Suriye'de Beşar Esad rejimi dönemindeki yoğun baskı Suriye halkında büyük endişelere yol açtı. Rejim korkusu o kadar yaygındı ki, Suriyeliler kendi evlerinde bile asla özgürce konuşamayacaklarını hissediyorlardı.
HİÇBİR YERDE GÜVENDE DEĞİLLERDİ
Washington Post'un haberine göre, rejim döneminde kafelerde, taksilerde ve pazarlarda, hatta kendi oturma odalarında bile çoğu kişi özgürce konuşamıyordu. Rejimin istihbarat servisi veya gizli polisi tarafından duyulabileceklerinden korkuyorlardı.
HERKES AJAN OLABİLİRDİ
Esad rejimi, etkisini sürdürmek için korku ekti. Bu korkunun kökleri sivil yaşamın her alanına yayıldı. Sokak temizleyicileri, çöp toplayıcıları, balon satıcıları, iş arkadaşları dahil herkes muhbir olabilirdi.
Suriyeliler onlarca yıldır nesilden nesile şu uyarıyı aktardı: "Duvarların kulakları vardır."
SURİYELİLERİN "GİZLİ DİL" TAKTİĞİ
Bu gözetim ortamında Suriyeliler doğaçlama bir dil geliştirdi. Günlük ticaretten aileleri için duydukları korkulara, hatta rejimin örtülü eleştirilerine kadar her şeyi tartışmalarına olanak tanıyan bir kod geliştirdiler. Güvendikleri aile ve arkadaşları arasında bu gizli dili kullandılar.
İŞTE BÖYLE BİR KOD GELİŞTİRMİŞLER
Suriye halkından bazı vatandaşlar geliştirdikleri kodun detaylarını paylaştı.
Hala korkuyu üstünden atamayan ve soyadını gizleyen 49 yaşındaki Maysoun, "Rejim hakkında hiç konuşamazsınız. Bir şey hakkında sızlanmak istediğimizde parmağımızla taklit eder ve tavanı işaret ederek aslında rejimi eleştirirdik." ifadelerini kullandı.
MUHBİRLERİ O SÖZLE İŞARET ETTİLER
Suriyeliler yakınlarında birinden şüphelendikleri zaman, "Bu kişinin el yazısı çok güzel" sözlerini kullanıyorlardı. Bu da "Bu kişi muhbir" anlamına geliyordu.
REJİM GÜÇLERİNİN TUZAKLI SORUSU
Söylentilere göre, kontrol noktalarındaki rejim güçleri, ebeveynlerin siyasi eğilimlerini öğrenmek için çocuklarına en sevdikleri siyasi liderin kim olduğunu soruyordu. Buna göre kişilerin muhalif olup olmadıklarını tuzaklı soru vasıtasıyla öğrenmeye çalışıyorlardı.
BUNU BİLE YAPMAK ZORUNDA KALDILAR
Bu yüzden bir zamanlar Maysoun, kontrol noktasına takıldıkları zaman tutuklanmamak için en küçük kızını bir kenara çekti ve şöyle dedi: "Komşularımızın sana Esad hakkında söylediklerine inanma. O iyi bir adam. Ne hakkında konuştuklarını bilmiyorlar." Maysoun o sıralar gerçeğin gizlenmesi gerektiğini bildirdi.
DOLAR YERİNE BU TERİMİ KULLANDILAR
Sahte isim kullanan Thabet Birro adlı başka bir Suriyeli, halka açık yerlerde "dolar" kelimesini bile kullanmadıklarını belirtti. Dolar yerine "yeşil" kelimesi kullanıldı. Yetkililer bunu fark ettiğinde, "maydanoz" veya "nane" gibi başka terimler kullanıldı.
Esad rejiminin büyük bir bölümünde, döviz kurunu kontrol etmek amacıyla yabancı para ticareti yapmak yasa dışıydı ve bunun cezası yıllarca hapisti.
REJİMİN DE KENDİ TERİMLERİ VARDI
Şifreli dil sadece sivillerle sınırlı değildi. Esad rejimi kendi uğursuz terimlerini kullanıyordu.
Malek adlı bir Suriyeli, Suriye'nin gizli polisi birini sorgulamak veya cezalandırmak istediğinde o kişileri "bir fincan çay" içmeye davet ediyordu. Ayrıca, "Kiminle konuştuğunu biliyor musun?" ifadesini rejime yakın olan kişilerin kullandığı aktarıldı.