Pencap, Belucistan, Hayber-Pahtunhya, ve Sind eyaletlerinde yaklaşık 37 milyon insan selden etkilendi. Bir milyondan fazla ev, tarım arazileri, düzinelerce karayolu, demiryolu ve köprü suların altında kaldı. Yaşanan büyük felaket Pakistan'a 30 milyar dolara mal oldu. Ekonomik bir krizle karşı karşıya olan hükümet, uluslararası topluma yardım çağrısında bulundu.
Yaşanan felaketten en çok etkilenen Sindh Eyaletinde hala 500 binden fazla insan derme çatma ev ve barakalarda yaşam savaşı veriyor. Barınma, beslenme, temiz içme suyu ve hijyen sıkıntısının yaşandığı afet bölgelerinde sel felaketinin ardından sağlık felaketi yaşanıyor.
Selden etkilenen Pakistan'da su kaynaklı hastalıklardan ölen insanlar büyük bir endişe yaratıyor. Temmuz ayından beri 300'den fazla kişinin sel kaynaklı hastalıklardan öldüğü Sindh eyaletinde ishal, sıtma gibi salgın hastalıklar Pakistan'ın sağlık sistemini tehdit ediyor.
SULARIN SÜRÜKLEDİĞİ HAYATLAR
Felaketin vurduğu bölgelerin başında gelen Sindh Eyelati 48 milyon kişiye ev sahipliği yapıyor. Eyaletin farklı noktalarında sel sularından kaçan yarım milyondan fazla insan derme çatma barakalarda yaşam savaşı veriyor. Yanlarına aldıkları birkaç parça eşya ile canlarını kurtarmayı başaran bölge halkı temel ihtiyaçlarını karşılamakta büyük zorluk yaşıyor.
Ona bakmakta zorlanıyorum. İçme suyumuzu bile İndüs nehrinden karşılıyoruz. Çok zor durumdayız. Türk Kızılay'ı bize yardım ulaştırdı" dedi. 13 aylık bebeğini selden sonra yaygınlaşan sıtma yüzünden kaybeden Muhammet Sumar, "Evimiz, köyümüz su altında kaldı. Hiçbir yere gidemiyoruz.
Her yer su, bebeğimi sıtma yüzünden kaybettik. Burada bir ağacın altına gömmek zorunda kaldık. Yapacak hiçbir şeyimiz yok. Evimize dönmek için suların çekilmesini bekliyoruz" diye konuştu. Sel suları yüzünden bir gecede evsiz kaldıklarını söyleyen Merham Murid de, "3 aylık bebeğim var. Yapacak hiçbir şeyimizi yok. Kocam bütün gün İndüs nehrinden balık avlamaya çalışıyor. Balık çıkarsa yemek yiyoruz. Başka da yiyecek bir şeyimiz yok. Her şeyimiz sular altında kaldı. İçecek su bile bulamıyoruz" dedi.
"TÜRKİYE PAKİSTAN HALKININ YANINDA"
Pakistan'da yaşanan felaketin hemen ardından sahaya inen Türk Kızılay'ı ekipleri bölge halkının yaralarını sarmaya çalışıyor. Su altında kalan bazı bölgelere teknelerle ulaşan Kızılay ekipleri, ilk etapta Pakistanlıların barınma, gıda ve hijyen sorunlarını çözmek için çalışmalar yürütüyor.
Kızılay'ın 2005 yılında meydana gelen deprem felaketinden sonra Pakistan'dan hiç ayrılmadığını belirten Genel Başkan Kerem Kınık, "2005 yılından sonra Pakistan'da kalıcı olarak bir insani yardım delegasyonu oluşturduk. Son felaketin ardından da delegasyondaki görevlilerimiz hemen yardımı koştu. Biz Türkiye'den buraya ulaşana kadar buradaki arkadaşlarımız Pakistan Kızılayı ile birlikte alanda yaraları sarmaya başlamıştı.
Arkadaşlarımız afetzedelere ilk olarak beslenme desteği verdiler. Ardından barınma desteği için yapılan planlamaların içinde oldular. Gerek Türkiye'den gönderdiğimiz çadırlarımız gerekse Pakistan'dan temin ettiğimiz çadırlarımızla afetzedeleri tabiat koşullarından korumaya çalıştılar. Gelinen aşamada hem beslenme, hem barınma hem de hijyen ve halk sağlığına ilişkin ihtiyaçlar sürüyor. Ben de bölgeye giderek felaketi yerinde gördüm. Selzedeleri bekleyen en büyük tehdit salgın hastalıklar. Felaketten yaklaşık 40 milyon kişi etkilendi.
Bu kişilerin barınma ve beslenmenin yanında hijyen malzemelerine ihtiyaçları bulunuyor. Temiz içme suyu çok önemli bir ihtiyaç. Ayrıca sel beraberinde salgın hastalık riskini taşıyor. Oluşacak bataklıkların milyonlarca kişiyi hasta etme ihtimali bulunuyor. Bunun için Kızılay olarak gelecek dönem çalışmalarınızı hijyen ve sağlık alanında artırmayı planlıyoruz" diye konuştu