Dünya 212 ülke ve bölgeye yayılan corona virüs salgınıyla tarihi günlerden geçerken, dünya devlerinin kozlarını paylaşmasını ise gözünü kırpmadan izliyor.
ABD ve Çin arasında patlak veren corona virüs savaşında arka arkaya tehditler gelirken, Reuters haber ajansının dünyaya duyurduğu bir rapor olay yarattı.
31 yıl önce, 4 Haziran 1989'da, Çin ordusu başkent Pekin'deki Tiananmen Meydanı'nda gösteri düzenleyen kalabalığı ateş açarak dağıtmıştı. Ölenlerin sayısı hala tam olarak bilinmiyor.
Tiananmen Meydanı'nda o gün yaşananlar, resmi olarak hatırlanmak bir yana, kimilerine göre ulusal çapta unutturulmaya çalışılıyor. Her yıl 4 Haziran'a doğru, Çin internette konu ile ilgili tüm atıfları yok ediyor.
'Tiananmen' kelimesi, tüm platformlarda, algoritmalar aracılığı ile engelleniyor. Olayları anmak isteyenleri ise hapis cezaları bekliyor.
3-4 Haziran günlerinde yaşanan çatışmalarda ne kadar kişinin öldüğü tam anlamıyla ortaya koyulmuş değil. Çin hükümeti, aynı yıl Haziran ayı sonunda, olaylarda 200 sivilin ve onlarca güvenlik personelinin öldüğünü açıklamıştı.
Ancak 2017 yılında kamuoyuna açıklanan ve dönemin İngiliz Büyükelçisi Sir Alan Donald'ın diplomatik yazışmalarının yer aldığı belgelerde ölü sayısının 10 bin olduğu belirtiliyor.
Ölü rakamı gibi, olayların sembolü olan bazı kişilerin akibeti hakkında da hiçbir şey bilinmiyor. 5 Haziran günü, elindeki alışveriş poşetleri ile Tiananmen Meydanı'ndaki tankları durduran kişiye ne olduğu hakkında bir bilgi bulunmuyor.
Çin Güvenlik Bakanlığı'na bağlı Uluslararası ilişkiler Enstitüsü tarafından hazırlanıp yönetimine sunulan raporda, ABD'nin önderliğindeki Pekin karşıtlığı propagandasının iki süper gücün savaşına dönmesi halinde silahlı bir çatışma da içinde olmak üzere olası en kötü senaryolara karşı gerekli tedbirlerin alınması da istendi.
Çin'den gelen bir başka haber ise, tüm dengeleri alt üst edebilir. Pekin yönetiminin yıllardır gizlice ürettiği silahı bu yıl sonunda hazır olacak.
Yeni süpersonik bombardıman uçağı Xian H-20, Çin'in saldırı gücünü ikiye katlayacak ve nükleer füze taşıma kapasitesiyle bittiğinde Avustralya, Japonya ve Güney Kore'yi menziline alacak.
Çin yönetimi, 2020'nin sonlarında söz konusu uçağı tamamlayabilirse, ABD ve Rusya'nın ardından kara, deniz ve havada nükleer silaha sahip üçüncü ülke olacak.
ABD Savunma Bakanlığı, Çin'in projesini sır gibi sakladığı uçağın menzilinin ise yaklaşık 8 bin 500 kilometre olacağını tahmin ediyor.
Nükleer füzeler taşıyabilen uçağın maksimim kalkış ağırlığı ise, 200 ton. İlk kez 2016'de ilan edilen projenin 2000'lerin başında geliştirilmeye başlandığı tahmin ediliyor.
ABD ile geçtiğimiz yıllarda ticaret savaşı, şimdi de corona virüs savaşına tutuşan Çin'in yeni bombardıman jeti özellikle Pasifik'te tansiyonu yükseltebilir.