçları kadar kritik kabul ediliyor.
TRUMP'IN ARTAN ASKERİ HAMLELERİ DİKKAT ÇEKİYOR
Analizde Trump'ın yılı neredeyse tamamen dış politika ve güvenlik meselelerine odaklanarak açtığı ifade edildi. Venezuela liderini deviren Trump yönetiminin, Minnesota'da iki kişinin ölümüne yol açan bir sınır dışı operasyonu için federal ajanları sahaya sürdüğü ve seçim sistemine yönelik eleştirilerini yeniden gündeme getirdiği vurgulandı.
Aynı dönemde Trump'ın askeri güç kullanma eğiliminin arttığı, İran, Irak, Yemen, Suriye, Nijerya ve Venezuela'daki hedeflere yönelik saldırılar ile Pasifik ve Karayipler'de uyuşturucu teknelerine karşı operasyonlar düzenlendiği ifade edildi. CNN'e göre bu askeri geçmiş, Washington'un İran'ın protestoculara yönelik sert müdahalesi ve nükleer programı nedeniyle yaptığı tehditlerin ciddiye alınmasının başlıca nedenlerinden biri.
UMMAN GÖRÜŞMELERİ VE "ÖNGÖRÜLEMEZLİK" STRATEJİSİ
ABD merkezli CNN'e göre Washington ve Tahran arasında Umman'da başlayan müzakereler kritik bir döneme işaret ediyor. Trump'ın öngörülemezliğinin müzakere alanını genişlettiğine inandığı ancak yeni bir İran krizi durumunda net ve hızlı bir zafer elde etmesinin giderek daha belirsiz hale geldiği belirtiliyor.
Trump'ın İran'daki liderlerin ABD ile savaş riskinden kaçınmak için bir anlaşma yapmak isteyebileceğini düşündüğü aktarılıyor. Bölgede konuşlandırılan güçlü deniz kuvvetleri ve ağır askeri seçenekler ise sert diplomasiye destek sağlayan unsurlar olarak öne çıkıyor.
ABD'DEN 'İRAN'I HEMEN TERK EDİN' ÇAĞRISI
ABD ile İran arasında Umman'da gerçekleştirilen müzakerelerin gölgesinde ABD'den İran'daki vatandaşlarına tekrar 'ülkeyi hemen terk etme' çağrısı yapıldı.
ABD'nin Tahran Sanal Büyükelçiliği tarafından yayımlanan güvenlik uyarısında, ABD vatandaşlarından 'Washington yönetiminin yardımına ihtiyaç duymadan İran'dan çıkış planı yapmaları' istendi.
Açıklamada, İran'da güvenlik önlemlerinin artırıldığı ve yolların kapatıldığı, toplu taşımanın aksadığı ve internet erişiminde engellemelerin devam ettiği bildirildi. İran'dan ayrılamamaları halinde, ABD vatandaşlarının bulundukları konut içinde veya güvenli bir binada sığınak niteliğinde bir alan belirlemesi gerektiği belirtilen açıklamada, yeterli miktarda gıda, su, ilaç ve temel ihtiyaç malzemesi bulundurulması tavsiye edildi. Açıklamada ayrıca ABD vatandaşlarının alternatif iletişim araçları planlaması ve güvenli olması halinde İran'dan kara yoluyla Türkiye veya Ermenistan'a gitmesi önerildi.
İRAN'IN KIRILGANLIĞI WASHİNGTON'DA "FIRSAT" TARTIŞMASI YARATIYOR
Habere göre bazı Amerikan çevreleri İran'ın son yıllarda ciddi ölçüde zayıfladığını düşünüyor. Habere göre ülke, yaşlı lider Ayetullah Ali Hamaney sonrası olası bir halefiyet krizi nedeniyle siyasi belirsizlik yaşadığı vurgulandı.
Ekonomik kriz, gıda ve su sıkıntısı ile artan protestoların siyasi meşruiyet sorununu derinleştirdiği ifade edildi. Ayrıca Gazze'de Hamas ve Lübnan'da Hizbullah gibi İran'ın bölgesel vekillerinin İsrail'le çatışmalarda zayıflaması, Tahran'ın dış güvenlik ağını sarsmış durumda. CNN'e göre bu gelişmeler bazı ABD yetkilileri açısından İran'a karşı askeri eylem için "nadir bir fırsat" olarak değerlendirildi.
YÖNETİMİ DEVİRMEK CAZİP AMA RİSKLER VENEZUELA'DAN BÜYÜK
Haberde Trump açısından İran yönetimini zayıflatmak ya da devirmenin, Carter'dan Biden'a kadar önceki başkanların başaramadığını başarmak anlamına gelebileceği ve güçlü bir tarihî miras sağlayabileceği vurgulandı. Ancak haberde askeri müdahalenin büyük riskler taşıdığı ifade edildi.
