Le Figaro'ya göre, ABD'nin İran yönetimini istikrarsızlaştırmaya yönelik yeni saldırı tehditleri gündemdeyken, bir başka savaş da çevrim içi alanda sürüyor. Sosyal medya platformlarında yürütülen koordineli kampanyalarla İsrail'in, İran'da rejim değişikliği anlatısını şekillendirmeyi hedeflediği öne sürülüyor. Haberde, askeri cephede tempo düşmüş görünse de dijital propaganda ve etki operasyonları hız kesmeden devam ettiği vurgulandı.
Fransa merkezli Le Figaro'ya göre İsrail, iç baskılar ve olası Amerikan müdahalesi tehdidi altında zayıfladığı değerlendirmesiyle İran'daki gelişmeleri yakından izliyor. Haziran ayında İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenleyen İsrail, sonrasında askeri açıdan daha temkinli bir sürece girse de sosyal medyada yürütülen faaliyetlerin sürdüğü belirtildi.
SAHTE HESAP AĞLARI VE YAPAY ZEKÂ KAMPANYALARI
Habere göre son aylarda araştırmacılar ve dezenformasyon uzmanları, İran kamuoyunu hedef alan ve yurtdışından yürütülen koordineli sosyal medya kampanyalarında ciddi artış gözlemledi. Sahte hesap ağları, manipüle edilmiş görseller ve yapay zekâ üretimi içeriklerin yoğun biçimde kullanıldığı bu operasyonların, protesto çağrılarını güçlendirmeyi ve yönetim karşıtı söylemleri yaymayı amaçladığı belirtildi.
Uzmanlar, bu faaliyetlerde İsrail'i ve 1979 devrimiyle iktidardan uzaklaştırılan İran Şahı'nın oğlu Rıza Pehlevi'yi işaret etti. Bağımsız analiz kuruluşu Social Forensics'in kurucusu Geoff Goldberg, Farsça dijital ortamda gözlenen manipülasyonların ölçeği ve karmaşıklığının bir devlet aktörünün müdahalesine işaret edebileceğini ifade etti.
HASHTAG OPERASYONLARI VE "ALGORİTMİK DİPLOMASİ" STRATEJİSİ
Analize göre kullanılan yöntemlerin yüksek hacimli paylaşımlar, koordineli mesajlaşma ve belirli etiketler etrafında yoğunlaşan yapay etkileşimler üzerine kurulu olduğu belirtildi. #IranRevolution, #FreeIran ve #KingRezaPahlavi gibi etiketlerle yapılan eş zamanlı paylaşımlar, sosyal medya algoritmalarını tetikleyerek içeriklerin trend listelerine taşınmasını sağlıyor.
Social Forensics verilerine göre günde 100'den fazla paylaşım yapan 4.765 hesap tespit edildi ve bu hesaplar toplamda 843 milyon tweet üretti. Ayrıca 11.421 hesabın anormal derecede yüksek etkileşim oranlarıyla 1,7 milyar "beğeni" topladığı belirlendi. 8.830 hesabın kullanıcı adını sık sık değiştirmesi koordineli operasyon şüphesini artırırken, 3.361 hesap platformlar tarafından askıya alındı.
"PRİSONBREAK" KAMPANYASI
Fransa merkezli Le Figaro'ya göre Toronto Üniversitesi'ne bağlı Citizen Lab tarafından hazırlanan ve Haaretz'in aktardığı raporda "Prisonbreak" adlı bir etki kampanyası anlatıldı. 2023'te oluşturulan bu hesapların yaklaşık iki yıl pasif kaldıktan sonra 2025 başında, İsrail-İran geriliminin tırmanmasıyla birlikte aktif hale geldiği belirtildi.
Rapora göre kampanyanın amacı; sivil itaatsizlik, protesto ve devlet otoritesinin aşınması anlatılarını güçlendirerek İran'da yönetim değişikliğini teşvik etmekti. İsrail Dışişleri Bakanlığı'nda eski Ar-Ge başkanı olan Elad Ratson ise İsrail'in uzun süredir "algoritmik diplomasi" olarak adlandırılan bu tür dijital etki operasyonlarına yatırım yaptığını ifade etti. Operasyonların, eski istihbarat ajanlarının yer aldığı Black Cube veya Cyabra gibi özel şirketler üzerinden yürütülebileceğini iddia etti.
RIZA PEHLEVİ'NİN ÖNE ÇIKARILMASI
Kampanyaların önemli hedeflerinden birinin de Rıza Pehlevi'nin muhalefetin merkezi figürü olarak sunulması olduğu vurgulanan haberde, Toronto Metropolitan Üniversitesi Sosyal Medya Laboratuvarı'ndan araştırmacı Philip Mai, özellikle X platformunda Pehlevi'yi "dönemin adamı" olarak göstermek için yoğun bir dijital faaliyet yürütüldüğünü belirtti.
Mai'ye göre bazı hesaplar doğrudan ABD başkanına hitap eden mesajlar paylaşarak İran'a müdahale edilmesini ve Rıza Pehlevi'nin desteklenmesini talep etti. Bu kampanyalarda "taç" emojisi kullanan ve sahte kimliklerle açılan "sock puppet" hesapların yoğunluğu dikkat çekti. Social Forensics raporu, bu hesapların yüzde 95'inden fazlasının sahte olabileceğini öne sürdü.
"DİJİTAL AĞIN MERKEZİNDE YER ALIYOR"
Habere göre İsrail'in resmi Farsça sosyal medya hesabı @IsraelPersian, bu dijital ağın merkezinde yer alıyor. Hesap, monarşist ağlar, İran diasporası medya kuruluşları ve önde gelen İsrailli figürler arasında bir bağlantı noktası olarak işlev görüyor. Geoff Goldberg'e göre @IsraelPersian tarafından takip edilen her sekiz hesaptan birinin sahte monarşist profil olması dikkat çekici bir oran olarak değerlendiriliyor.
Kamuoyunda bilinen isimlerin de bu ağlar arasında köprü rolü üstlendiği ifade ediliyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun dijital iletişim danışmanı Hananya Naftali'nin Farsça hesabı, sahte profillerle entegre bir yapı içinde çalışarak paylaşımların daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor.
Benzer şekilde, İsrail kurumlarıyla çalışan bir dijital pazarlama ajansının başındaki iletişim profesyoneli Emily Schrader'ın paylaşımlarının da aynı sahte hesap ağları tarafından büyütüldüğü belirtiliyor.