Uzaylılarla ilgili şimdiye kadar hiçbir kanıt bulunamadı. Komplo teorisyenlerine göreyse gerçekler insanlardan saklanıyor. Hatta NASA'nın Ay'da ve Mars'ta uzaylılara ait kanıtlar bulduğunu, ancak bunları gizlediğini söylüyorlar. Tabii ki bunlar birer iddia. Oxford Üniversitesi Future of Humanity Enstitüsü'nde Kıdemli Araştırma Görevlisi olarak çalışan Anders Sandberg, uzaylılar hakkındaki tartışmalara farklı bir boyut getirdi. Sandberg, Vice dergisine dünya dışı yaşam olasılığına ilişkin açıklamalarda bulundu.
GÜNÜMÜZDE DURUM DEĞİŞTİ
Sandberg, insanlığın uzaylıları bulmak için Dyson kürelerini aramasını belirterek, "Freeman Dyson makalesinde aslında, iletişim amaçlı olmayan endüstriyel faaliyetler aramak isteyebileceğimize işaret ediyor. Buna göre, sadece uzaylılar normalde doğada göremeyeceğimiz yapılar yaratıyorlar. Dyson küreleri, 60'larda ve 70'lerde çılgın bir fikirdi. İnsanlar buna gerçekten hazır değildi. Artık günümüzde durum değişebilir" ifadelerini kullandı.
YILDIZ BOYUTLARINDA BİR SÜPER BİLGİSAYAR
Sandberg, aynı zamanda, herhangi bir gelişmiş uygarlığın önemli miktarda enerjiye ihtiyacı olacağını belirterek, "Dyson küresi yıldız büyüklüğündeki süper bilgisayarın oluşacağı yerdir. Önemli bir soru, Dyson küresinin ne için kullanıldığı... Ve bence çok farklı kullanımlar bulabilirsiniz. Enerji toplama sadece bir tanesidir" dedi.
Space.com'a göre, bir Dyson küresi "sıkı oluşumdaki platformlarla bir yıldızı çevreleyerek" yaşam alanı ve enerji üretimi için "nihai çözüm" haline geliyor. Böylelikle, Dyson küresi, sadece bir toplumun yaşaması için yeterli alan olmakla kalmıyor, aynı zamanda yıldız tarafından bırakılan tüm enerjiyi de yakalayabiliyor.
ANCAK UZUN MESAFELERDE GÖRÜLEBİLİR
Sandberg, bu yüzden bu varsayımsal yapıların çevreledikleri yıldızlardan daha büyük olması gerektiği ve muazzam miktarda ısı ve enerji yayacakları gerçeği göz önüne alındığında, ancak "uzun mesafelerde görülebileceğini" söyledi.
Diğer taraftan, bu varsayımsal uzay temelli yapıların ardındaki bilim, insanlık hiçbir yerde bir tane inşa etmeye hazır olmasa da meyve vermeye başlıyor. Sandberg, bir Dyson küresinin gelişmiş bir yapay zekaya güç sağlayıp sağlayamayacağını da araştırarak, buna "Jüpiter beyni" adını verdi.
Öte yandan, Dyson küreleri fikri ilk olarak 1960 yılında Freeman J. Dyson tarafından ortaya atıldı ve Science dergisinde yayınlandı. Sandberg, 1999'da konuyla ilgili bir makale yayınladı ve bunun nasıl işe yarayacağına dair bir kavramı tartıştı.
Ardından Dyson 2017 yılında Fermi'nin paradoksunu çözmeye yardımcı olmak için başka bir makale yazdı ve Dyson kürelerinin muhtemelen geleceği de kapsayacak şekilde inşa edileceğini belirtti.
"KIZILÖTESİ IŞIK ARAMAK YETERLİ DEĞİL"
Sandberg, "Bir uygarlık hesaplamayı en üst düzeye çıkarmak istiyorsa, düşük sıcaklıktaki ortamdan yararlanmak için uzak geleceğe kadar tahmin yapmak mantıklı görünüyor. Bu nedenle, yabancı uygarlıkların tezahürlerini gözlemleyememizin nedeni, onların şu anda çoğunlukla hareketsiz olmaları ve sabırla gelecekteki kozmik çağları beklemeleridir.