İran'a yönelik ciddi bir operasyonun günler sürecek yoğun hava saldırıları gerektireceği ve Devrim Muhafızlarının zayıflatılmasının zor olacağı belirtildi. Sivil alanlarda yoğunlaşan baskı mekanizmaları nedeniyle operasyonların yüksek sivil kayıp riski taşıyacağı da ifade edildi.
BELİRSİZ SONUÇLAR VE UZUN SAVAŞ İHTİMALİ
CNN'e göre İran, 2003'te ABD işgali sonrası parçalanan Irak'a kıyasla daha bütünleşik bir toplum yapısına sahip. Ancak hükümetin çökmesi durumunda demokrasiye geçiş için net bir yol bulunmaması, büyük bir güç boşluğu ve istikrarsızlık riski yaratıyor.
Uzun süreli bir askeri angajmanın Amerikan kamuoyunun başkana olan güvenini sarsabileceği ve ters giden bir savaşın Cumhuriyetçiler için yıkıcı siyasi sonuçlar doğurabileceği değerlendirildi.
HAMANEY SONRASI SENARYOLAR VE BÖLGESEL ENDİŞELER
Analizde bazı komşu ülkelerin, İran lideri Hamaney'in öldürülmesi halinde kaos çıkmasından endişe ettiği, 40 yılı aşkın süredir demir yumrukla yönetilen ülkede ani bir liderlik boşluğunun ciddi istikrarsızlığa yol açabileceği belirtildi. Bir başka olasılık ise Hamaney'in yerini daha seküler ancak aynı derecede sert bir yönetimin alması ve bu yeni rejimin bölgesel tehdit kapasitesini yeniden inşa etmeye çalışması olarak gösterildi.
ABD merkezli CNN'e göre Trump'ın İran konusunda vereceği kararlar, hem uluslararası dengeleri hem de ABD iç siyasetini doğrudan etkileyecek nitelikte. Bölgedeki askeri yığınak ve sert söylemler Washington'un elini güçlendirse de, yeni bir savaşın maliyetleri ve belirsiz sonuçları kolay bir zafer ihtimalini zayıflatıyor. Trump'ın İran konusunda tarihî bir fırsat ile yüksek riskli bir kumar arasında sıkışmış durumda olduğu ifade edildi.
İRAN İLE ABD ARASINDAKİ MÜZAKERELER
İran ile ABD, Haziran 2025'te İsrail ve ABD'nin saldırıları sonrasında kesintiye uğrayan nükleer görüşmeler, Umman'da yeniden başlıyor.
Müzakereler, Tahran-Washington arasında tansiyonun yeniden yükseldiği, Washington'un Tahran'a karşı bölgede askeri yığınağını artırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Müzakerelerde İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi başkanlık ederken, ABD'yi Başkan Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil ediyor.
Uranyum zenginleştirme ve İran'daki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması gibi konular konusu taraflar arasındaki temel anlaşmazlık başlığı olmayı sürdürüyor.
İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek sınırlamalar çerçevesinde tutma karşılığında yaptırımların kaldırılmasını istiyor. ABD ise İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumun İran dışına çıkarılmasını talep ediyor.
ABD yönetimi ayrıca İran'ın füze programını ve bölgedeki silahlı gruplara desteğini de müzakere masasına getirmek istiyor. İran ise nükleer program dışındaki konuları müzakere etmeyeceğini birçok kez bildirdi.
ABD-İRAN ARASINDAKİ GÖRÜŞMELER UMMAN'DA BAŞLADI
İran ile ABD arasındaki nükleer görüşmeler, Haziran 2025'te İsrail ve ABD'nin saldırıları sonrasında kesintiye uğramasının ardından Umman'ın başkenti Maskat'ta yeniden başladı. İran ile ABD arasındaki nükleer müzakereler, Tahran-Washington arasında tansiyonun yeniden yükseldiği, Washington'un Tahran'a karşı bölgede askeri yığınağını artırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Umman'ın arabuluculuğunda yürütülen temaslar kapsamında taraflar, Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi'nin ev sahipliğinde Maskat'ta bir araya geldi. Müzakerelerde İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi başkanlık ederken, ABD'yi Başkan Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil ediyor.
Görüşmelerde İran'dan Siyasi İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, Ekonomik İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamid Kanberi ile Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de hazır bulunuyor. ABD tarafında da Witkoff'un yanında ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner yer alıyor.