Rachid Sekkai, çocukluğunda Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'a İngilizce dersleri vermişti. Sekkai, Prens Selman'ın nasıl bir öğrenci olduğunu anlattı. Prens Selman çocukken görevlilerin telsizlerini alıp küstahça...
1996 yılında Cidde'deki prestijli bir okul olan El Anjal'da öğretmenlik yaparken bir telefon aldım. Dönemin Riyad Valisi Prens Selman Abdülaziz el-Suud ve ailesi geçici olarak Kızıldeniz Eyaleti'nin başkenti Port Sudan'a taşınmıştı ve çocukları için bir öğretmene ihtiyaçları vardı.
Daha sonra Suudi Arabistan Kralı olacak Selman bin Abdülaziz el-Suud okulumu aradı ve hızla kraliyet sarayına gönderildim. El-Suud'un ilk evliliğinden olan çocukları Prens Türki, Prens Nayif, Prens Halid ve elbette Prens Muhammed bin Selman'a özel ders verecektim.
Prensesle tanıştığımı hatırlamıyordum. Kraliyetteki kadınlar yabancıların yanında gözükmezdi ve tek karşılaştığım kadın, Filipinli dadıydı.
Kraliyet kalesine geldiğimde beni sarayın yönetiminden sorumlu orta yaşlı bir adam olan Mansur el-Şahri karşılıyordu. O sırada 11 yaşında olan Muhammed bin Selman'la da çok yakınlardı.
KÜSTAHÇA YORUMLAR
Derslerimiz sırasında görevlilerden birinden aldığı telsizi kullandığını, benim hakkımda küstahça yorumlar yaptığını, kardeşleriyle ve korumalarla şakalaştığını halen anımsıyorum.
KRALLIĞIN MODERNLEŞME YANLISI VARİSİ
Geçen yıl ülkenin fiili lideri olduğundan bu yana Selman kendisini krallığın modernleşme yanlısı varisi olarak konumlandırdı.
Veliaht Prens'in Kaşıkçı cinayetiyle ilgisi olduğu iddialarını reddeden Riyad yönetimi, şu ana dek 11 zanlıya suç isnat etti.
"GERÇEK BİR CENTİLMEN"
Bir defa Muhammed bin Selman annesinin benim hakkında "gerçek bir centilmen" dediğini anlattığında nasıl şaşırdığımı hatırladım.
Tahtın varisi bana duvardaki güvenlik kameralarını gösterene kadar da izlendiğimin farkına bile varmamıştım. O günden sonra dersler sırasında hep davranışlarıma dikkat eder olmuştum.
Prens Selman Abdülaziz el-Suud'un ofisinin önünde prenslerin diğer öğretmenleriyle beraber bekliyordum.
Hepsi de kraliyet protokollerini iyi biliyor gibiydi.
Prens Selman bizi kabul ettiğinde öğretmenler bir içgüdüyle ayaklandılar ve birer birer eğilip onun elini öptüler. Çocuklarla ilgili çekingen bir kaç kelime edip ayrıldıklarını gördüğümde dehşete düştüm.