Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) Kanser Araştırmaları Kurumu'nun uzun süredir üstünde çalıştığı raporu yayınlandı. Raporda cep telefonu ve kablosuz iletişimin kanserle ilişkisine dair şok gerçekler de var.
Rapor cep telefonu ve kablosuz iletişimin beyin kanserine neden olabileceğini açıkladı. Uluslararası Kanser Araştırma Merkezi'nin himayesinde Fransa'nın Lyon kentindeki 7 günlük konferansın son gününde açıklama yapıldı.
Bu açıklamayı yapan çalışma grubunun başkanı Jonathan Samet, "kanıtların cep telefonunun şüpheli kanser yapıcı sınıflamasına alınması gerektiğini gösterdiğini" belirtti.
14 ülkeden 31 kanser uzmanının yaptığı toplantıdan sonra konuşan Samet, bu sınıflandırmanın cep telefonunun kanser yapma riski olduğu ve kanser riski ile cep telefonu arasındaki ilişkinin yakından izlenmesi gerektiği anlamına geldiğini bildirdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), cep telefonunun beyin kanseri yapabileceğine ilişkin yeni bulgulara erişildiğini Londra'dan da bildirdi.
Dünya Sağlık Örgütü'ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Merkezi, bu bulguların sadece kablosuz iletişim araçları ile kanser arasında bir ilişki olabileceği anlamına geldiğini belirtti. Bu konuyla kesinleşmiş bir bulgu olmadığını açıkladı.
Dünya Sağlık Örgütü her ne kadar kablosuz iletişim araçlarıyla kanser arasında kesinleşmiş bir ilişkinin kanıtlanmadığına vurgu yapsa da bu cihazların kullanış şeklinde yapılacak değişiklikler kanser riskini azaltmakta etkili oluyor. PC World dergisi kullanımda dikkat edilecek birkaç faktörle riskin azaltılabileceğini belirtiyor. İşte öneriler...
Mikrofonlu kulaklı ya da hands-free özelliğini kullanın
Hemen hemen tüm cep telefonlarının standart aksesuarları arasında bulunan mikrofonlu kulaklıklar, kişinin maruz kalacağı radyasyon seviyesini azaltıyor.
Diğer bir seçenek ise hands-free yani telefonu kulağına götürmeden uzakta tutarak konuşabilme özelliğini kullanmak. Bu da artık yeni rnesil telefonların hemen hemen hepsinin standard özelliği ve bu özellik tek tuşla kullanılabilir. Fakat kalabıl ortamlarda kimsenin konuşmanıza şahit olmasını istemiyorsanız o zaman kulaklıkla konuşma seçeneği sizin için en iyisi.
Hamile kadınlar içinse bebeğin radyasyondan etkilenme ihtimali nedeniyle cep telefonunu belde taşımak yerine vücuda 1 kol boyu mesafede ve mümkünse elde taşımak öneriliyor.
Kısa mesaj daha az riskli ama...
Bir cep telefonu konuşması yerine kısa mesaj özelliğiyle iletişim kurmanın daha az risk taşıdığı ortada. Fakat PC World'ün bir de uyarısı var: Sakın yürürken mesajlaşmayın.
Yürürken mesaj atarken geçireceğiniz fiziksel bir kaza muhtemelen cep telefonunun vereceği zarardan çok daha fazla olacaktır. Bu yüzden mesajlaşırken yürümemeye dikkat edin.
Bu nedenle cep telefonunuzun şarjını sürekli olarak yüksek tutmak, uğranabilecek radyasyon riskini minimuma indirir. Telefonunuzun gereksiz yere daha az aktif olmasını sağlayarak sizi riskten korur.
Soğurma oranına (SAR) dikkat edin:
Cep telefonlarınızın radyo vericisi ve alıcısı bir radyasyon kaynağıdır. AB Konseyi insanın maruz kalabileceği maksimum radyo frekansı enerjisini belirlemiş ve üretilen cep telefonlarının bu oranın altında olması kuralını koymuştur.
Buna da SAR (Specific Absorption Rate) yani özgül soğurma oranı denir. Cep telefonunun riskini daha da azaltmak için SAR düşük olması daha avantajlı olarak kabul edilir. Cep telefonu satın alırken alacağınız telefonun SAR seviyesine dikkat etmek gerekir.
Cep telefonunuz çocuklarınıza oyuncak olmasın:
Halen yetişkin bir bireyin beyni üzerinde bir etkisi olup olmadığı bile tartışılan cep telefonunu çocuğunuzun elinde oyuncak gibi dolaştırması hiç mantıklı değil. Bu nedenle cepe telefonunu çocuğunuzdan uzak tutun. Eğer illa onunla oynamak istiyorsa bataryası olmadan da oynayabilir. Bataryası olmayan bir telefon da zaten bir oyuncaktır.