Koronavirüs salgınında korkulan oldu; dünya genelinde can kaybı 1 milyonu aştı. Vaka sayıları ise 33 milyonu çoktan geçmiş durumda.
DSÖ, virüsü kontrol altına alacak bir aşının yaygın uygulamasından önce bu sayının iki tanına çıkabileceğini söylüyor.
Salgını kontrol altına almayı başarmış ülkeler bile yükselen vaka sayıları yüzünden ikinci dalga paniği yaşamaya başladı. Başta Avrupa olmak üzere ülkeler sıkı karantina önlemlerine geri dönüyor.
İki şirket tarafından üretilen 120 milyon hızlı COVID-19 antikor testi, sağlık konusunda dünyanın önde gelen kamu ve özel kurumlarını ve bazı hükümetleri bir araya getiren Acces to Covid-19 Tools (ACT) girişimi sayesinde, tanesi 5 dolar ya da daha ucuza yoksul ve orta gelirli ülkelere dağıtılacak.
Pozitif sonucun iki mavi çizgi belirmesiyle anlaşıldığı, gebelik testi benzeri antikor testinin sonuçlarını sağlık çalışanlarının okuması gerekiyor. Bu işlevi gören iki testten birisi WHO tarafından hızla onaylandı, diğerinin de yakında onaylanması bekleniyor.
Hızlı ve kolay olduğu kadar, kaliteli yani çok yüksek oranda doğru sonuç veren bu testler, bir çok yoksul ülkede yüksek can kaybı yaşayan sağlık çalışanlarının sürekli ve güvenilir şekilde test edilmesini sağlayabilir.
Gates Vakfı'nın verdiği satış hacmi garantisi karşılığında şirketler, toplam satışlarının yüzde 20'sini ucuza yoksul ve orta gelirli ülkelere ve ucuza vermeyi kabul ediyor. Üretimin yüzde 80'i ise diğer ülkelere gidiyor.
Örneğin Almanya 20 milyon test sipariş etti, Fransa ve İsviçre'de milyonlarca teste talip. İngiltere hükümeti de hızlı testlere erişim konusunda ilgi gösterdi ama henüz sipariş vermiş değil.
Şu anda hükümet İngiltere'de üretilen klasik testler ile hızlı antikor testlerine yatırım yapmış bulunuyor ve bu testlerin her iki türü de 90 dakikada sonuç veriyor.
Testler bütün vakaları tespit edemese de, virüsü taşıyan ve bulaştırma potansiyeli olan kişilerin çoğunu, belirtileri gösterip hastalandığını farketmeden önce belirleyip karantinaya alınmalarını sağlayarak hayat kurtarabilecek.
DSÖ, Güney Kore'den SD BioSensor şirketi tarafından üretilen testi onayladı. ABD şirketi Abbot tarafından yine Güney Kore'de üretilen ikinci testin de çok yakında onay alması bekleniyor.
'ORTAK ÖNCELİK VE EŞSİZ BAŞARI'
Milyonlarca ucuz ve hızlı testin dünyaya dağıtımını sağlayacak küresel girişimin önde gelen isimlerinden, Innovative New Diagnostics adlı kar amacı gütmeyen vakfın CEO'su Catharina Boehme, yoksul ve orta gelirli ülkelerin, satın alma yarışında kenara itilmemesini sağlamak için, ilk test denemeleri gelir gelmez, şirketlere büyük miktarlarda siparişi önden verdiklerini anlattı:
Bu testlerin yoksul ve orta gelirli ülkelere yeterli sayıda ulaşmasını sağlayacak küresel girişimin içerisinde Afrika Salgın Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezleri, Clinton Sağlık Erişimi girişimi, Global Fund ve Unitaid gibi kuruluşlar da var.
SONUÇLAR NE KADAR İSABETLİ?
Şirketler, ürettikleri testlerin yüzde 97 doğru sonuç verdiğini öne sürüyor. Ama bunun için koşulların "ideal" olması gerektiğini de ekliyorlar.
Gerçekçi koşullarda testlerin doğruluk oranının yüzde 80-90 arasında olduğu düşünülüyor ki bu da enfeksiyonların büyük çoğunluğunun tespit edilmesi demek.