Belçikalı Dominique Persoone, icat ettiği çikolata koklama aparatı sayesinde deyim yerindeyse köşeyi döndü.
İcat ettiği aparatın tanesini 50 dolardan satan Belçikalı mucit, bu satıştan 1 milyon 250 bin dolar para kazandı.
MUTLULUK HİSSİ OLUŞTURUYOR
Dominique Persoone, söylenenlere kulaklarını kapatıp çikolata koklama cihazını yaptı. Cihazın yanına da; nane, zencefil ve ahududu karışımından oluşan çikolata tozu yerleştirdi. Bu tozu burnuna çekenlerde kısa sürede mutluluk hissi oluştu. Bu sayede 'Çikolata Shooter' adını verdiği sete talepler gelmeye başladı.
İnternet üzerinden satışlar yapan adam 3 ayda 25 bin satışa çıktı. O şimdi bu cihazın milyonlarca satacağına inanıyor.
Bazıları ihtiyaçtan bazıları ise özel ilgiden dolayı kadınlar tarafından bulunmuş icatlar. Kimi hizmetçisinin sakarlığı sonucu sinirlenip işe koyulmuş kimi de mesleğinde çığır açmış. Kadınların bulmasına hiç şaşırmayacağınız buluşların yanında süregelen algıları yıkacak kadınlar tarafından bulunmuş keşifler de var. Mesela ilk gelişmiş bilgisayarı ve otomatik araba sileceğini icat edenlerin kadın olduğunu biliyor muydunuz?
Bulaşık Makinası | Josephine Cochrane
Josephine, hizmetçisi değerli porselenlerini yıkarken kırınca sinirlenip bir makine icat etmeye karar vermiş. Cochrane'in bulaşık makinesi; musluktan aldığı yüksek basınçlı suyu, içindeki raflara dizilmiş bulaşıkları temizlemek için kullanıyordu; yani günümüz bulaşık makinelerinin çalışma mantığından pek de farklı değil.1886'da bunu patentledi. O dönemde, çoğu evde bulaşık makinesinin ihtiyaç duyduğu sıcak su bulunmadığından, Cochrane icadını ilk etapta otellere ve restoranlara sattı.
Bilgisayar | Grace Hopper
Amiral Dr. Grace Murray Hopper, 'bilgisayarların annesi' olarak ün salmış bir dahi. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Hopper Harvard'ta çalışmaya başlamış ve burada IBM-Harvard Mark 1 isimli ilk zengin donanımlı bilgisayarı geliştirmek üzerine çalışmış.
Yazıyı bilgisayar kodlarına dönüştüren derleyiciyi ve dünyanın ilk kullanıcı dostu kurumsal programlama dili COBOL'u geliştirdi. Yazılım hatalarına verilen 'bug' ismi de ilk olarak Dr. Hopper tarafından kullanıldı. Ulusal Teknoloji Madalyası dahil birçok ödül alan Dr. Hopper, 30 üniversiteden de fahri doktora aldı.
Gizli Haberleşme Sistemi | Hedy Lamarr
Sinema tarihinin ilk çıplak kadını olarak büyük üne kavuşan Hedy Lamarr, kırılamaz bir kod aracılığıyla radyo sinyallerini şaşırtarak, mesajların düşmanın eline ulaşmasını engelleyen 'Gizli Haberleşme Sistemi' icadını 1941'de patentledi. Avusturya'da büyüyen ve Hitler'in dostu bir silah tüccarı ile evlenen Lamarr, evlendikten sonra eşinin isteği üzerine oyunculuğu bıraktı. Onun iş toplantılarına giderek, gelişmiş silahlara merak saldı ve ardından bu konuda çalışmaya başladı. Bir süre sonra eşinden kaçtı ve ABD'ye gitti. Tekrar oyunculuğa başladı. Sinema eleştirmenleri tarafından dünyanın en güzel kadını olarak nitelendirildiğinde setlerden arta kalan vakitlerinde müzisyen komşusu George Antheil ile nefret ettiği Naziler tarafından hedefi değiştirilemeyecek torpidolar üretme üzerine çalışmalar yapıyordu. Otomatik piyanoların çalışma prensibinden etkilenen ikili, 'frekans atlamalı yayılı spektrum' teknolojisini geliştirdi. Bu teknoloji, torpidoyu yönlendiren telsize ait frekansların sürekli değişmesini sağlamaktadır. Gizli haberleşme sistemini Nazilere karşı kullanılsın diye geliştirdi ancak, savaş sırasında hiç kullanılmadı. ABD, bu teknolojik avantajı 1962 Küba Füze Krizi patlak verene kadar kullanmadı. O tarihe gelindiğindeyse patentin süresi dolmuş olduğundan ikiliye para ödenmedi. Frekans değişimi sayesinde, telefon hatlarının düşman tarafından dinlenemez hale gelmesi de mümkün kılınmıştır.
Tek Kullanımlık Bebek Bezi | Marion Donovan
Donovan, çocuk yetiştirmenin zorluklarını yaşamış ve bunu kolaylaştırmak için kolları sıvamıştı. İlk olarak, su geçirmeyen ve de sızdırmayan bir çocuk bezi geliştirdi ve 1949'da Boaters ismiyle bunun satışına başladı. Takvimler 1961'e geldiğinde ise insanlığa en büyük armağanı olan tek kullanımlık bezleri geliştirdi ve bunu da Pampers ismiyle patentledi.
