Analizde, "İran tehdidi bildiğimiz şekliyle artık yok. Asıl mesele Türkiye'nin bölgesel hakimiyet arayışı" denilerek, Ürdün, Mısır ve Lübnan gibi ülkelerin Ankara'nın etki alanına girmesi halinde İsrail'in çok daha zor bir tabloyla karşı karşıya kalacağı savunuldu.
Israel Hayom gazetesinde yayımlanan analizde, Türkiye'nin Ortadoğu'daki etkinliğinin hızla arttığı vurgulandı. Bölge kaynaklarına dayandırılan değerlendirmede, İran tehdidinin artık eski etkisini kaybettiği, buna karşılık Türkiye'nin yeni ve belirleyici aktör haline geldiği ifade edildi.
Son dönemde Suudi Arabistan'ın, Fas'tan Birleşik Arap Emirliklerine, Abraham Anlaşmalarına verilen desteğin temellerini sarsmaya çalıştığı, İsrail'in bunun önüne ABD Başkanı Donald Trump'ı anlaşmaya karşı atılan adımların şahsına karşı atılan adımlar olduğuna ikna ederek geçebileceği iddia edildi.
Suudi Arabistan'ın İsrail'e karşı yaklaşımındaki değişimin, Haziran 2025'te İsrail'in İran'ın nükleer kapasitesine ve ordusuna ciddi zarar vermesinden sonra gerçekleştiğine işaret edilen analizde, Eylül 2023'te Suudi Arabistan ile İsrail'in çok yakınlaştığı hatırlatılarak 7 Ekim'in her şeyi tersine döndürdüğü belirtildi.
"SUUDİ ARABİSTAN İLE NORMALLEŞME, ÖNGÖRÜLEBİLİR GELECEKTE ÖLMÜŞTÜR"
Yazıda, "Suudi Arabistan ile normalleşme, en azından öngörülebilir gelecekte ölmüştür" ifadesi kullanıldı. Riyad yönetiminin son dönemde İsrail karşıtı söylem ve adımlarının arttığı, bunun sadece İsrail'i değil ABD'yi de rahatsız etmesi gerektiği savunuldu.