İ24 News'e göre, Ankara, İsrail ve ortaklarına karşı bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirmeyi hedefleyen yeni bir stratejiyle Orta Doğu'da kartları yeniden dağıtmaya hazırlanıyor.
ANKARA, "BÖLGESEL NATO" BENZERİ BİR İTTİFAK ARAYIŞINDA
Fransa merkezli İ24 News'e konuk olan araştırmacı ve Türkiye uzmanı Hay Eytan Cohen, Ankara'nın Suudi Arabistan ve Pakistan merkezli yeni bir bölgesel güvenlik mimarisine dâhil olma çabasını değerlendirdi. Yanarocak'a göre bu girişim, Orta Doğu'da stratejik bir dönüm noktasına işaret ederken, İbrahim Anlaşmaları'nın ruhundan açık bir kopuş anlamına geliyor.
ÇIKIŞ NOKTASI: SUUDİ ARABİSTAN–PAKİSTAN SAVUNMA ANLAŞMASI
Habere göre sürecin temelini, geçtiğimiz eylül ayında Suudi Arabistan ile nükleer güç Pakistan arasında imzalanan karşılıklı savunma anlaşması oluşturuyor. Anlaşma, taraflardan birine yönelik saldırı halinde karşılıklı askerî yardımı öngörüyor.
ANKARA, İSRAİL-YUNANİSTAN-GÜNEY KIBRIS YAKINLAŞMASINI TEHDİT OLARAK GÖRÜYOR
Yanarocak, Türkiye'nin bu yapıya katılma isteğinin, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs arasında son dönemde gelişen stratejik iş birliklerinin Ankara tarafından kendi aleyhine bir bölgesel dengesizlik olarak algılanmasından kaynaklandığını belirtti. Haberde Türkiye'nin söz konusu iş birliklerini dengelemek amacıyla, ruhu itibarıyla bölgesel bir NATO'yu andıran İslami bir askerî ittifakın temellerini atmayı hedeflediğine dikkat çekilirken, Ankara'nın özellikle Suriye bağlamında son yıllarda benzer güvenlik iş birliği arayışları içinde olduğu vurgulandı.
İTTİFAK GENİŞLEYEBİLİR: SURİYE, LÜBNAN, ÜRDÜN VE MISIR GÜNDEMDE
Analize göre Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın yanı sıra Suriye, Lübnan, Ürdün ve ilerleyen aşamada Mısır'ı da bu yapıya dâhil etmeyi planlıyor. Yanarocak, söz konusu ittifakın kesinlikle İsrail'i hedef aldığını vurguladı.
"YARI TAKTİK, YARI STRATEJİK" YAPI
İsrailli analist Yanarocak, ittifakın, Türkiye'nin askerî gücü, Suudi Arabistan'ın dinî ve mali ağırlığı ve Pakistan'ın nükleer caydırıcılığı şeklinde 3 temel yapıyı barındırdığını belirtti. Bu yapıyı "yarı taktik, yarı stratejik" bir ittifak olarak tanımlayan analist, girişimin hukuken meşru ve uluslararası hukuka uygun olduğunu savundu.