ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, ABD'li gazeteci Tucker Carlson'a verdiği röportajda, Gazze'de İsrail tarafından gerçekleştirilen soykırımda çocukların öldürülmesini ve "Tevrat'a dayalı Büyük İsrail" görüşünü savundu.
İSRAİLLİ CASUSLA YAPTIĞI GÖRÜŞMEYİ SAVUNDU
Röportajın başında Carlson, Huckabee'nin ABD'de İsrail adına casusluk yaptığı için tutuklanan ve daha sonra ülkesine iade edilen İsrailli Jonathan Pollard'la daha sonra Amerikan basınında sızdırılan gizli görüşmesini sorunca Huckabee, İsrail casusu Pollard ile Büyükelçilikte görüştüğünü ve güvenlik kameraları ve güvenlik görevlileri olduğu için bunun "gizli bir görüşme" olmadığını ileri sürdü.
Huckabee, "İsrail'in ABD askerlerini Irak'a göndermesi ve onların savaşı için Amerikan askerlerini kullanması ABD'nin çıkarlarına mı hizmet etti yoksa İsrail'in mi?" sorusuna ise "İsrail'in ABD'nin en yakın müttefiki" olduğunu ve 2003'teki Irak işgalinin "teröre karşı mücadele" için yapıldığı iddiasında bulundu.
"İSRAİL'İN KENDİNİ NÜKLEERLE SAVUNMA HAKKI VAR"
Carlson, İsrail'in nükleer programına ilişkin iddiaları da gündeme getirerek, "İsrail'in nükleer silah programını çalınmış ABD malzemeleriyle geliştirdiği iddiaları hakkında ne diyorsunuz?" diye sorunca, İsrail'in nükleer silah programını reddetmeyen Huckabee, "Nükleer programıyla İsrail'in kendini savunma hakkı var ve iş birliği içindeyiz." karşılığını verdi.
İsrail'in ABD'yi İran'a karşı savaşa sürüklemek mi istediğinin sorulması üzerine Huckabee, "İran gerçek tehdit, nükleer eğilimleri var ve 'Amerika'ya ölüm' sloganları atıyorlar. Savaş kışkırtması değil bu barış için caydırıcılık." ifadelerini kullandı.
"İSRAİL ABD'NİN ÇIKARLARINI KORUYOR"
Huckabee'nin görüşlerine karşı çıkan Carlson "Bu, Amerikan askerlerini İsrail'in savaşları için feda etmek değil mi? Nükleer malzemeler çalındı iddialarını nasıl görmezden geliyorsunuz? İran ile savaş, ABD için felaket olur? Neden İsrail'in gündemini takip ediyoruz?" sorusuna ise Huckabee, "Tucker, sen yanlış bilgilendirilmişsin. İran rejimi Amerikalıları öldürmek istiyor ve 47 yıldır 'Amerika'ya ölüm' diyorlar. İsrail, ABD'nin çıkarlarını koruyor. Nükleer konuda şeffafız ve bu ortak güvenlik için." diyerek yanıt verdi.
GAZZE'DEKİ ÇOCUK ÖLÜMLERİ HAKKINDA SKANDAL SÖZLER
İsrail'in Gazze'deki binlerce çocuğu öldürmesine ilişkin ise Huckabee, Carlson'ın "14 yaşındaki Hamas militanlarının ölümleri hakkında ne hissediyorsun?" sorusuna "Eğer buna katılmışlarsa Tanrı yardım etsin" yanıtını verdi. Carlson'ın "14 yaşındaki çocuğun karar verme imkanı var mı, yetişkinler tarafından kullanıldığı için ölümü hak ediyor mu?" sorusuna da Huckabee, "Silah tutuyorsa, ayrıca İsrail isteseydi Gazze'deki tüm çocukları bir günden kısa sürede öldürebilirdi ama yapmıyor." dedi.
"TANRI ORTA DOĞU'NUN HEPSİNİ İSRAİL'E VERDİ"
Amerikalı gazeteci Carlson'ın, İsrail'in "vadedilmiş topraklar" iddiasına ilişkin sorusu üzerine ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, İncil'e atıfta bulundu.
Carlson'un, "Bu Mısır'ın, Suriye'nin, Irak'ın, Ürdün'ün, Lübnan'ın ve Suudi Arabistan'ın bir kısmını kapsar. Yani tüm Orta Doğu'yu almak anlamına geliyor." diye çıkışması üzerine Huckabee, "İsrail'in onların hepsini alması iyi olurdu çünkü Tanrı onu onlara verdi." değerlendirmesinde bulundu.