Otomobil Sileceği | Mary Anderson
Otomobiller ilk yıllarında sileceksiz olarak kullanıldı. 1900'lerin başlarında, kar veya yağmur yağdığında, sürücüler sık sık otomobillerini durdurup camları temizlemek zorunda kalıyordu. Mary Anderson, otomobillerin bir hayli az olduğu 1903'te, sileceği icat etti. Bazı insanlar Anderson'ın bu buluşuna dikkat dağıtıcı olabileceğini öne sürerek karşı çıktılar ancak bu icat tüm otomobillerde standart haline gelmişti bile. 1917 yılında, manuel sileceğin geliştirilmişi olan otomatik cam sileceğinin patenti de bir kadına ait: Charlotte Bridgwood'un "Storm Windshield Cleaner"ı.
Çelik Yelek | Stephanie Kwolek
Stephanie Kwolek, günümüzde çelik yelek olarak anılan kurşun geçirmez yeleklerin yapımında kullanılan güçlü materyal olan Kevlar'ı icat etti. Kwolek'in icat ettiği materyal, en az çelik kadar güçlüydü. Kevlar günümüzde çelik yeleğin yanı sıra, asma köprü kablosu, kask, kayak ve fren balatası gibi çok çeşitli şeylerin yapımında kullanılıyor.
Lazerle Katarakt Ameliyatı Cihazı | Patricia Bath
Patricia Bath, 1988 yılında katarakt ameliyatına yepyeni bir bakış açısı getirdi. Geliştirdiği cihaz, katarakt ameliyatının lazer kullanılarak çok daha kolay ve başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesine olanak tanıdı. Bath, cihazını ABD, Kanada, Japonya ve Avrupa'da patentledi ve patent alan ilk siyahi kadın doktor oldu.
Kese Kağıdı | Margaret Knight
Margaret Knight kese kağıdını ya da diğer adıyla kağıt torbayı icat etmeden önce, insanlar mektup zarfı biçimindeki kağıtları kullanarak eşyalarını yanlarında taşıyordu. Knight'ın icat ettiği makine, kağıdı kesip, katlayıp, yapıştırarak, günümüzün kese kağıtlarını ortaya çıkardı. Fikrini çalan kişi mahkemede "Bir kadın böyle yenilikçi bir cihaz yapamaz" diye kendini savunsa da, hakim icadın Knight'a ait olduğunda karar kıldı ve Knight da bu sayede 1871 yılında buluşunu patentleyebildi ve adına da "Quenn" dedi.
Daksil | Betty Nesmith Graham
Betty Nesmith Graham, daksili kendi ihtiyaçları için icat etti. Belgelerdeki hataları düzeltmek için mutfağındaki mikseri kullanarak bir karışım hazırlayan Graham, 1958'de buluşunu patentledi.
Gaz Isıtma Fırını | Alice H. Parker
Bizdeki adı ile kalorifer kazanı. Merkezi ısıtma sisteminin mucidi Parker ABD'den patent almak için 1919 yılında başvuru yaptı. Sistem sayesinde tüm binanın sıcaklığı düzenlenip, ısı her odaya dağıtılabiliyordu. Sistem, oda sıcaklığını düzenleme ve sıcaklığı odadan odaya taşıyabilme özelliğine sahipti. Daha sonra çizimlerine gazın ısınması yoluyla çalışan fırının projesini de ekledi ve bunun da patentini aldı. Bu sistemle beraber, evde ısıtma amaçlı kullanılan tüm aletler tek bir merkezi ısıtma sistemine bağlandı.
Katlanır Yatak | Sarah E. Goode
ABD'de 1885 yılında patent başvurusu yapan ilk Afro-Amerikan kadını Sarah Goode'nin icadı katlanabilir portatif yataktı. Yatak kullanılmadığında kaldırılabilme ve gizlenme özelliğine sahip. Yatak kullanıldığında ise, yatağı saklayan kabin, kitaplık ya da başka amaçlarla kullanılabiliyor.
Renkli Sinyal Fişekleri | Martha Coston
Eşini 1847'de kaybeden Coston, kocasının not defterinde renkli işaret fişeği fikriyle ilgili yazdıklarını buldu. Sonrasında 10 yılını bu fikri hayata geçirmek için ordu yetkilileri ve bilim insanları ile çalışarak geçirdi. Amerikan ordusunun daha sonra bu işaret fişeklerinin tüm hakkını üzerine aldığı ve Coston'a çok az bir miktarda para verdiği söyleniyor.
Optik Analiz Sistemi | Dr. Ellen Ochoa
İlk Latin Amerika kökenli astronot olan Ochoa, ürün üretiminde robot teknolojisinin önünü açacak "Optik Analiz Sistemleri"ni buldu. Ochoa'nın icadı optik sistem, robot parçalarının kalite kontrolünde kullanıldı. Ochoa, Ayrıca NASA'da bilim adamı olarak çalışıyor. 1987'de patentini aldı. En sonuncusu 1990 yılında olmak üzere 3 adet patenti bulunuyor.
Güneş Enerjisi İle Ev Isıtma Sistemi | Dr. Maria Telkes
Macaristan doğumlu biyofizik uzmanı Telkes evlerde kullanılabilen güneş enerjisiyle ısıtma sisteminin mucidi. 1925 yılında yerleştiği ABD'de vatandaşlık alan Telkes Westinghouse Electric şirketinde araştırmacı mühendis olarak çalıştı.
Bebek Taşıma Aparatı | Ann Moore
Batı Afrika'da Barış Gücü hemşiresi olarak 1960'lı yıllarda görev yapan Moore, Afrikalı kadınların bebeklerini taşıma biçimlerinden etkilenmiş. Uzun süreli denemelerden sonra sırt çantası mantığıyla fikrini birleştiren Moore bebek taşıyıcı "Snugli"yi geliştirdi.