Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD hükümeti yetkilileri ve eski askerlere dayandırdığı haberinde, ABD'nin son günlerde "İran'a karşı" hava ve deniz askeri unsurlarını kuvvetlendirdiği belirtildi.
"HAFTALAR SÜREBİLECEK HAVA SAVAŞI"
Haberde bunun, Haziran 2025'te İran nükleer tesislerine düzenlenen "tek seferlik" saldırı yerine İran'a karşı "haftalar sürebilecek bir hava savaşı" seçeneği sunacağı ifade edildi.
Saldırı halinde, askeri seçenekler hakkında Trump'a sunulan brifinglerin tamamının "İran rejimine ve bölgesel vekillerine zararı en üst düzeye çıkarmayı" amaçladığı bildirildi.
İRAN'IN OLASI SALDIRIYA KARŞI KOZLARI
Buna karşın İran'ın "hava kuvvetlerinin çok güçlü olmaması" nedeniyle son maddeye razı olmadığı ve olası bir askeri krizde "ana caydırıcı unsuru olarak füzelerine güvendiği" belirtildi.
İran'ın, askeri bir harekata karşı bölgedeki ABD üslerine yönlendirebileceği "füze cephaneliği" ve Hürmüz Boğazı'nı kapatma gücü dahil "bazı kozlara sahip olduğu" da ifade edildi.
Yetkililer, İran'ın talepleri kabul edeceğine dair "daha karamsar bir görüş"e sahip olduklarını ve İran'ın nükleer faaliyetlerini "Trump görevden ayrılana kadar" askıya almaya razı olabileceğini bildirdi.
Tahran yönetiminin "düşünce tarzına aşina bazı yetkililer" de İran'ın müzakerelerden istifade ederek olası bir saldırıyı geciktireceği ancak Trump'ın hayal kırıklığına uğrayıp saldırı emri verebileceğini belirtti.
2003'TEKİ IRAK İŞGALİ SONRASI BUGÜNE KADARKİ EN BÜYÜK HAVA GÜCÜ
1991'deki Irak'a karşı düzenlenen harekatta görevli ABD'li emekli Hava Kuvvetleri generali David Deptula, WSJ'ye açıklamasında, söz konusu kuvvetlendirmeye yönelik "en iyi sonuç, konuşlandırılan güçlerdeki dramatik artış" nitelendirmesi yaptı.
Deptula, "En iyi sonuç, bu artışın, Trump'ın güç kullanımında şaka yapmadığının yeterince önemli bir göstergesi olması ve böylece İran liderlerini bir anlaşmaya varmaya teşvik etmesi." ifadesini kullandı.
Haberde, güçlendirmenin, 1991 ve 2003'te bölgeye konuşlandırılan varlıklara kıyasla daha az yapıldığı, "günün koşulları" doğrultusunda ABD Hava Kuvvetlerinin "artık çok daha küçük" olduğu kaydedildi.
Askeri saldırı halinde bölgede "destekleyecek ABD ve müttefik kara kuvvetlerinin olmadığı"na ve İsrail hava kuvvetlerinin de "harekata katılmaması halinde uluslararası bir koalisyonun" var olmayacağına dikkat çekildi.
Haberde bazı eski askeri yetkililerin, bölgede "bazı belirsizlikler" göz önüne alındığında, "diplomatik bir anlaşmanın savaştan daha tercih edilebilir olabileceğini" aktardığı da kaydedildi.
ABD'NİN BÖLGEDEKİ ASKERİ GÜCÜ NE DURUMDA?
Uçuş takip verilerine göre Ürdün'deki Muwaffaq Salti Hava Üssü ve Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü'ne F-35'ler, F-15'ler, F-16'lar, E-3'ler ve E-11 uçakları sevk edildi.
ABD Donanmasından bir yetkiliye göre, ABD halihazırda, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz bölgelerinde Trump yönetiminin potansiyel bir operasyonunu desteklemek için 13 gemiye sahip bulunuyor.
Böylelikle "(liderliğin) hayatta kalan elit üyelerinin" ABD ile uzlaşmaya varabileceği tahminini paylaşan Cohen, "Muhtemelen haftalarca hatta aylarca sürecek yoğun bir operasyon olması gerekecek." dedi.
RUSYA'NIN "KIYAMET UÇAĞI" ARTAN GERİLİM ORTAMINDA TAHRAN'A İNDİ
Öte yandan, Rusya-İran ortaklığı kapsamında stratejik iş birliğinin sürdüğüne işaret eden bir gelişme olarak, Rus Tu-214PU tipi hava komuta merkezi uçağı Tahran'a indi.
Uçak, şifreli iletişim sistemleri ve elektromanyetik koruma özellikleriyle üst düzey askeri koordinasyon için tasarlanmış durumda.