Teolojik olarak bu toprakların İsrail'e ait olduğunu iddia eden Huckabee ayrıca, İsrail'in bu sınırlar üzerinde tam egemenlik kurmasının yakın zamanda gerçekleşmesini beklemediğini ancak "teolojik ve tarihsel" olarak bunun Tanrı'nın vaadi olduğunu iddia ederek, şunları kaydetti:
"Dolayısıyla İncil'e göre, evet, bu, Yahudi halkına sonsuza dek mülk olarak verilen vaat edilmiş topraklardır. Eğer bir gün İsrail bu toprakların tamamı üzerinde egemenlik veya kontrol kurarsa hepsini almaları sorun olmaz. Teolojik ve tarihsel olarak, Kutsal Yazılara göre, bu Tanrı'nın onlara vaat ettiği topraklardır."
Tucker Carlson, "Peki Amerika neden bunu desteklemeli?" diye sorunca Huckabee, "Çünkü İncil böyle diyor ve bu kutsal bir hak." değerlendirmesinde bulundu.
İNSANLIK DIŞI SÖZLERE TEPKİLER ÇIĞ GİBİ
Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 14 ülke ABD'nin İsrail Büyükelçisi Huckabee'nin açıklamalarını kınadı.
Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin yanı sıra Mısır, Ürdün, Lübnan, Endonezya, Kuveyt, Katar, Umman, Pakistan, Bahreyn, Suudi Arabistan, Suriye, Filistin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Arap Ligi ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) sekreterliklerinin ortak açıklamasını yayımladı.
Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, Türkiye, Mısır, Ürdün, Lübnan, Endonezya, Kuveyt, Katar, Umman, Pakistan, Bahreyn, Suudi Arabistan, Suriye, Filistin ve BAE dışişleri bakanları ile İİT, Arap Ligi ve KİK sekreterliklerinin, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Huckabee'nin, İsrail'in Orta Doğu'nun tamamı üzerinde kontrol kurmasının "kabul edilebilir" olacağı yönündeki ifadelerini kınadığı belirtildi.
Açıklamada, Huckabee'nin ifadelerinin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın açık ihlali olduğu, bölgenin güvenlik ve istikrarını ciddi biçimde tehdit ettiği bildirildi.
"BÜYÜKELÇİNİN SÖZLERİ GERİLİMİ KÖRÜKLÜYOR"
Huckabee'nin ifadelerinin ABD Başkanı Donald Trump'ın ortaya koyduğu vizyonla ve İsrail'in Gazze'deki saldırılarını sona erdirmek için kapsamlı planla doğrudan çeliştiği vurgulanan açıklamada, bu vizyon ve planın gerginliğin tırmanmasını önlemek ve Filistin halkının kendi bağımsız devletine kavuşmasını sağlayacak kapsamlı bir çözüm için siyasi bir ufuk yaratmak üzerine kurulu olduğunun altı çizildi.
Açıklamada, "Planın hoşgörü ve barış içinde bir arada yaşama ilkelerine dayandığını vurgulayan bakanlıklar, başkalarının toprakları üzerinde kontrolü meşrulaştırmaya yönelik açıklamaların bu hedefleri baltaladığını, gerilimleri körüklediğini ve barışı ilerletmekten ziyade kışkırtma niteliğinde olduğunu belirttiler." ifadelerine yer verildi.
"KIŞKIRTICI AÇIKLAMALAR SON BULMALI"
İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde hiçbir egemenliğinin bulunmadığına dikkati çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"(Bakanlar ve genel sekreterler) Batı Şeria'yı ilhak etme veya Gazze Şeridi'nden ayırma girişimlerini kesin olarak reddettiklerini, işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine şiddetle karşı olduklarını ve Arap devletlerinin egemenliğine yönelik her türlü tehdidi kategorik olarak reddettiklerini yinelediler."
İsrail'in yayılmacı politikalarının ve hukuka aykırı önlemlerinin devam etmesinin bölgedeki şiddeti ve çatışmayı daha da alevlendireceği ve barış umutlarını zedeleyeceği ifade edilen açıklamada, Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız devlet kurma ve kendi kaderini tayin hakkına bağlılıkları yinelenerek, bu kışkırtıcı açıklamaların son bulması çağrısında bulunuldu.